İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü fon soruşturmasında şüpheli sayısı 217'ye, tutuklananların sayısı ise 56'ya yükseldi. Gözler, bir yandan da eski AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya'ya yönelik nasıl bir yargı süreci işletileceğinde. Sayan Kaya ve eşinin Özata Denizcilik'ten aldığı hisseleri fon krizi öncesinde yüzde 1.231 kârla sattığı iddia ediliyor.
Borsa İstanbul'da Özata Denizcilik'ten toplamda 163 milyon 46 bin TL'lik hisse alan Sayan ve eşi İlyas Kaya'nın, 4 ay sonra bu hisseleri yaklaşık 2 milyar 170 milyon TL'den sattığı ortaya çıkmıştı. Yani Kaya çiftinin söz konusu hisseye yatırdığı para yaklaşık 13 kat değerlendi.
Kaya, hakkındaki "iddiaların açıklığa kavuşturulması" ve "yürütülecek inceleme ve soruşturmanın hiçbir gölge altında kalmadan, bağımsız ve sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi" amacıyla siyasi sorumluluk aldığını belirterek görevlerinden istifa ettiğini açıklamıştı.
Tartışmalar sürerken Ekonomim gazetesi, Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya’nın, Özata Denizcilik hisselerindeki işlemlerden elde ettikleri öne sürülen yaklaşık 2,2 milyar lirayı Hazine ve Maliye Bakanlığına iade ettiğini yazmıştı. Ancak gazeteci İsmail Saymaz'a konuşan Adalet Bakanlığı kaynakları ise Kaya'nın henüz bu parayı ödemediğini açıkladı.
Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki suçlamalar ne?
İstanbul Başsavcılığı da Kaya çiftinin tüm mal varlıklarının dondurulması için ilgili kurumlara yazı gönderdi. Savcılığın bu hamlesi Kaya hakkında resmi olarak inceleme başlatıldığı anlamına geliyor. Bu adım Kaya çiftini soruşturmada "şüpheli" konumuna getiriyor. Ancak savcılığın Kaya hakkındaki soruşturmayı hangi suç maddesinden yürüteceği ya da yürüttüğü bilinmiyor.
Savcılık, diğer şüpheliler hakkındaki soruşturmayı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 107'inci maddesinde düzenlenen "piyasa dolandırıcılığı" iddiasıyla başlatmıştı.
Bu maddeye göre "sermaye piyasası araçlarının fiyatları, fiyat değişimleri, arz ve talepleri konusunda yanlış veya yanıltıcı izlenim uyandırmak amacıyla alım veya satım yapan, emir veren, emir iptal eden, emir değiştiren veya hesap hareketleri gerçekleştiren kişiler 3 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5 bin günden 10 bin güne kadar adli para cezasıyla" cezalandırılıyor.
Kanun ayrıca bu suçtan verilecek adli para cezasının miktarının, suçun işlenmesiyle elde edilen menfaatten az olamayacağını öngörüyor. Bu durumda Kaya çiftinin elde ettiği öne sürülen menfaatin 2,2 milyar TL olması halinde, adli para cezası da bu miktarın altında olamayacak.
Aynı kanun, piyasa dolandırıcılığı suçunda "etkin pişmanlık" imkânı da tanıyor. Buna göre, bu suçu işleyen kişi pişmanlık göstererek 500 bin TL'den az olmamak üzere, elde ettiği veya elde edilmesine sebep olduğu menfaatin iki katı miktarı kadar parayı Hazine'ye yatırırsa hakkında ceza indirimi uygulanabiliyor.
Paranın kaynağı da araştırılıyor
Diğer yandan Kaya çiftinin Özata hisselerini satın aldığı 163 milyon TL'yi hangi yollarla kazandığı sorusunun da soruşturmada araştırılan konuların arasında olduğu öğrenildi.
Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya, bu paranın kaynağını açıklamazsa bu kez "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" iddiasıyla da karşı karşıya kalabilir.
Aynı zamanda ana fon soruşturması "çıkar amaçlı suç örgütü kurmak, yönetmek ve üyesi olmak" iddiasıyla da yürütülüyor. Savcılık, Kaya çiftinin hukuki durumunu ulaştığı delillere göre "suç örgütü" kapsamında olup olmadığını da değerlendirecek.
"Kaya çifti için iki suç söz konusu olabilir"
Eski Cumhuriyet Savcısı Avukat Zafer Ergün, fon soruşturmasında Fatma Betül Sayan Kaya'nın iki eylemi ve iki suçunun söz konusu olabileceğini kaydetti. İlk eyleminin Özata hisselerinde yapmış olduğu "manipülatif hisse hareketleri" olduğunu belirten Ergün, bunun SPK Kanunu'na göre "piyasa dolandırıcılığı" olduğunu kaydetti.
Bu suçta etkin pişmanlığın ancak kazancın 2 katı miktarı paranın ödenmesi halinde ve henüz soruşturma başlatılmamış ise ceza soruşturmasına yer olmadığına karar verildiğini belirten Ergün, "Aksi taktirde bu zararın soruşturma ve kovuşturma aşamasında giderilmesi halinde cezasında indirim yapılabilir" dedi.
Avukat Ergün, ikinci eyleminin manipülatif eylemler neticesinde değerinden fazla miktara çıkardığı şirket hisselerini bu defa ilgili fon şirketine satarak bireysel fon yatırımcısını dolandırılmak iddiası olduğunun altını çizdi. Bunun ise Türk Ceza Kanunu'nda "dolandırıcılık" suçu olduğunu kaydeden Ergün, şunları kaydetti:
"Suçun müştekileri bireysel fon yatırımcıları olup, burada etkin pişmanlık nedeniyle zararın giderilmesi her bir mağdura karşı yapılması gerekmektedir. Bu eylem sebebiyle zararı olan her bir mağdurun tek tek zararının giderilmesi gerekir. Burada zararın giderilmesi soruşturma başlamadan önce olsa bile kişi hakkında ceza soruşturması ve kovuşturması yapılması gerekmektedir. Ancak tüm bireysel mağdurların zararı giderilir ise hakkında verilecek cezada indirim yapılabilecektir."
Eski MASAK yöneticisi: Bilgi suistimalinden soruşturulursa para yatırmasına gerek yok
SPK'nın 25 Eylül'de Özata Denizcilik işlemleri nedeniyle piyasa dolandırıcılığı suçlamasıyla suç duyurusunda bulunduğu 11 kişi arasında Kaya çifti yer almıyor. Ancak SPK'nın Kaya hakkında suç duyurusunda bulunup bulunmadığı da henüz bilinmiyor. SPK Kanunu'nun 115'inci maddesine göre bu suçlardan soruşturma açılması için SPK'nın yazılı olarak savcılığa başvuruda bulunması gerekiyor.
DW Türkçe'ye konuşan eski MASAK Başkan Yardımcısı Ramazan Başak, Kaya'nın durumunun SPK Kanunu'nun "bilgi suistimalini" düzenleyen 106'ıncı maddesine girebileceğini belirtirken bu noktada SPK'nın suç duyurusunda bulunmasının önemine işaret ediyor.
Başak'a göre bu noktada bilgi suistimalini düzenleyen 106'ncı madde ile piyasa dolandırıcılığını düzenleyen 107'nci maddeyi ayırmak gerekiyor. Bu ayrım ödemenin niteliği açısından önemli. 107'nci maddenin işlem bazlı piyasa dolandırıcılığına ilişkin etkin pişmanlık düzenlemesi, soruşturma başlamadan önce elde edilen menfaatin en az iki katının Hazine'ye ödenmesini öngörüyor.
106'ncı maddede ise böyle bir düzenleme bulunmuyor. Başak'a göre bilgi suistimali şüphesinde SPK'nın yazılı başvurusuyla soruşturma açılması gerekiyor. Savcılık, Kaya hakkında dava açarsa 106'ncı madde kapsamında 3 yıldan 5 yıla kadar hapis ve adli para cezasına çarptırılabilir.
Mahkeme adli para cezasına hükmederse ceza elde edilen menfaatin iki katından az olamıyor.
Bu nedenle Başak'a göre 2,2 milyar lira elde edilen menfaate karşılık geliyorsa ve 106'ncı madde kapsamında açılacak bir davada adli para cezasına hükmedilirse yaklaşık 2,2 milyar liralık ek ödeme daha gündeme gelebilir. Yani toplamda 4,4 milyar TL ödemesi gerekiyor.
Başak, çift hakkında 106'ncı madde kapsamında SPK tarafından ayrıca başvuru yapılıp yapılmadığının bilinmediğini sözlerine ekliyor.
Alican Uludağ - Pelin Ünker / DW Türkçe