Türkiye’de devlet korumasında bulunan 7 çocuğu Suriye’de yakınlarıyla buluşturan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, hem ziyaretin önemine hem de gündeme dair konuştu. Yeni Şafak’a özel değerlendirmeler yapan Göktaş, nüfus politikalarına ilişkin şunları söyledi: “Genç nesillerde aile yapısının ve kardeş sayısının azalmasıyla birlikte kardeşsiz bir topluma doğru gittiğimizi ve bunun ilerleyen yaşlarda yalnızlık ve bakım ekonomisi açısından büyük bir tehlike oluşturduğunu vurgulamak istiyorum.”
120 BİN ÇİFTİMİZİ EVLENDİRDİK
“Bakanlık olarak 18-29 yaş arasındaki 120 bin çiftimizi evlendirdik, bu çiftlerimizden 19 bine yakın bebek dünyaya geldi ve toplamda 25 milyar lira doğum yardımı yaptık. Gençlerimizi desteklemek amacıyla evlilik kredisinden yararlananlara İŞKUR’da öncelik tanıyacağımızı, ayrıca Sayın Bakan Murat Kurum’un açıkladığı yeni sosyal konutlarda ve kiralık konutlarda 18-29 yaş arası gençlerimiz ile çocuklu ailelerin öncelikli olacağını belirttik.”
EVLERİNDE BAKIMI DESTEKLİYORUZ
Toplumdaki alışkanlıkların değişmesi ve yalnızlaşma nedeniyle huzurevi taleplerinin arttığına dikkat çeken Göktaş, şöyle devam etti: “Eskiden birini huzurevine yerleştirmek yadırganırken artık bu durum normalleşmektedir. Biz huzurevlerinde önceliği kimi kimsesi olmayanlara ve bakıma ihtiyaç duyan yaşlılara vermekteyiz. Bununla birlikte, Sağlık Bakanlığı’nın çalışmaları kapsamında aktif ve sağlıklı yaşlanmayı destekleyerek yaşlılarımızı evlerinde, kendi sosyal çevrelerinde bakabileceğimiz kadar desteklemeyi amaçlıyoruz.”
YAŞAM MERKEZLERİ AÇIYORUZ
“Kuruluş eksiğinden ziyade yalnızlıktan kaynaklanan bu ihtiyaçlar doğrultusunda, özellikle yaşlanan nüfusumuzun olduğu illerde yerel yönetimlerle iş birliği yaparak şu ana kadar 43 adet gündüz aktif yaşam merkezi açtık ve yenilerini açmaya devam ediyoruz. Türkiye’de tek başına yaşayan 65 yaş üstü 1,8 milyon vatandaşımız bulunmakta olup, tek başına yaşayan vatandaşlarımızın oranı gençleri de içerisinde barındıracak şekilde yüzde 20,5 seviyesine ulaşmıştır.”
Suriye’de koruyucu aile modelimiz örnek alındı
Suriyeli yetkililerle yaptığı görüşmelerde, özellikle kadın, çocuk, aile ve engellilik alanlarında Türkiye’nin kazandığı büyük tecrübeleri Suriye hükümeti ile paylaşma konusunda kararlı olduklarını ilettiğini söyleyen Göktaş, “Suriyeli yetkililer geçmişte Esed döneminde yaşanan kayıp vakaları ve koruyucu aile sistemi altındaki travmalar nedeniyle başlangıçta bu konuda çekimser kalsalar da, kendi sistemimizi anlattıktan sonra Suriye’de terk edilmiş bebekleri koruyucu ailelere vermeye başladılar. Dolayısıyla Hanımefendi Sayın Emine Erdoğan’ın himayelerinde yürüttüğümüz koruyucu aile modelimizi örnek olarak uygulamaya başladılar. Suriye’de Türkiye’ye minnettar olan bir ülke gördüm ve her zaman ifade ettiğim gibi, en zor zamanlarında onların yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz” dedi.
Çocuklarımızı sıcak ortamda yetiştiriyoruz
“Hiçbir şey şefkatin ve sağlıklı bir aile sıcaklığının yerini tutamaz; bu yüzden korumamız altındaki her bir çocuğun eğitimini, gelişimini ve sosyal faaliyetlerdeki başarısını önemsiyor, mümkün olan durumlarda aile şartlarını iyileştirerek onları yeniden aileleriyle buluşturuyoruz” diyen Göktaş, “Önceliğimiz aile odaklı hizmetler. Devlet korumasına aldığımız çocuklar ilk kabul birimine alındıktan sonra yaptığımız mesleki çalışmalarda kendi ailelerine dönmelerini sağlıyor veya bu mümkün değilse koruyucu aile ile evlat edinme hizmetlerine yönlendiriyoruz. Türkiye’de 2002 yılında AK Parti göreve gelene kadar devlet koruması denince akla toplu yurda verilen çocuklar gelirdi, bugün ise 10-12 kişilik ev tipi modelimizle çocuklarımızı bu anlayıştan uzaklaştırıp daha sıcak bir ortamda yetiştiriyoruz. Çocuk evlerimiz ve çocuk evleri sitelerimizde çocuklarımız aile sıcaklığına yakın ortamlarda büyüyorlar” ifadelerini kullandı.
Roblox ve Discord'a yeni bir yönetmelik
Dijital bağımlılık ve sosyal medya düzenlemeleri hakkında da konuşan Göktaş, şu bilgileri verdi: “Sosyal medya platformlarının kaydırma özellikleri ve yapay zeka algoritmaları çocuklarda ekran ekonomisi yaratarak uykuyu bozmakta, depresyon, kaygı ve konsantrasyon oranlarını yüzde 48 oranında düşürmektedir. Yaptığımız çalışmalar, çocuklarımızın sosyal medyada günlük ortalama 3,5 saatten fazla vakit geçirdiğini, ancak çocukların ekran başında kaldıkları sürenin farkında bile olmayıp bunu inkar ettiklerini göstermektedir. Dünyada Avustralya ve Malezya bu konuda fiilen adımlar atarken, biz de şirketlere geniş yetkiler veren sistemler yerine e-devlet üzerinden giriş öngören, veri paylaşımı yapmayan daha kontrollü ve güvenli bir yönetmelik hazırlığı yürütüyoruz. Dijital ayak izi konusunda yeterli farkındalığın olmaması büyük bir risk oluşturmaktadır. Ailelerin çocukların dijital kullanımıyla baş edemeyip devlet koruması talep ettiği durumlarla karşılaşabiliyoruz; bu doğrultuda UNICEF’le ortak çalıştaylar düzenleyerek hem dijital okuryazarlığı öğretiyor hem de toplumsal farkındalık oluşturuyoruz. Roblox ve Discord gibi platformlara yönelik mahkeme kararlarıyla erişim engelleri getirilmiş olup, oyunlarla ilgili yeni bir yönetmelik çıkarılması ve 15-18 yaş grubuna yönelik içeriklerin ayrıştırılması planlanmaktadır. KADEM ile ortaklaşa 21-22 Kasım tarihlerinde düzenleyeceğimiz Kadın ve Adalet Zirvesi ‘Kurgulanmış Güzellikler’ teması ile gerçekleşecek. Bu zirve ile sosyal medyada sunulan yapay ve idealize edilmiş güzellik algılarına karşı farkındalık oluşturmayı hedefliyoruz.”
Fazlı ŞAHAN