Gazete Memur

Hakimi vuran eski savcı: Kastım öldürme olsa kafasına sıkardım

Hakim Aslı Kahraman'ı silahla vuran eski Savcı Muhammed Çağatay Kılıçarslan'ın yargılanmasına başlandı.

Giriş:
Güncelleme:

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesi'nde kadın hâkim Aslı Kahraman'ı vuran Anadolu Adliyesi'nde görevli savcı Muhammed Çağatay Kılıçarslan, “öldürmeye teşebbüs“ suçlamasıyla bugün İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hâkim karşısına çıktı. Eski savcı, "Kendisini öldürmek istesem zaten öldürürdüm. Savcıyım, suçunun ne olduğunu biliyorum." dedi.

Hâkime dönerek, "O da bana aşık oldu, hamile kaldı sonuçta" diyen sanık savcı, "Tamamen bir aşk hadisesi. Benim de kız kardeşim var. Ben kimsenin kazara hamile kalacağına inanmıyorum. Aşk çıkrığı olmayan bir kuyuya benzer. Ben de çıkamadım" dedi.

Hâkim Kahraman ve avukatları, davanın ilk duruşmasına mağdur taraf olarak katıldı. Duruşmaya Kahraman’a destek olmak üzere Bölge Adliye Mahkemesi’nden meslektaşları da geldi.

Savunma yapan Kılıçarslan, "Sözlerime başlamadan önce de onu da yıpratmak istemiyorum. Müştekiden de burada özür dilemek istiyorum." dedi.

Kılıçarslan, şunları kaydetti:

“Müşteki ile nisan sonu gibi tanıştık. Hâkime hanımın duruşma savcısı ile sorunlar yaşaması ile kendisinin mahkemesine görevlendirildim. Öncesinde tanımıyordum kendisini. Mayısın ilk haftasında duruşmalara çıkmaya başlayınca aramızda duygusal bir yakınlık oldu. Bu zamanla ilerledi daha da bağlandık birbirimize. Sosyal ve medeni hallerimizin el vermemesine rağmen bu bizi durdurmadı. O da bana aşık oldu, hamile kaldı sonuçta. Yanlış hatırlamıyorsam tatilimizin ardından istinaf mahkemesinde görevine başladı.”

İDDİANAMEYİ ELEŞTİRDİ

“Ufak bir iddianame eleştirisi yapmak isterim. Burada hiçbir ek değerlendirme yapılmamış. Mahkemeler delil toplama yeri değildir. Soruşturma savcısı bazı şeylerden kaçınmış. Kendisine beslediğim sevgi saygı bakidir. Kendisinden ve yargı camiasından özrü dilerim. 7 yıllık Cumhuriyet Savcısı'yım. Babam 30 yıl bu mesleğe emek verdi. Yargı camiasının böyle bir şeyle anılması beni üzdü.”

“İSTESEM ÖLDÜRÜRDÜM”

“Aramızda hararetli bir tartışma oldu. Kendisine asla vurmadım. Kendisi bana çok vurdu. Alnıma yumruklar attı. Odaya kahramanımız çaycı girdi. Hâkime hanım çaycıya bana saldırıyor deyince çaycı bana müdahale etmeye çalıştı. Hâkime hanımla aramıza girdi. Çekildim cep telefonumu aldım. Çaycı 30 saniyelik olayda 4-5 tane yalan söylüyor. Müştekinin çantasına doğru yöneldiğini ve bana silah çıkaracağını düşündüm. Tabancayı gören çaycı çekildi zaten. Tabancayı aşağıya doğrulttum. Tabanca ile ilk atışımı yaptım. İlk atışta vurulmadığına eminim. Kendisi bacağından yararlandı. Çantasına hamle yapmaktan vazgeçmemesi ile silahımın namlusunu yine doğrulttum. Kendisini öldürmek istesem zaten öldürürdüm. Savcıyım, suçunun ne olduğunu biliyorum.”

"POLİS MEMURLARINDA AKIL OLSA BENİ VURURLARDI"

“Polis memurlarında biraz akıl olsa beni zaten vururlardı. Çok uzun bir derdest edilme müdahalesi yapıldı. Polis memurlarımız bu konuda çok becerikli değil biliyorsunuz. Asansörde savcı olduğumu söyledim. Bunun üzerine kelepçemi de çıkardılar. Aralarında silahı kendisi bıraktı diye konuştular. Nezarethane teslim tutanağı nerede dedim. Karakolda tanzim edeceğiz dediler. Orada da belgenin saatini değiştirdiler diye tahmin ediyorum.”

"Tanıklara da soru sormak istiyorum ben. Bu olay öldürmeye teşebbüs olarak adlandırıldı. İnsanın aklıyla alay ediliyor. Cezaevine gitmemin ardından çokça destek mesajı aldım. Biz kötü insanlar değiliz, yanlış şeyler yaptık. Kastım öldürme olsa kafasına tek kurşunla öldürebilirim. Tanığı da öldürmek istemedim."

“Müştekiyi tanıdığımda 29 yaşındaydım. Kadın örgütleri geldilerse hoş gelmişler. İyi ki de gelmişler. Bu kadına karşı işlenmiş bir suç olarak görülmemeli. Tamamen bir aşk hadisesi. Benim de kız kardeşim var. Ben kimsenin kazara hamile kalacağına inanmıyorum. Bunu yaptığı için kimseye kızgın ya da kırgın değilim. Bunu çok düşündüm. Sürekli de düşünüyorum Özellikle de kız kardeşime teşekkür ederim.”

Mağdur hâkim Aslı Kahraman da beyanlarında şu ifadeleri kullandı:

“EVİMDE HIRSIZLIK OLDU”

“Sanık ilişkinin bittiğini kabul etmemesine rağmen beni sürekli rahatsız etmeye devam etti. Kendisini engellememe rağmen bu sefer de iş yerime gelmeye başladı. Kendisi ile tekrar görüşme talebim olmadı. Evimde hırsızlık olduğunu fark ettim. Zaman zaman bunları sayarım. Sayımım ardından tatilin ardından eksiklik olduğunu fark ettim. Mutfakta kullandığım keskin bir bıçak vardı. Onun kaybolduğunu fark ettim. Altınlarımı da sayarken eksiklik olduğunu fark ettim. Valizin kapağının kesildiğini fark ettim. Çanta içerisinde arabamın yedek anahtarı da vardı onu da almış kendisi. İçerisindeki harici bellekte geçmişim var. Onların hepsi çalınmıştı. Bütün işaretler beni sanığa yönlendirdi. Reddetti kendisi ama şikâyetçi olacağımı söyleyince bana pasaportumu getirdi. Hırsızlığı onun yaptığını anladığımı söyleyince sürekli odama geldi."

“İlişkimiz içerisinde beni defalarca kez sıkıştırmıştı. En son olarak kendisini engelledim. Telefondan engelleyince odama daha fazla gelmeye başladı. Sanık bir seferinde odanın kapısını kapattı. Üye hakimin odasına gitmemi kıskandığı için sıkıştırmaya başladı beni. Çok uzun bir süre tedirgindim. Kapımı kilitleyerek çalıştım uzun bir süre. Benimle görüşmenin bir yolu olarak bu sefer de ehliyetimi çaldı. Ben kendisiyle görüşmemek için yeni ehliyet çıkardım. Numarayı gizleyince engelli kişiler de arayabiliyormuş. Sanık para göndererek benimle iletişime başlayınca da bu dekontları arkadaşlarıma gönderdim.”

“Olay günü sabah saatlerinde odama vardım. Dahili telefonum çalmaya başladı. Numaranın gözükmemesinden onun aradığını anladım. Telefonun fişini çektim. Zaten onun aramalarından telefonun fişini çekerek çalışıyordum. Beni yeniden arayınca odada hâkim bey olduğu için telefonu açtım. Yine tehdit etmeye başladı.”

T24