Abonelik sistemi ile ücretli içerikler paylaşan fenomenler son zamanların tartışma konusu. Fenomen Fatma Soydaş’ın müstehcen yayınlarından dolayı tutuklanması, şarkıcı Gülben Ergen’in abonelere özel içerik paylaşımı ve sistem üzerinden pazarlanan çeşitli hizmetler gündemdeki yerini korurken, gençlerin kolay yoldan para kazanmaya özendirilmesi ve toplumsal değerler üzerindeki etkileri de konuşulmaya devam ediyor.
Sosyal çürüme tehdidine dikkat çeken Klinik Psikolog Metin Aydın “Bugün abonelik sistemleriyle dijital birer vitrine dönüştürülen hayatlar ‘fenomenlik’ adı altında hızla tüketilen sahte başarı hikâyeleri aslında büyük bir sosyal depremin sarsıntısı. Ekranların arkasında parıldayan o lüks ve zahmetsiz hayatların, gençlerimizde derin bir ‘anlam yoksunluğu’ ve ruhsal yetersizlik hissi ürettiğini görüyoruz.
Emeğin, sabrın ve ahlaki değerlerin yerini ‘kestirmeden görünür olma’ arzusu aldığında, toplum çöker ve birey, kendini alkışın ritmine göre şekillendiren bir yalnızlığa hapseder” dedi. İyiliğin ödüllendirildiği bir toplum inşa edilmesi gerektiğini belirten Aydın, dinî ve insani değerlerin hayatın tam ortasında yer alması gerektiğini ifade etti.
MESLEK SAHİBİ OLMAK DEĞERSİZLEŞTİ
Adli Bilişim Uzmanı Ali Murat Kırık ise bu tabloyu değiştirmek için gençlerin aileleri tarafından denetlenmesi gerektiğini söyledi. Aileye ve öğretmenlere kulak vermek yerine sosyal medyada takipçi sayısı yüksek kişilerin tavsiyelerinin ölçüt kabul edildiğini kaydeden Kırık “Emek, bilgi ve üretim yerine özel hayatın, sansasyonun veya müstehcen içeriklerin gelir kaynağına dönüştürülmesi, gençlere ‘kısa yoldan zengin olma’ düşüncesini aşılıyor. Bu durum çalışmanın, üretmenin ve meslek sahibi olmanın değerini gölgelerken, etik sınırların da giderek aşınmasına sebep oluyor” ifadelerini kullandı.
Gamze ERDOĞAN