Gazete Memur

Trump, seçim öncesi Türkiye'ye dolar desteği verebilir

Jefferies International stratejisti Durukal Gün, ABD’nin Türkiye’de seçim öncesinde döviz rezervlerini güçlendirmek ve piyasa güvenini artırmak için Türkiye’ye dolar swap hattı teklif edebileceğini belirtti. Gün, bu ihtimali ABD’nin Arjantin’e sağladığı 20 milyar dolarlık destek paketine benzetti.

Giriş:
Güncelleme:

ABD’nin, Türkiye’de seçim öncesi dönemde döviz rezervlerini desteklemek ve piyasa güvenini artırmak amacıyla Türkiye’ye dolar swap hattı teklif edebileceği belirtildi. Bloomberg’de yer alan analize göre, Jefferies International stratejisti Durukal Gün, Trump yönetiminin geçen yıl Arjantin için devreye aldığı destek mekanizmasına benzer bir hattın Türkiye için de gündeme gelebileceğini değerlendirdi.

Gün, böyle bir desteğin Türkiye’de politika yapıcıların lira üzerindeki baskıyı yönetmesine, enflasyon beklentilerini sınırlamasına ve dolarizasyon eğilimini azaltmasına yardımcı olabileceğini belirtti. Analizde, olası swap hattının Türkiye’nin kredi risk primini de aşağı çekebileceği ifade edildi.

“ARJANTİN BENZERİ BİR SENARYO MÜMKÜN”

Jefferies stratejisti Gün, raporunda Türkiye’nin seçim öncesinde ABD’den Arjantin benzeri bir döviz swap hattı alabileceği “makul bir senaryo” gördüklerini belirtti.

Ancak Türk ve ABD’li yetkililerin böyle bir olasılığı kamuoyu önünde şimdiye kadar gündeme getirmediği de vurgulandı.

Türkiye’de olağan seçim takvimi 2028 ortasını işaret ediyor. Buna karşın bazı analistler ve siyaset çevrelerinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın üçüncü dönem tartışmaları bağlamında erken seçim kararı alabileceğine yönelik değerlendirmeler yapılıyor.

ARJANTİN’E 20 MİLYAR DOLARLIK DESTEK SAĞLANMIŞTI

Analizde, ABD’nin Arjantin’e sağladığı destek paketine de dikkat çekildi. ABD Hazine Bakanlığı’nın Arjantin için açıkladığı paket, Arjantin Merkez Bankası ile 20 milyar dolarlık döviz swap çerçevesini ve doğrudan peso alımlarını içeriyordu.

Bu adımlar, Arjantin’de ara seçimler öncesinde piyasaları istikrara kavuşturmak ve peso üzerinde yaşanabilecek yeni bir baskıyı önlemek amacıyla devreye alınmıştı.

Söz konusu mekanizmanın, ABD Merkez Bankası’nın piyasa stresi dönemlerinde bazı müttefik ülkelere sağladığı geleneksel swap hatlarından farklı olduğu belirtildi.

LİRA POZİSYONLARINA İLİŞKİN ENDİŞELER ARTTI

Jefferies’in değerlendirmesi, yabancı yatırımcıların lira pozisyonlarına ilişkin kaygılarının arttığı bir dönemde geldi.

Yüksek petrol fiyatlarının Türkiye’nin ödemeler dengesi üzerindeki baskıyı artırabileceği, büyümeyi sınırlayabileceği ve lira üzerinde yeni bir baskı oluşturabileceği belirtiliyor.

Son veriler de ekonomide ivme kaybına işaret etti. Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğinde yalnızca yüzde 0,1 büyürken, önceki üç aylık dönemde büyüme yüzde 0,4 olmuştu.

Analizde, ana muhalefet partisi liderliğine ilişkin mahkeme kararı sonrası siyasi risklerin de yeniden fiyatlamalara yansıdığı ifade edildi.

MERKEZ BANKASI REZERVLERİ VE CDS BASKISI

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın son dönemde “reel lira değerlenmesi” stratejisini korumaya çalıştığı belirtilen analizde, bu kapsamda döviz ve altın varlıklarının satıldığı, mart ayında ise ABD tahvillerinin neredeyse tamamının elden çıkarıldığı aktarıldı.

Bu gelişmelerin Türkiye’nin kredi risk primine de yansıdığı kaydedildi.

Bloomberg’in derlediği verilere göre Türkiye’nin 5 yıllık CDS’i yaklaşık 240 baz puan seviyesine yükseldi. Bu oran yılın başında 204 baz puan düzeyindeydi. Siyasi risklerin arttığı dönemde CDS’in geçen ay 260 baz puanın üzerine çıktığı da belirtildi.

“GEÇEN YILKİ SATIŞ DALGASI TEKRARLANMAYABİLİR”

Jefferies stratejisti Gün, yakın vadede piyasa stresinin geçen yıl İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından görülen satış dalgası kadar sert olmasını beklemediğini ifade etti.

Gün’e göre, yurt içi yatırımcıların dolarizasyona yönelimi şimdilik sınırlı kalıyor. Lira varlıklarda sunulan cazip reel getiriler, yerel yatırımcıların dövize geçişini yavaşlatan unsurlardan biri olarak değerlendiriliyor.

ENFLASYON VE FAİZ BEKLENTİLERİ DEĞİŞTİ

Son şokların enflasyonu beklenenden yüksek seviyede tuttuğu belirtilen analizde, nisan ayında enflasyonun yüzde 32,4’e çıktığı hatırlatıldı.

Bu gelişmeler, Merkez Bankası’nın bu yıl faiz indirimine gidebileceği beklentilerini de zayıflattı. Bankanın resmi politika faizi yüzde 37 seviyesinde bulunurken, bankalara fonlama yüzde 40 oranından sağlanıyor.

Gün, Merkez Bankası’nın haziran ayında faiz artırmasını beklemediğini belirtti. Bu beklentide, ABD ile İran arasında olası bir anlaşma ihtimalinin etkili olduğu ifade edildi.

Jefferies’e göre Merkez Bankası, kalıcı şoklar ortaya çıkmadığı sürece politika faizinde doğrudan değişiklik yapmak yerine faiz koridorunda kademeli ayarlamalarla yanıt verebilir.

2026’DA FAİZ İNDİRİMİ İÇİN ALAN SINIRLI

Gün, jeopolitik koşulların daha olumlu bir senaryoya dönmesi halinde bile 2026’da faiz indirimleri için alanın sınırlı olduğunu değerlendirdi.

Jefferies, Türkiye’de enflasyonun 2026 sonunda yüzde 31, 2027’de ise yüzde 25 seviyesinde olacağını öngörüyor. Politika faizinin ise gelecek yıl boyunca yüzde 35-36 bandında kalabileceği tahmin ediliyor.

KARAR