CHP’de mutlak butlan kararı sonrası başlayan kriz, uluslararası basının da gündeminde. Bloomberg’de yayımlanan analizde, ana muhalefet partisinin derin bir dağınıklık içinde olduğu, bu durumun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın olası siyasi hamleleri açısından elini güçlendirebileceği belirtildi.
Analizde, Erdoğan’ın uzun süredir siyasi rakiplerine karşı “böl ve yönet” stratejisine yaslandığı, son dönemde CHP’ye yönelik yargı süreçleriyle bu yaklaşımın etkili sonuçlar verdiği değerlendirmesi yapıldı.
“MUHALEFETİN EN GÜÇLÜ İSİMLERİ SAHADAN UZAKLAŞTIRILDI”
Analizde, CHP’ye yönelik yargı süreçlerinin partinin en güçlü aktörlerini siyasi sahadan uzaklaştırdığı ifade edildi.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklu bulunduğu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve diğer CHP’li isimler hakkında da çeşitli soruşturmalar yürütüldüğü hatırlatıldı.
Bloomberg’in değerlendirmesinde, İmamoğlu’nun Erdoğan’ın en güçlü rakiplerinden biri olarak görüldüğü, ancak hem tutukluluğu hem de diplomasının iptal edilmesi nedeniyle cumhurbaşkanlığı adaylığı yolunun fiilen zorlaştığı belirtildi.
CHP’DE MUTLAK BUTLAN KRİZİ
Analizde, 21 Mayıs’ta verilen mahkeme kararıyla Özgür Özel’in CHP Genel Başkanlığı’ndan uzaklaştırıldığı ve yerine eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun getirildiği aktarıldı.
Bu kararın, CHP’de yeni bir yönetim ve meşruiyet krizine yol açtığı belirtildi.
Özgür Özel’in destekçilerinin, gelinen noktada CHP’den ayrılıp yeni bir parti kurmayı değerlendirebileceği ifade edildi. Böyle bir ayrışmanın, muhalefetin kaynaklarını, kadrolarını ve seçmen desteğini kısa sürede yeniden organize etmesini zorlaştırabileceği kaydedildi.
“BÖLÜNMÜŞ MUHALEFET ERKEN SEÇİMİ KOLAYLAŞTIRABİLİR”
Bloomberg analizinde, parçalanmış ve zayıflamış bir muhalefetin, Erdoğan’ın müttefiklerinin erken seçim sürecini daha kolay organize etmesine imkân sağlayabileceği ifade edildi.
Türkiye’de normal seçim takvimi 2028’i işaret ederken, Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesi için erken seçim formülü ya da anayasa değişikliği seçeneği gündemde tutuluyor.
Analizde, erken seçim kararının Meclis’te en az 360 milletvekilinin oyunu gerektirdiği, bunun anayasa değişikliği için gereken üçte iki çoğunluktan daha düşük bir eşik olduğu hatırlatıldı.
Erken seçim kararı alınması halinde Erdoğan’ın mevcut döneminin tamamlanmamış sayılabileceği ve yeniden adaylık yolunun açılabileceği belirtildi.
CHP İÇİNDEKİ AYRIŞMA YENİ PARTİ İHTİMALİNİ BÜYÜTÜYOR
Analizde, Özel’in 2023’te Kılıçdaroğlu’na karşı kazandığı kurultay zaferinin CHP’de kuşak değişimi yarattığı ve partiyi yeniden canlandırdığı belirtildi.
Ancak mahkeme kararıyla Kılıçdaroğlu’nun yeniden genel başkanlığa dönmesinin bu değişim sürecini tersine çevirebileceği değerlendirmesi yapıldı.
Özel’in kararı “demokrasi için karanlık bir gün” olarak nitelendirdiği, Kılıçdaroğlu’nun ise kararı “birleşme fırsatı” şeklinde değerlendirdiği aktarıldı.
Ankara’da Özel’e destek için yapılan mitingde on binlerce kişinin “hain Kemal” sloganı attığı da analizde yer aldı.
İMAMOĞLU’NUN ADAYLIK YOLU ZORLAŞIYOR
Bloomberg analizinde, Ekrem İmamoğlu’nun serbest bırakılması halinde bile cumhurbaşkanlığı adaylığı yolunda ciddi engeller bulunduğu belirtildi.
İmamoğlu’nun üniversite diplomasının iptal edilmesi nedeniyle cumhurbaşkanlığı adaylığı için gerekli anayasal koşulu karşılayamayacağı ifade edildi.
Özel’in CHP Genel Başkanlığı’ndan uzaklaştırılmasının da İmamoğlu açısından ek bir sorun oluşturduğu kaydedildi. Analizde, Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP’nin Özel’i destekleyen bir ismi cumhurbaşkanı adayı göstermesinin düşük ihtimal olduğu değerlendirmesine yer verildi.
EKONOMİ VE HAYAT PAHALILIĞI MUHALEFETE ALAN AÇMIŞTI
Analizde, Türkiye’de seçim başarısında ekonominin belirleyici olduğu vurgulandı.
İran savaşıyla bağlantılı enflasyon baskıları ve enerji fiyatlarındaki artışın, hükümetin hayat pahalılığıyla mücadele çabalarını zorlaştırdığı belirtildi.
Özgür Özel’in son dönemde hükümete karşı en sert muhalefet yapan isimlerden biri haline geldiği ve yıl boyunca 100’den fazla miting düzenlediği aktarıldı.
Özel’in parti liderliğinden uzaklaştırılmasının, bu kampanyayı sürdürmek için ihtiyaç duyduğu kurumsal ve mali imkânları da zayıflatabileceği değerlendirmesi yapıldı.
BATILI AKTÖRLERDEN SERT TEPKİ GELMEDİ
Bloomberg analizinde, Türkiye’nin Batılı ortaklarının ülkedeki otoriterleşme eğilimine güçlü bir tepki vermekte isteksiz göründüğü belirtildi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Erdoğan’la yaptığı görüşmeyi “iyi bir telefon konuşması” olarak nitelendirdiği, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in de Erdoğan’la “çok iyi” bir görüşme yaptığını söylediği hatırlatıldı.
Analizde, Avrupa hükümetlerinin Türkiye ile ilişkileri sıcak tutma baskısı altında olduğu, bunun özellikle NATO ve bölgesel güvenlik dengeleriyle bağlantılı olduğu ifade edildi.
ERDOĞAN YENİDEN ADAY OLABİLİR Mİ?
Analizde, Erdoğan’ın 2014’ten bu yana cumhurbaşkanlığı görevinde olduğu ve mevcut yasal çerçeveye göre bu dönemin son dönem olması gerektiği belirtildi.
Buna karşın, Erdoğan’ın ailesi ve AK Parti yönetiminde görev süresinin beş yıl daha uzatılmasını isteyen isimler bulunduğu aktarıldı.
Bunun için iki yol olduğu ifade edildi: Meclis’in erken seçim kararı alması ya da anayasa değişikliği yapılması.
Analizde, CHP’deki derinleşen bölünmenin Erdoğan’a bu yönde Meclis desteği sağlamak için yeni bir fırsat sunabileceği belirtildi. Ayrıca hükümetin Kürt meselesine ilişkin bir çözüm sürecinde bazı Kürt milletvekillerinin desteğini de alabileceği değerlendirmesi yapıldı.
MUHALEFET BÖLÜNÜRSE ERKEN SEÇİM İHTİMALİ GÜÇLENEBİLİR
Bloomberg’e göre AK Parti içinde, 2028 seçimlerinin birkaç ay öne alınması senaryosu zaten konuşuluyor.
Ancak muhalefetin parçalı ve zayıf kalması halinde, daha erken bir seçim ihtimalinin de gündeme gelebileceği belirtildi.
Buna rağmen analizde, Erdoğan için bu stratejinin risksiz olmadığı vurgulandı. Türkiye’de cumhurbaşkanlığı seçim sisteminin ilk turda yüzde 50’yi aşamayan adaylar için ikinci turu zorunlu kıldığı hatırlatıldı.
Analizde, Erdoğan’ın ilk turda seçimi kazanamaması halinde, daha zayıf bir CHP adayının bile ikinci turda “Erdoğan karşıtı” geniş bir seçmen desteğini arkasına alabileceği değerlendirmesi yapıldı.
“CHP’DEKİ KRİZ TÜRKİYE SİYASETİNİN YÖNÜNÜ BELİRLEYEBİLİR”
Bloomberg analizinde, CHP’deki mutlak butlan krizi yalnızca parti içi bir liderlik tartışması olarak değil, Türkiye’de yaklaşan seçim süreci, muhalefetin dağınıklığı ve Erdoğan’ın yeniden adaylık hesabı açısından belirleyici bir gelişme olarak değerlendirildi.
Analize göre, CHP’deki bölünme derinleşirse Erdoğan’ın karşısında güçlü ve birleşik bir muhalefet çıkması zorlaşabilir. Ancak ikinci tur dinamikleri ve ekonomi kaynaklı hoşnutsuzluk, iktidar açısından risk üretmeye devam ediyor.
Bu nedenle CHP’nin önümüzdeki dönemde kurultay, liderlik ve olası yeni parti tartışmalarında alacağı yön, yalnızca partinin değil, Türkiye siyasetinin genel seyrini de etkileyebilecek kritik bir başlık olarak öne çıkıyor.
KARAR