Ankara ve İzmir’de belediyelerin yıllardır tamamlayamadığı altyapı yatırımları sebebiyle su kıtlığı yaşanırken, İstanbul’da ise vatandaşlar fahiş su faturaları ile karşı karşıya kalıyor. 2019 yılından bu yana su faturalarına 13 kat zam yapan İBB, şimdi de ‘emsal fatura okuma’ fiyaskosuyla vatandaşın gündemine oturdu. İstanbul’da bir yurttaşın yaşadığı son olay, uygulamanın ulaştığı noktayı gözler önüne serdi.
Vatandaşın bir önceki ayki gerçek su tüketimi 9 metreküp olarak kayıtlara geçti. Ancak bir sonraki ay sayaç okunmadı. İSKİ, fiilî ölçüm yapmak yerine emsal yöntemi uyguladı ve tüketimi 28 metreküp olarak hesapladı. Vatandaşın kendi kontrolü sonucunda sayaçta görülen toplam tüketim ise yalnızca 11 metreküp oldu. Aradaki fark 17 metreküp olarak kayıtlara geçti. Sosyal medya ve şikâyet sitelerinde benzer vakalara yönelik yüzlerce yorum ve eleştiri bulunuyor. Birçok vatandaş yüksek gelen faturalardan şikâyet ederken, ‘emsal fatura’ okumanın bilinçli yapıldığını iddia ediyor.
FATURA 1 AYDA 2 KATINA ÇIKTI
Yüksek faturayı fark eden vatandaşın İSKİ’nin 185 çağrı merkezine yaptığı başvuruda, faturanın sayaç okunmadığı için emsal olarak düzenlendiği bilgisi verildi. Ancak emsal hesabının hangi kriterlere göre yapıldığına dair net bir açıklama sunulmadı. Benzer şikâyetlerin İstanbul’un farklı ilçelerinden de geldiği ifade ediliyor. Vatandaşlar, faturalarını kontrol etmezlerse kullanılmayan suyun bedelini ödemek zorunda kalıyor. Uzmanlar, emsal faturaların yalnızca istisnai durumlarda ve geçmiş tüketim ortalamalarına dayanarak, gerçek sayaç okumasıyla mahsuplaştırılarak uygulanması gerektiğini belirtiyor. Sayaç okunmaması veya personelin sahaya çıkmaması nedeniyle vatandaşlara yüksek fatura yansıtılması eleştiriliyor; özellikle otomatik ödeme talimatı olan aboneler fazla ödeme riskiyle karşı karşıya.
EMSAL, MECBURİ VE GEÇİCİ BİR UYGULAMA
Tüketici hukuku alanında çalışan avukat Kadir Önaldı, sayaç okunmadan kesilen emsal faturaların ciddi hukuki sıkıntılar barındırdığını belirterek “Su faturası ölçüme dayanmak zorundadır. Sayaç varken tüketimin tahmine dayalı şekilde faturalandırılması, temel hukuk ilkelerine aykırıdır. Emsal uygulaması ancak zorunlu ve geçici hâllerde kullanılabilir. Önceki ay 9 metreküp olan bir tüketimin, herhangi bir teknik gerekçe sunulmadan 28 metreküp olarak tahakkuk ettirilmesi hukuken savunulamaz. Vatandaşın yazılı itirazı hâlinde idarenin bu faturayı düzeltme yükümlülüğü vardır. Aksi durumda idari işlem iptaline kadar gidebilecek bir süreç doğar” dedi.
SAYACIN OKUNMAMASI VATANDAŞIN SUÇU DEĞİL
Tüketici dernekleri ise, emsal fatura uygulamasının yaygınlaşmasının ciddi bir güven problemi oluşturduğunu vurgulayarak “Son dönemde su, elektrik ve doğalgaz faturalarında emsal uygulaması bahanesiyle yapılan yüksek tahakkuklar artıyor. Vatandaş faturayı kontrol etmezse fazla bedel otomatik olarak tahsil ediliyor. Bu kabul edilemez. Su gibi temel bir ihtiyaçta sorumluluk idareye aittir. Sayaç okunmuyorsa bunun bedeli vatandaşa yüklenemez. Emsal fatura istisna olmaktan çıktı, neredeyse rutin hâle geldi. Bu durum açıkça tüketici aleyhine bir uygulamadır” açıklamasında bulundu.
Kaan ZENGİNLİ