İzmir Karabağlar’da ikamet eden Yusuf K., 18 Şubat tarihinde yine aynı ilçede ikamet eden eski eşi Buse D.’nin evine gitti. Bir takım tehditlerde bulunarak eve zorla giren Yusuf K., eski eşi Buse D.’nin yüzüne ve kulağına vurarak yaraladı. Şikayet üzerine polis ekipleri tarafından gözaltına alınan Yusuf K. sevk edildiği adliyede tutuklanarak cezaevine gönderildi.
‘KULAĞIMDAKİ KESİĞİ POLİSLER FARK ETTİ’
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında ifadesi alınan Buse D., şunları söyledi: “Sanık benim eski eşim. Olay günü tehdit ve hakaretlerde bulunarak kapıyı zorla açıp eve girdi. Kapıdaki kırık izleri hala duruyor. Evde bir kız arkadaşım, onun eşi ve bir arkadaşları bulunuyordu. Çocuğumuz ise evde yoktu. Kapıdan içeri girer girmez yüzüme vurdu. İçeride erkeklere saldırdı. Bir defa daha kulağıma vurdu. Kulağımdaki kesiyi olay yerine gelen polisler fark etti. Ondan şikayetçiyim” dedi.
İDDİANAME HAZIRLANDI
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olaya ilişkin başlatılan ve tamamlanan soruşturmanın ardından 25 Mart tarihinde ‘kadına karşı tehdit’, ‘nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal etme’, ‘hakaret’ ve ‘kadına karşı basit yaralama’ suçlarından dava açıldı.
2 GÜN İÇİNDE KARAR VERİLDİ
Hazırlanan iddianame İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesi’ne tevzi edildi. Mahkeme tarafından 27 Mart tarihinde incelenen iddianame kabul edildi. Bir takım işlemlerin 27 Martta tamamlanmasın ardından araya haftasonu girmesi nedeniyle duruşma tarihi 30 Mart olarak belirlendi. Dün yapılan yargılamada ise İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesi kararını verdi. Sanık Yusuf K., işlediği suçlardan 2 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Türkiye’nin en büyük illerinden İzmir’de yaşanan bu hızlı yargı süreci dikkat çekti. Karar 2 gün içinde verildi. Yeni dönem ile birlikte ‘sıfır gecikmeli yargı modeli’nin Türkiye genelinde yaygınlaşması ve bu gibi yargılamalarda örnek teşkil etmesi öngörülüyor.
YENİ YAKLAŞIM: ADALETİN ZAMANI DA ÖNEMLİ
Uzmanlar, modern yargı yönetiminde artık sadece doğru kararın değil, zamanında verilen kararın da adaletin bir parçası olarak kabul edildiğine dikkat çekiyor. Çünkü geciken yargılamaların hem mağdur hem de toplum nezdinde güven kaybına yol açtığı biliniyor. Bu çerçevede Adalet Bakanlığı ile HSK’nın koordinasyonunda yürütülen çalışmalarla, yargı süreçlerinin daha etkin yönetilmesi, dosyaların bekleme sürelerinin azaltılması ve vatandaşın adalete erişiminin hızlandırılması hedefleniyor.
SONTV