Gazete Memur

İşçiye küfür etti, Yargıtay'dan karar çıktı

İş yerleri, çalışanlar için yalnızca ekmek kapısı değil, yıllarını verdikleri bir yaşam alanıdır. Ancak işverenin hakaret, küfür ve öfke içeren davranışları, çalışma ilişkisini katlanılmaz hale getirebilir. Yargıtay’ın önüne gelen bir dosya da bu durumu gözler önüne serdi. Yıllarca aynı şirkette çalışan işçi, güvenlik görevliliğinden direktörlüğe kadar yükseldi. Ancak işverenin ağır hakaretleri, küfürleri ve eşyaya yönelik öfkesi sonrası yaşananlar mahkemeye taşındı. İşçi, ödenmeyen alacak ve tazminatlarını da talep etti.

Giriş:
Güncelleme:

Türkiye Gazetesi yazarı İsa Karakaş, bu durumu köşesine taşıdı. İşte Karakaş'ın bugünkü yazısı:

DAVACININ HİKÂYESİ: 22 YIL SONRA KOPAN İP

Davacı, 1998’de işe girdi. Önce güvenlik personeliydi. Sonra güvenlik şefi oldu. Güvenlik müdürü, idari işler müdürü derken son iki yılda direktör ünvanıyla çalıştı. Alışveriş merkezlerinde güvenlik, temizlik, tadilat ve onarım işlerini yürüttü. Günde üç merkeze bakıyordu.

Sabahlara kadar süren mesailer, bayramda seyranda durmaksızın devam eden çalışmalar ve hak edilen izinlerin kullandırılmaması... "Canı çıkanın hakkı kalmasın" misali, gece saat 24.00’lere varan tempolu bir çalışma hayatı sürmüştür.

Ancak işin mali boyutu bir yana, bardağı taşıran asıl mesele insani muamele eksikliğidir. Davacı, işverenin ağır hakaretlerine ve toplum içinde rezil edilme çabalarına maruz kalmıştır. Sonunda haklı nedenle iş sözleşmesini feshetmiş; kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai, hafta tatili, genel tatil alacakları ve en önemlisi maruz kaldığı ağır hakaretler için manevi tazminat talebiyle dava açmıştır.

PATRON: "SEN ÜST DÜZEY YÖNETİCİSİN, FAZLA MESAİ ALAMAZSIN!"

Davalı İşveren suçlamaları kabul etmemiştir. Zaman aşımı def’inde bulunmuşlar ve davanın reddini istemişlerdir. İşverenin iddialarına göre:

YEREL MAHKEME: "KİŞİLİK HAKLARI ZEDELENMİŞTİR"

İlk Derece Mahkemesi dosyayı, tanık beyanlarını ve delilleri titizlikle incelemiştir:

İSTİNAF: “ÜST DÜZEY YÖNETİCİ OLSA DA DENETİM PATRONDA”

Taraf vekilleri kararı istinaf etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi'nin haklı fesih ve manevi tazminat yönündeki ana tespitlerini yerinde bulmuştur. İşçinin üst düzey yönetici olsa dahi çalışma saatlerinin patronlarca denetlendiği doğrulanmıştır.

Ancak İstinaf Mahkemesi mali hesaplamalarda düzeltme yapmıştır:

YARGITAY: "SEMBOLİK RAKAMLAR AĞIR KÜFRE AZDIR!"

Karar temyiz edilerek Yargıtay’ın önüne geldiğinde, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarihi iki ana tespitte bulunarak kararı BOZMUŞTUR:

Operasyon Yöneticiliği ve Fazla Mesai Tespiti

Yargıtay, davacının 3 ayrı AVM'deki güvenlik, temizlik ve bakım işlerini organize ettiğini, gün içinde sürekli gezdiğini dikkate almıştır. Farklı mekânlardaki tanıkların davacının tüm gününe tanıklık edemeyeceğini belirtmiştir. Davacının operasyon yöneticisi olduğu kesin tarihin tespiti için tanıkların yeniden dinlenmesi ve bu tarihten itibaren fazla mesaisini ispatlayamadığının kabul edilmesi gerektiğini vurgulamıştır.

Manevi Tazminatın Yersizliği ve Eylemin Ağır Sıkleti

ÇALIŞANLAR VE İŞ DÜNYASI İÇİN KARARIN ÖNEMİ

“Kırılan bir telefon yenilenebilir, ancak kırılan bir haysiyet sembolik rakamlarla tamir edilemez.” Bu emsal karar, iş hukuku uygulamasında 3 önemli mesaj vermektedir: