Kamudaki hastanelerde genç sağlık emekçilerinin oranı hızla düşerken, 51 yaş ve üzeri çalışanların payındaki artış dikkat çekti. Sağlık Bakanlığı’nın performans programında yer alan verilere göre 21–25 yaş arası sağlık emekçilerinin oranı 2023’te yüzde 13,3 iken 2024’te yüzde 11,6’ya, 2025’te ise yüzde 7,8’e geriledi. Aynı dönemde 51 yaş ve üzeri çalışanların oranı yüzde 10,2’den yüzde 12,5’e yükseldi.
İNSAN KAYNAĞI KRİZİ VAR
Bakanlığın personelin yaş dağılımını gösteren grafikler, kamuda genç istihdamının giderek daraldığını ortaya koyuyor. 2023’te 21–25 yaş grubunun oranı yüzde 13,5 eviyesindeydi. 51 yaş ve üzeri çalışanların payı ise yüzde 10,2 olarak kayda geçti. 2024’te gençlerin oranı daha da düşerek 21–25 yaş grubunda yüzde 11,6’ya gerilerken, aynı yıl 51 yaş ve üzeri sağlık emekçilerinin oranı yüzde 10,8 oldu. 2025 verileri ise tabloyu daha da çarpıcı hale getirdi. 21–25 yaş grubunun payı yüzde 7,8’e kadar düşerken, 51 yaş ve üzeri çalışanların oranı yüzde 12,5’e yükseldi. Genel Sağlık İş Sendikası Genel Başkanı Dr. Derya Uğur, Sağlık Bakanlığı’nın kendi verilerinin Türkiye’de sağlık sisteminin ciddi bir insan kaynağı kriziyle karşı karşıya olduğunu açık biçimde ortaya koyduğunu söyledi.
Uğur, şu değerlendirmeyi yaptı: ‘‘21–25 yaş grubundaki personel oranı, 2023’te yüzde 13,3 iken 2024’te yüzde 11,6’ya, 2025’te ise yüzde 7,8’e gerilemiştir. Bu tablo, sağlık sistemine yeni katılımın ciddi biçimde azaldığını; genç mezunların kamuya atanamadığını, atananların ise kısa sürede sistemden ayrıldığını göstermektedir. Bu veriler açıkça sağlık sisteminin gençler için cazibesini kaybettiğini göstermektedir. Düşük ücretler, ağır ve güvencesiz çalışma koşulları, artan şiddet, liyakatsiz yönetim anlayışı ve tükenmişlik, genç sağlık emekçilerini bu sistemden uzaklaştırmaktadır. Bu tablo, yalnızca sağlık çalışanlarının değil, toplumun sağlık hakkının da tehdit altında olduğunu göstermektedir. Bir kez daha Sağlık Bakanlığı’na çağrıda bulunuyoruz; sağlık hizmeti veren kamu kurum ve kuruluşlarında insan onuruna yaraşır çalışma koşullarının sağlanmasının en önemli ayağı personel eksikliklerinin giderilmesi için istihdam sayıları arttırılmalı, genç sağlık meslek mensupları alımı acilen gerçekleştirilmelidir. Ücret politikaları insanca yaşam koşullarına uyacak şekilde yeniden düzenlenmelidir, nöbet, fazla mesai ve iş yükü adaletsizliği sona erdirilmelidir, sağlık emekçileri için gelecek güvencesi sağlanmalıdır. Aksi halde bugün rakamlarda görülen bu düşüş, yarın sağlık hizmetinde telafisi mümkün olmayan bir çöküşe dönüşecek, sağlık hizmetinin asıl iş gücünü yüklenen nüfusun emekli olması ile sistemde henüz boyutu görülemeyen tüm acı sonuçlarıyla birlikte kendini gösterecektir.’’
GENÇLER ATAMA BEKLİYOR
Sağlık emekçisi Kubilay Yalçınkaya, genç istihdamının önünün kesildiğini belirterek ‘‘Verilmeyen seyyanen zam nedeniyle genç sağlık emekçisi sayısı azalırken, 51 yaş üstü çalışanların oranı artıyor” dedi. Seyyanen zammın emeklilere yansıtılmaması ve 3600 ek göstergenin hayata geçirilmemesinin emeklilik kararlarını etkilediğini belirten Yalçınkaya, bu nedenle kamudan emekli olanların sayısının azaldığını, buna paralel olarak yeni alımların sınırlı kaldığını vurguladı. “Gençler atama bekliyor ancak atama sayıları yetersiz” diyen Yalçınkaya, “İstifa eden, emekli olan ya da yaşamını yitiren personel kadar alım yapılıyor. Bu politika sürdükçe gençler kamuda yer bulamıyor” dedi. Yalçınkaya, düşük emekli maaşları nedeniyle hekimlerin 72, diğer sağlık emekçilerinin ise 65 yaşına kadar çalışmak zorunda kaldığını belirterek, şöyle devam etti: “Sefalet koşullarında yaşamamak için insanlar emekli olamıyor. Bu da sağlık sisteminde yaşlanmayı derinleştiriyor.”
Sibel Bahçetepe / Birgün