Türkiye’de ceza infaz kurumlarında bulunan tutuklu ve hükümlülerin sayısı 3 Ağustos 2026 itibarıyla 433 bin 520 olarak kayıtlara geçti.
Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü verilerine göre bu kişilerin 368 bin 293’ünü hükümlüler, 65 bin 227’sini ise tutuklular oluşturdu.
Haziran başında 421 bin 583 olan toplam sayı, son verilerle 433 binin üzerine çıktı.
Bu rekor seviye en son Aralık 2025'te görülmüş ve ardından çıkarılan yargı paketi ile binlerce kişi tahliye edilmişti. Daha bir yıl dolmadan yeniden rekor seviyeye ulaşılmış oldu.
CEZAEVLERİNDEKİLERİN YÜZDE 85’İ HÜKÜMLÜ
3 Ağustos itibarıyla ceza infaz kurumlarında bulunanların yaklaşık yüzde 85’ini hükümlüler oluşturdu.
Toplam 433 bin 520 kişinin 368 bin 293’ü hükümlü olarak kaydedilirken, hükümlülerin toplam içindeki payı yüzde 85 oldu.
Tutuklu sayısı ise 65 bin 227’ye ulaşırken, toplam içindeki oranı yaklaşık yüzde 15 olarak hesaplandı.
ERKEK HÜKÜMLÜ SAYISI 350 BİNE YAKLAŞTI
Hükümlülerin cinsiyet ve yaş dağılımında erkeklerin ağırlığı dikkat çekti.
Ceza infaz kurumlarında 349 bin 903 erkek hükümlü bulunurken, kadın hükümlü sayısı 16 bin 989, çocuk hükümlü sayısı ise 1401 olarak kaydedildi.
Buna göre hükümlülerin yaklaşık yüzde 95’ini erkekler, yüzde 4,6’sını kadınlar, yüzde 0,4’ünü ise çocuklar oluşturdu.
TUTUKLU ÇOCUK SAYISI 3 BİNİN ÜZERİNDE
Tutuklu sayısı 3 Ağustos 2026 itibarıyla 65 bin 227 oldu.
Bunların 57 bin 769’unu erkekler, 4 bin 223’ünü kadınlar ve 3 bin 235’ini çocuklar oluşturdu.
Tutuklular arasında erkeklerin payı yüzde 88,6, kadınların payı yüzde 6,5, çocukların payı ise yaklaşık yüzde 5 olarak hesaplandı.
Çocuk tutuklu sayısının 3 binin üzerinde seyretmesi, ceza infaz sistemi ve çocuk adaleti tartışmalarında öne çıkan başlıklardan biri olmayı sürdürüyor.
2015’TEN BU YANA ARTIŞ YÜZDE 144’Ü AŞTI
NEFES.com.tr’nin hesaplamalarına göre cezaevlerindeki toplam kişi sayısında son 11 yılda dikkat çekici bir yükseliş yaşandı.
2015 yılı sonunda ceza infaz kurumlarında 177 bin 262 tutuklu ve hükümlü bulunuyordu. Bu sayı 3 Ağustos 2026 itibarıyla 433 bin 520’ye yükseldi.
Böylece cezaevlerindeki kişi sayısı 2015 sonuna göre 256 bin 258 kişi arttı. Artış oranı ise yüzde 144,6 olarak hesaplandı.
Bu tablo, cezaevlerinin kapasitesi, infaz uygulamaları, tutukluluk süreleri ve yargı süreçleri etrafındaki tartışmaların sürmesine neden oluyor.
SON 10 YILDAKİ SİYASİ VE ADLİ SÜREÇLER GÜNDEMDE
Cezaevi nüfusundaki yükseliş, son 10 yılda yaşanan adli ve siyasi gelişmelerle birlikte de değerlendiriliyor.
15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından başlayan olağanüstü hal dönemi, geniş kapsamlı soruşturmalar ve toplu tutuklamalar cezaevi nüfusundaki artışın tartışıldığı dönemlerden biri oldu.
Sonraki yıllarda FETÖ davaları, Gezi Parkı dosyaları, yerel yönetimlere yönelik kayyum uygulamaları ile siyasetçiler, gazeteciler ve sivil toplum temsilcileri hakkında yürütülen soruşturmalar da cezaevlerine ilişkin tartışmaların gündeminde yer aldı.
KAPASİTE VE YAŞAM KOŞULLARI TARTIŞILIYOR
Ceza infaz kurumlarındaki toplam sayının 433 bin 520’ye çıkmasıyla kapasite ve yaşam koşullarına ilişkin tartışmalar da yeniden öne çıktı.
Cezaevlerindeki sağlık, hijyen, barınma koşulları ve temel ihtiyaçlara erişim konusunda son yıllarda çeşitli eleştiriler gündeme geldi.
Kapasitenin üzerinde doluluk bulunduğuna yönelik tartışmalar özellikle hasta mahpuslar, çocuklar, kadınlar ve uzun tutukluluk süreleri üzerinden sürüyor.
İNFAZ DÜZENLEMELERİ SONRASI SAYI YENİDEN YÜKSELDİ
Geçmiş yıllarda artan cezaevi nüfusunu azaltmak amacıyla çeşitli infaz düzenlemeleri hayata geçirildi.
COVID-19 salgını sırasında ve sonrasında yapılan düzenlemeler kapsamında çok sayıda kişi şartlı salıverme veya denetimli serbestlik uygulamalarından yararlandı.
Ancak bazı suç türleri ve siyasi dosyaların düzenlemelerin dışında tutulması tartışmalara neden olurken, tahliyelerin ardından ceza infaz kurumlarındaki toplam kişi sayısı yeniden yükseliş eğilimine girdi.
Adil Can SİVRİKAYA / NEFES