Gazete Memur

Vergi haftasında adil sistem çağrısı: Ödeyen yoksul, ödemeyen zengin!

Emek örgütleri ve iktisatçılar, Vergi Haftası’da sistem eleştirisini yineledi: “Zenginden vergi alınmadığı sürece kamu hizmeti kalmayacak; toplum kalıcı yoksulluk ve eğitimsizlik döngüsüne sıkışacak”

Giriş:
Güncelleme:

Vergi Haftası “bilinç ve sorumluluk” mesajlarıyla başlarken sendikalar ve iktisatçılar vergi sistemindeki adaletsizliğe dikkat çekerek ücretlilerin artan vergi yüküne karşı dilim düzenlemesi ve servet vergisi çağrısı yaptı. Her yıl şubat ayının son haftasında kutlanan “Vergi Haftası” başladı. Gelir İdaresi Başkanlığı 37. Vergi Haftası kapsamında çocuklarda ve genç nesillerde vergi bilincinin oluşturulması, mükelleflerin vergiye gönüllü uyumunun artırılması ve kayıt dışı ekonomi ile mücadele bilincinin oluşturulması amacıyla yurt genelinde bilgilendirme faaliyetleri yürütecek. Vergi konusu resmi söylem içerisinde “bilinç ve sorumluluk” çerçevesinde sunulurken sivil alanda vergi daha çok “adalet, yük dağılımı, toplumsal refah” başlıklarıyla tartışılıyor. En sert eleştiriler ise emek cephesinden geliyor. En temel sorun ise çalışan kesim ile sermaye sahiplerinin ödediği dolaylı vergi oranlarındaki eşitlikten doğan adaletsizlik. Üstelik bütçede dolaylı vergilerin payı yüzde 62 iken kurumların payı yüzde 11 seviyelerinde.

ADALETSİZ SİSTEM DEĞİŞMELİ

Devrimci İşçi Sendikaları (DİSK) Başkanı Arzu Çerkezoğlu’na göre iktidar bilinçli olarak vergi adaletsizliği yaratıyor.  Gelir vergisi tarife dilimleri düşük belirlenirken işçilerin her yıl daha üst vergi dilimine girdiğine dikkat çeken Çerkezoğlu şunları paylaşıyor: “İşçilerin patronundan fazla vergi verdiği düzen bu. Son 12 yılda ücretlilerden kesilen toplam gelir vergisi 5,2 trilyon lira iken şirketlerin kârlarından alınan kurumlar vergisi 3,6 trilyon lirada kaldı. Gelir vergisi tarife dilimleri yeniden değerleme oranında artırılmalı. Asgari ücret istisnası matrahtan indirim yoluyla uygulanmalı. Asgari ücret sonrası ilk gelir vergisi tarife oranı ücretliler için yüzde 10’a düşürülmeli. İşverenlere uygulanan 5 puanlık prim desteği çalışanlara da uygulanmalı. Çağ dışı damga vergisi kaldırılmalı”

KAMU HARCIYOR

KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz de “Vergi Haftası’nda ‘bilinçli olun’ çağrısı yapmak kolay. Mesele kamusal kaynakların kimin için kullanıldığı” diyor. Karagöz, gerçek vergi bilincinin “Verginin kamusal hizmet için toplandığını bilmek; verginin savaş, rant ve sermaye aktarımı yerine eğitim, sağlık, barınma ve sosyal güvenliğe ayrılmasını talep etmek; servet vergisinin uygulanmasını istemek ve hesap sormak” olduğunu savunuyor. 

Devlet Planlama Teşkilatı eski uzmanı Prof. Uğur Emek ise Türkiye’de “nereden buldun” yasasının geri gelmesi gerektiğini, vergilendirmenin servet ve harcamaya bakılıp net aktif artışına göre yapılması gerektiğini savunuyor. Mevcut sistemin toplumda yarattığı tahribata şöyle dikkat çekiyor: “Örneğin otomobil fabrikası kuran teşvik alıp hiç vergi ödemezken siz  otomobil alırken dolaylı vergi,  ÖTV, MTV ödüyorsunuz. Devletin 2026’da 3.7 milyar TL vergi harcaması var. Böyle olduğu sürece kamusal hizmet ve dolayısıyla refah artmayacak. Türkiye’de 7 milyon çocuk sağlıklı besinden ve beceri geliştirebilecekleri eğitim ortamından yoksun. Ben köyden çıkıp bugünlere geldim, Devlet beni yurtdışına gönderdi ama artık yoksulluk kalıcı hale getirildi. Zenginden vergi alınmadığı sürece bu değişmeyecek”

Ekonomist Emre Şirin ise Vergi Haftası’nın dar gelirli halk için kutlamadan ziyâde yıl boyunca tutulan bir yas niteliğine büründüğünü söylüyor ve ekliyor: “Büyüklerimizin itibarı, biz küçüklerin vergi ödemesine bağlı(!) Kamu topluyor, kamu harcıyor; ödeyen yoksul, ödemeyen zengin! Evet şimdi başlasın kutlamalar, haydi halaya!”

‘KAMU KAYNAKLARI DOĞRU KULLANILMALI’

TÜRKIYE Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB) Genel Başkanı İrfan Hüseyin Yıldız, Vergi Haftası’na ilişkin açıklamasında vergi bilincinin yalnızca mali yükümlülük değil, aynı zamanda önemli bir toplumsal sorumluluk olduğunu belirterek “Vergi, güçlü bir devlet yapısının, sürdürülebilir kamu maliyesinin ve sağlıklı ekonomik sistemin temelini oluşturmaktadır. Vergi bilincinin gelişmesi, kayıt dışılığın azaltılması, adil rekabet ortamının sağlanması ve kamu kaynaklarının etkin kullanımı açısından kritik bir role sahiptir” dedi.

Elif Özge Yalçın