Gazete Memur

Kilit ismi konuştu: Gülüstan'ı Türkay öldürdü, Şükrü halletti

Kırmızı bülten ile aranan Gülistan Doku cinayetinin firari şüphelisi Umut Altaş, yaşananları ilk kez Akşam Gazetesine anlattı.

Giriş:
Güncelleme:

Gülistan Doku soruşturmasının kilit ismi firari Umut Altaş, Türkay Sonel'in kendisine "Çok bağırıyordu, ben de sıktım" diyerek cinayeti itiraf ettiğini söyledi. Altaş, cesedin ise eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in koruması Şükrü tarafından yok edildiğini iddia etti.

Gülistan Doku soruşturmasında sır perdesini aralayacak en önemli isimlerden biri olan ve uzun süredir aranan firari şüpheli Umut Altaş, AKŞAM tarafından ABD'nin New York kentinde sokakta yaşarken bulundu. Altaş buradaki bir otelde, Gülistan Doku olayının arka planını anlattı.

'ÇOK BAĞIRIYORDU, SIKTIM'

Altaş, Türkay Sonel'in cinayeti bizzat kendisine valilik konutunda itiraf ettiğini söyledi. Altaş, "O zamanlar saftım. Türkay bana bu cinayeti kendisinin işlediği yönünde bir not da bıraktı. Konutta bana, 'Çok bağırıyordu ben de sıktım' dedi. Hatta araçtayken cinayet silahına dokundum. Ben bu olayın artık çözülmesini istiyorum" ifadelerini kullandı. Bu itirafın ardından travma geçirdiğini belirten Altaş, "Hafızam gitti, hayatla bağlantımı kestim. Alzheimer gibi oldum, şoka girdim. Yaşananları yeni yeni hatırlıyorum" dedi.

'ŞÜKRÜ O İŞİ HALLETTİ'

Altaş cesedin nasıl yok edildiğini de anlattı. Cinayet sonrasında Türkay Sonel'in kendisine, "Şükrü o işi halletti" dediğini aktaran Altaş, bahsettiği kişinin eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in koruması Şükrü olduğunu belirtti. Altaş, "İstanbul'daki evlerini ziyaret ettiğimde Vali babası beni alnımdan öptü. Sustuğum için teşekkür öpücüğü olabilir" dedi.

Altaş, sürece dair tahminlerini şu sözlerle dile getirdi: "Viyadükte öldürmüştür, ardından koruma Şükrü'yü aramıştır. Oradan bir 'Santa Fe' marka araçla cesedi götürmüşlerdir diye düşünüyorum. Zaten o korumanın her şeyini yapıyordu, valinin korumasıydı... Tam adam gömecek biriydi, yüzünde seri katil tipi var."

VİYADÜKTE ŞÜPHELİ KEŞİF

Dosyadaki PTS (Plaka Tanıma Sistemi) kayıtlarına yansıyan ve Türkay Sonel ile aynı araçta görüldüğü anlara da açıklık getiren Altaş, o gün cinayetten habersiz olduğunu savundu: "Cinayet sonrasında Türkay beni arabayla aldı. Benim o zaman hiçbir şeyden haberim yoktu. Cinayetin işlendiği bölgede, köprü ve dere yatağının olduğu Tunceli Üniversitesi civarında turladık. Viyadük civarında birkaç tur attı, sürekli o bölgeye bakıyordu. Sanırım polis falan geldi mi diye kontrol ediyordu. Gülistan'ı orada öldürmüş olmalı. Kızı, viyadükte köprünün dibinde öldürdüğünü düşünüyorum"

ÇÖPLÜK ALAN İNCELENSİN

Doku'nun cansız bedeninin nerede olabileceğine dair Umut Altaş, "Cesedin tam yerini bilmiyorum ama üniversite civarında, insanların gelmediği ıssız yerlerde, Aktuluk Mahallesi civarında bir yerde olabilir. O mahallede hiç kimsenin uğramadığı kör noktalara baksınlar. Ayrıca Bayraktepe'de, su arıtma tesislerinin yanındaki çöplük alana kesinlikle bakılmalı" dedi. Amerika'da bulunduğu süre zarfında da Türkay Sonel ile birkaç kez telefonla görüştüğünü belirten Umut Altaş, artık kaçmayacağını ve bildiği her şeyi yargıyla paylaşacağını açıkladı.

"GÖMÜLDÜĞÜ YER İÇİN 2 TAHMİNİM VAR"

Altaş, "Tunceli, Atatürk Mahallesi'ne girerken kontrol noktasının üstünde: Bayraktepe'de su arıtma tesisi var onun altındaki toprak alana, helikopter pistinin oralara gömülmüş olabilir. Aktuluk Mahallesi civarında bir yere gömmüştür... (Üniversitenin orada) Araba girebilen ama insan girmeyecek bir yer. Cinayet mahalline de yakın" dedi.

TÜRKAY SONEL'İN ŞİDDET EĞİLİMİ VAR

Türkay Sonel'in karakteri hakkında da konuşan Altaş, Sonel'in tecavüz ve şiddet eğilimli biri olduğunu öne sürdü. Altaş, "Türkay, 18 yaşından küçük kızlarla da beraber oluyordu, tecavüz edecek bir karaktere sahipti. Şiddet eğilimi son derece yüksekti. Kendi kız kardeşini bile dövmüştü. Elif adında bir sevgilisi vardı, onu da darp etmişti" dedi. Altaş, "Bir gün polislerle tartıştı. Görevli polislerin üstüne yürüdü, onlara silah gösterdi. Ardından cebinden bir kart çıkarıp gösterdi ve polisler hiçbir şey yapamadı. Onun gücünü ilk kez orada, o an gördüm" dedi.

AKŞAM