Gazete Memur

Savcı gizli kamerayla rüşveti kaydetti

Bitlis’in Güroymak ilçesinde bir savcıya yapılan rüşvet teklifi, savcının görüşmeyi gizli kamerayla kaydetmesiyle ortaya çıktı. İsmail Saymaz’ın aktardığına göre, Muş’tan çıkarıldığı öne sürülen define üzerinden kurulan ağ kapsamında 21 kişi hakkında dava açılırken, şebekede kamu görevlilerinin de yer aldığı iddia edildi.

Giriş:
Güncelleme:

Bitlis’in Güroymak ilçesinde bir savcıya rüşvet teklif edilmesiyle başlayan süreç, yürütülen soruşturma kapsamında gizli kamera kayıtları ve teknik takiplerle bir define çetesine uzandı.

Gazeteci İsmail Saymaz’ın köşe yazısında aktardığına göre; 70 milyon TL’lik vurgun planı iddiasıyla 21 kişi hakkında dava açılırken, şebekede güvenlik görevlisi, korucu ve rütbeli askerlerin de yer aldığı öne sürüldü.

RÜŞVET TEKLİFİYLE BAŞLADI

Bitlis’in Güroymak ilçesinde yaşanan olay, adliyede görevli güvenlik görevlisi Maşallah Erbay’ın savcı M.Ç.Ö.’yü aramasıyla başladı. Erbay, “Özel bir konu” olduğunu söyleyerek savcının odasına geldi ve burada rüşvet teklifinde bulundu.

İddiaya göre Erbay, Muş’ta bulunan bir defineyi Malatya’da satacaklarını, bu işten yaklaşık 70 milyon TL kazanacaklarını anlattı. Sevkiyat sırasında araçlarının aranmasını engellemesi için savcıdan yardım isteyen Erbay, bunun karşılığında pay teklif etti.

Savcı, bu teklifi reddetti ve aynı gün Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığı’na bilgi verdi. Bunun üzerine tarihi eser kaçakçılığı şüphesiyle soruşturma başlatıldı ve şüpheliler teknik ve fiziki takibe alındı.

KÖYDE GİZLİ KAZI

Soruşturma kapsamında yapılan takiplerde, Güroymak’a bağlı Taşüstü köyünde define aramak için kazı yapıldığı belirlendi.

Şüphelilerin gece saatlerinde çalıştığı, kazı alanında yer altı görüntüleme cihazları, karot makineleri kullandığı ve bölgede drone uçurduğu tespit edildi.

GİZLİ KAMERA KAYITLARI

Saymaz’ın aktardığına göre, 2 Temmuz’da Maşallah Erbay yeniden savcının odasına geldi. Bu görüşmede savcı, odadaki gizli kamera ile konuşmayı kayda aldı.

Kayıtlarda Erbay’ın rüşvet teklifini sürdürdüğü, sevkiyatın nasıl yapılacağını ve paranın nasıl paylaşılacağını ayrıntılarıyla anlattığı yer aldı.

Görüşmede Erbay’ın, savcıya “Parayı arabana koyacağız, gerekirse iki araçla geçeriz” dediği, savcının ise temkinli davranarak bilgi almaya çalıştığı diyaloglara yansıdı. Bu kayıtlar soruşturmanın önemli delilleri arasına girdi.

Savcı ve Erbay arasında geçen diyalog şu şekilde:

Savcı: Şu geçen söylediğin mevzu ne oldu?
Erbay: Valla iyi para var savcım.
Savcı: Sonradan düşündüm ama...
Erbay: Bak ağabey savcılığın bir yana, kardeş olarak konuşuyorum, yemin ederim en tepedeki insanların eline fırsat geçtiği zaman... Neyi haram? Ermeni koymuş, adam diyor ki ‘Bu benim dedemin malıdır, gelmiş çıkartmış, satmışlar savcım.
Savcı: Yakalanma boyutu var, savcılığımız gider.

Erbay: Savcım senin adın geçmeyecek. Ne ben ne o arkadaş.
Savcı: Kim o arkadaş? Güvenilir biri mi?
Erbay: Buralı değil, güvenilir. Bana geçen gün dedi, ‘Ben malı sattım, adam gelip götürecek, parayı getirme şeyim yok.

Savcı: 70 milyonluk malı satmış mı?
Erbay: Sattı
Savcı: Nereye satmış?
Erbay: Malatya’da kuyumcunun birine.

Savcı: Nasıl götürebilmiş?
Erbay: Savcım bilmiyorum, ben de olsaydım, hiç olmazsa bir şeyler koparırdık
Savcı: Bizlik bir şey kalmamış, çıkartmış elinden malı, parayı mı getiremiyor?

Erbay: Parayı getiremiyor savcım.
Savcı: Hımmm…
Erbay: Savcım sadece parayı arabana koyacağız, gerekirse iki araba geçeriz.

Savcı: Yarın görüşecen öyle mi bununla.
Erbay: Evet savcım, ‘Yarın öğleden sonra çarşıya geleceğim, üç dört gibi görüşelim’ dedi. Savcım biz bu yola girdik. Bugüne kadar ne haram yedik ne hırsızlık yaptık. Biz öyle bir aileyiz. Ben düşündüm, bu mal çalıntı değil, hırsızlık yapmıyoruz. Adamın haritası elindedir, dedesinin haritası, gelmiş malını çıkartmış, götürüyor, satıyor. Bunun neyi haramdır savcım?

Savcı: Sen bir görüş bakalım yarın, bizim üzerimize düşen ne var, sen bir anlat, ‘Savcı bey kararsız ama yine de sıcak bakıyor’ de.

Takip sürecinde, köyde yapılan kazıların çevrede rahatsızlık yarattığı da ortaya çıktı. Bazı köylülerin, evlerinin altına kadar kazı yapıldığını söyleyerek duruma tepki gösterdiği, buna rağmen şüphelilerin faaliyetlerine devam ettiği belirtildi.

11 Temmuz’da kazı yapılan eve baskın düzenlendi. Evde yaklaşık dört metre derinliğinde bir çukur açıldığı ve kazı için herhangi bir resmi izin alınmadığı tespit edildi.

“DEVLET ARKAMIZDA” İDDİASI

Öte yandan köylülerin ifadelerine göre şüpheliler, kazı faaliyetleri için “savcılık, valilik ve güvenlik birimlerinden izin alındığı” yönünde söylemlerde bulundu. Bu iddialarla köydeki bazı kişileri de sürece dahil etmeye çalıştıkları öne sürüldü.

Yine Saymaz’ın yazısında yer alan bilgilere göre, çete içinde bir başçavuşun da bulunduğu ve bazı kişilerin kazı alanının güvenliğini sağlamak karşılığında pay alacağı iddiaları soruşturma dosyasına girdi.

Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede toplam 21 sanık yer aldı. Tutuklu sanıklar Maşallah Erbay ve Haşim Karagöz hakkında “kültür varlıklarını bulmak amacıyla izinsiz kazı yapmak, rüşvet, suç örgütü kurma ve yönetme” suçlamaları yöneltilirken, diğer şüpheliler de izinsiz kazı ve örgüt üyeliğiyle suçlanıyor.

BİRGÜN