Uzun süredir kamuoyunun ve yargı dünyasının odağında yer alan yoksulluk nafakasına ilişkin yeni yasal düzenleme Ekim ayında TBMM gündemine taşınıyor.
Yeni yargı paketiyle, ucu açık borçluluk dönemi kapanıyor, yerine evlilik süresini, tarafların yaşını ve ekonomik durumunu esas alan kademeli bir model getiriliyor.
Mevcut yasa nasıl işliyor?
Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesi uyarınca yoksulluk nafakası, boşanmayla yoksulluğa düşecek kusursuz veya daha az kusurlu tarafa mali gücü oranında bağlanıyor. Kanundaki "süresiz" ifadesi nedeniyle mahkemeler bugüne kadar çoğunlukla ucu açık nafakaya hükmediyordu.
Eski sistemde nafaka ancak alacaklının yeniden evlenmesi, fiilen evli gibi yaşaması veya yoksulluğunun ortadan kalkması durumunda kaldırılabiliyordu. Yeni düzenleme ise bu özel şartların oluşmasını beklemeden, baştan belirli bir süre sınırı koyarak ucu açık borçluluk halini bitiriyor.
Velayeti üstlenen ebeveyne çocuğun bakımı için ödenen iştirak nafakası ise bu değişimden etkilenmeyerek çocuk 18 yaşına gelene kadar mevcut hukuki statüsünü koruyor.
Yeni düzenleme ne getiriyor?
TBMM’ye sunulacak yeni model, "süresiz" nafaka anlayışı yerine alt ve üst sınırları belirlenmiş kademeli bir yasal çerçeve öngörüyor:
Nafaka süresi doğrudan evliliğin uzunluğuna endeksleniyor. Taslağa göre 3 yılın altındaki evliliklerde en fazla 2 ila 3 yıl, 5 yıla kadar olan evliliklerde en fazla 5 yıl, 5-10 yıl arası evliliklerde ise evlilik süresini aşmayacak şekilde üst sınır uygulanması planlanıyor.
Mahkemeler karar verirken sadece evlilik süresini değil; tarafların yaşını, sağlık durumunu, çocuk varlığını, çalışma kapasitesini ve mesleki becerilerini dikkate almakla yükümlü kılınıyor.
Genç, çocuksuz ve çalışabilir durumdaki bireyler için süre sınırları sıkı tutulurken; bakıma muhtaç, yaşlı veya yeniden iş gücüne katılması mümkün olmayan taraf lehine hakime süreyi uzatma esnekliği tanınıyor.
Belirlenen nafaka süresi dolduğu halde yoksulluğu devam eden ve çalışamayacak durumda olan kişiler için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesindeki sosyal yardım mekanizmalarının devreye sokulması hedefleniyor.
AYM kararı ve yasalaşma süreci
Yasal düzenleme adımları, Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) Medeni Kanun’daki "süresiz olarak" ifadesini oy çokluğuyla iptal etmesinin ardından hız kazandı. Yüksek Mahkeme'nin nafaka hakkını tamamen ortadan kaldırmayan ancak belirsiz süreli borçluluk yapısını geçersiz kılan kararı için tanınan 9 aylık yasal süre işliyor.
Yasal boşluk oluşmaması adına Adalet Bakanlığı'nın teknik çalışmasını tamamladığı taslağın Ekim ayında Meclis gündemine gelerek yasalaşması bekleniyor.
TÜİK’in 2025 verilerine göre, Türkiye’de bir yılda yaklaşık 194 bin çift boşanırken, velayeti verilen çocukların yüzde 74,6’sı anneye kaldı. Yeni modelin, boşanma davalarındaki mali ve hukuki dengeleri yeniden şekillendirmesi öngörülüyor.
Euronews Türkçe