Gazete Memur

İntihar hızı son 25 yılın en yüksek seviyesine ulaştı

TÜİK verileri, intihar sayısındaki artışı gözler önüne serdi. 2025’te intihar eden kişi sayısı 4 bin 599’a yükselirken intihar hızı son 25 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. İntihar edenlerin büyük çoğunluğunu 25-29 yaş grubu oluşturdu. Psikiyatristler, “Ekonomik baskı, güvencesizlik geleceksizlik duygusu gibi faktörler etkili’’ diye konuştu.

Giriş:
Güncelleme:

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ‘‘Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistikleri’’ni açıkladı. Veriler, ülkede intiharların son 25 yılın en yüksek seviyesine ulaştığını ortaya koydu. 2024 yılında 4 bin 509 olan intihar sayısı, 2025 yılında 4 bin 599’a yükselirken, intiharların en çok gençler arasında olması dikkat çekti. Kaba intihar hızı ise yüz binde 5,27’den 5,36’ya çıktı. Uzmanlar, genç yaşlarda görülen yüksek oranların yalnızca bireysel nedenlerle açıklanamayacağını, ekonomik ve toplumsal koşulların da etkili olduğunu söyledi. .

TÜİK verilerine göre ölüm sayısı 2024 yılında 489 bin 734 iken 2025 yılında 491 bin 684 oldu. Kaba ölüm hızının en yüksek olduğu il Sinop oldu. Bunui Kastamonu, Giresun ve Balıkesir izledi. Kaba ölüm hızının en düşük olduğu il ise Şırnak. Bu ili Hakkari, Van, Batman ve Urfa izledi.

EKONOMİK BASKI ETKİLİ

Ölümler nedenlerine göre incelendiğinde, dolaşım sistemi hastalıkları ilk sırada yer aldı. Bu ölüm nedenini iyi huylu ve kötü huylu tümörler ile solunum sistemi hastalıkları izledi. Dolaşım sistemi hastalıkları kaynaklı ölümler illere göre incelendiğinde, 2025 yılında bu hastalıklara bağlı ölüm oranının en yüksek olduğu il ise Çanakkale, en düşük olduğu il ise Kilis oldu. 2001-2025 yılına ilişkin "intihar sayısı ve kaba intihar hızı" verileri istatistiğin en dikkat çeken bölümü oldu.

Buna göre, 2001’da 2 bin 584 olan intihar sayısı giderek arttı. Verilere göre 2024 yılında 4 bin 509 olan intihar sayısı, 2025 yılında 4 bin 599’a yükseldi. Kaba intihar hızı ise yüz binde 5,27’den 5,36’ya çıktı. Veriler, en yüksek intihar oranının genç yaş gruplarında görüldüğünü ortaya koydu. Buna göre 25-29 yaş grubunda 594 kişi yaşamına son verirken, 20-24 yaş grubunda 537, 30-34 yaş grubunda ise 536 kişi intihar etti. Verileri BirGün’e değerlendiren Türkiye Psikiyatri Derneği Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Gülin Özdamar Ünal, özellikle 25-29 yaş aralığının eğitim yaşamının tamamlandığı, iş yaşamına geçişin ve ekonomik bağımsızlık mücadelesinin yoğunlaştığı bir dönem olduğuna dikkat çekti. Ünal, ‘‘Bu yaş grubunda işsizlik, güvencesizlik, ekonomik zorluklar ve geleceğe ilişkin belirsizlikler yoğun kaygıya neden oluyor. Üniversite mezunu olmasına rağmen iş bulamayan ya da kendi alanında çalışamayan çok sayıda genç görüyoruz. Yaşamını kuramamak, ekonomik bağımsızlığını sağlayamamak ve geleceğe ilişkin umut kaybı ruh sağlığını olumsuz etkiliyor’’ dedi. İntihar davranışının tek bir nedene bağlanamayacağını vurgulayan Ünal, depresyon başta olmak üzere ruhsal hastalıkların önemli risk faktörleri arasında yer aldığını söyledi. Ünal, ekonomik baskılar, sosyal destek ağlarının zayıflaması, geleceğe dair umutsuzluk, yalnızlaşma ve toplumsal eşitsizliklerin de intihar riskini artırdığını kaydetti ve ekledi:

‘‘Gelecekle ilgili kaygıların olması, istihdam sorunu önemli faktörlerden. Bu gibi durumlar kişilerin üstünde yoğun sıkıntı ve strese yol açarak, depresyon ve kaygı bozukluğuna neden oluyor. Her iki hastalıkta da intihar oranlarının yüksek olduğunu gözlemliyoruz. Gençlerin istihdam edilmesi, ekonomik güvencelerinin sağlanması ve sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ruh sağlığını koruyacak temel adımlar arasında yer alıyor. İntiharlar önlenebilirdir. Ruh sağlığı hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması, kurumlar arası işbirliğinin sağlanması, damgalanmanın azaltılması ve ulusal düzeyde kapsamlı bir intiharı önleme stratejisinin hayata geçirilmesi gerekir. Medyaya da önemli görevler düşüyor. İntihar haberleri verilirken dikkatli olunmalıdır. İntihar önlenebilir ölümlerin içinde ilk sırada. Bu alanda yapılacak çalışmalar ölümlerinde önüne geçecektir. İş gücü ve istihdamla ilgili kısım da bir devlet politikası olarak gündeme getirilmeli.’’

İSTANBUL İLK SIRADA

Kentlere göre dağılım incelendiğinde en fazla intiharın 650 kişiyle İstanbul’da gerçekleştiği görüldü. İstanbul’u 370 kişiyle Ankara, 224 kişiyle İzmir ve 203 kişiyle Adana izledi. İntihar nedenleri arasında hastalık, aile geçimsizliği, geçim zorluğu, ticari başarısızlık gibi sıralamalar yer aldı. Uzmanlar, metropollerde yüksek yaşam maliyetleri, barınma sorunları, yoğun çalışma temposu ve zayıflayan sosyal ilişkilerin ruh sağlığı üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekti.

Sibel Bahçetepe / Birgün