Gazete Memur

Hâkim ve savcılara 'kul hakkı' uyarısı

Anayasa Mahkemesi Başkanı Özkaya, AYM’nin 64. kuruluş yıl dönümü ve ant içme töreninde yaptığı konuşmada yargı mensuplarına dikkat çeken mesajlar verdi. Hâkimlik ve savcılığın yalnızca teknik bir hukuk uygulaması olmadığını vurgulayan Özkaya, “Kul hakkı ile Allah’ın huzuruna gitmekten daha korkunç bir şey olmadığını hiç hatırdan çıkarmamalıdırlar” dedi.

Giriş:
Güncelleme:

Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, Ankara’da düzenlenen “Anayasa Mahkemesi 64. Kuruluş Yıl Dönümü ve Ant İçme Töreni”nde yaptığı konuşmada yargının ahlaki sorumluluğuna, bağımsızlık ve tarafsızlık ilkesine, adil yargılanma hakkına ve hâkim-savcıların vicdani yükümlülüklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasının en dikkat çeken bölümünde “kul hakkı” vurgusu yapan Özkaya, hâkim ve savcıların karar verirken yalnızca mevzuata değil, vicdana, ahlaka ve hakkaniyete de bağlı kalması gerektiğini söyledi.

Özkaya, yargı mensuplarına seslenerek, “Adaletin tesisinde hamasete, husumete, kindarlığa, kayırmacılığa ve hatta duygusallığa yer olmadığını asla unutmamalıdırlar” ifadelerini kullandı.

“KUL HAKKI ÇOK ÖNEMLİDİR, İBADETLE AFFOLMAZ”

AYM Başkanı Özkaya, hâkim ve savcıların görevlerini yerine getirirken kişisel beklenti ve kaygıların etkisinde kalmaması gerektiğini belirtti.

Yargı mensuplarının gösterişten, riyadan, haramdan ve yalandan uzak durması gerektiğini vurgulayan Özkaya, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Üzerlerinde kul hakkı olmamalıdır. Kul hakkı çok önemlidir. İbadetle affolmaz. Dolayısıyla 1 gram helalin yıllarca peşinden koşmalı, meccanen 1 ton haram gelecek olsa ona sırtını çevirmelidirler.”

Özkaya, “Kul hakkı ile Allah’ın huzuruna gitmekten daha korkunç bir şey olmadığını hiç hatırdan çıkarmamalıdırlar” diyerek yargı görevinin taşıdığı manevi ve vicdani sorumluluğa dikkat çekti.

“HÂKİM VE SAVCILARIN VARLIK NEDENİ ADALETİ TESİS ETMEKTİR”

Konuşmasında hâkimlik ve savcılığın “derin bir ahlaki ve vicdani sorumluluk alanı” olduğunu belirten Özkaya, yargı görevinin yalnızca yazılı kuralları uygulamaktan ibaret olmadığını söyledi.

Özkaya’ya göre adalet, kuralların insan onurunu esas alan bir anlayışla yorumlanması ve yargısal faaliyetlerin doğru işletilmesiyle gerçek anlamına kavuşuyor.

AYM Başkanı, hâkim ve savcıların temel işlevinin adaleti sağlamak olduğunu belirterek, “Hakkın ayakta tutulması ve adaletin sağlanması sorumluluğu aslen hâkim ve savcılara aittir. Bir başka söyleyişle hâkim ve savcıların varlık nedeni, yani temel işlevleri adaleti tesis etmektir” dedi.

“BİR TARAFI NUR, BİR TARAFI NAR OLAN MESLEK”

Özkaya, hâkimlik ve savcılık mesleğini tarif ederken dikkat çekici bir benzetme de yaptı.

Bu mesleğin “bir tarafı nur, bir tarafı nar” olduğunu belirten Özkaya, bunun adalet dağıtımında hakkaniyet, bağımsızlık ve tarafsızlık ilkelerinden asla sapılmaması gerektiğini gösterdiğini ifade etti.

Bağımsız ve tarafsız yargının hukuk devletinin vazgeçilmez koşulu olduğunu vurgulayan Özkaya, bu ilkenin aynı zamanda demokratik rejimin, adil yargılanma hakkının, temel hak ve özgürlüklerin ve kamusal düzenin en önemli güvencelerinden biri olduğunu söyledi.

“KARARLARI, HÂKİM VE SAVCILARIN NE OLDUĞUNU GÖSTERİR”

Özkaya, hâkim ve savcıların kendilerini nasıl tarif ettiklerinden çok, verdikleri kararlarla değerlendirileceklerini belirtti.

“Hâkim ve savcıların hem insan olarak hem de hâkim ve savcı olarak ne olduklarını uygulamaları gösterir. Verdikleri kararlar gösterir” diyen Özkaya, yargı mensuplarının akıl, bilgi, ahlak ve vicdanla hareket etmesi gerektiğini ifade etti.

Özkaya, hâkim ve savcıların cesur ve doğru olmaları gerektiğini belirterek, beklenti ve kaygılar nedeniyle doğruluktan sapılmaması gerektiğini söyledi.

“BULANIK MANTIKLA HAREKET EDİLMEMELİ”

AYM Başkanı, yargılama süreçlerinde iş yükü, zaman baskısı ya da başka gerekçelerle usul hatası yapılmaması gerektiğine de dikkat çekti.

Özkaya, hâkim ve savcıların tanıklarla, avukatlarla ve görev gereği muhatap oldukları kişilerle ilişkilerinde sabırlı, nazik ve vakur olmaları gerektiğini ifade etti.

Yargı mensuplarının “bulanık bir mantıkla” hareket etmemesi gerektiğini söyleyen Özkaya, akılcılıktan uzak muhakeme yöntemlerinden kaçınılması çağrısında bulundu.

KARAR