Türkiye genelinde, özellikle de büyükşehirlerde gayrimenkul piyasası eşi benzeri görülmemiş bir darboğazdan geçiyor. Yüksek faiz oranları ve finansmana erişimdeki zorluklar sebebiyle konut satışları gerilerken, kentsel dönüşüm projeleri kapsamında evlerini boşaltan binlerce ailenin piyasaya girmesi kiralık talebini patlattı. Arzın yetersiz kalmasıyla dengelerin tamamen ev sahipleri lehine değiştiği bu yeni dönemde, "düzenli ödeme yapacak kusursuz kiracı" arayışı sınırları zorluyor. Eskiden yalnızca kimlik, depozito ve ilk kira bedeliyle yapılan sözleşmeler tarih olurken; günümüzde kiracı adayları, finansal ve özel hayatlarını bütün şeffaflığıyla masaya yatırmak mecburiyetinde bırakılıyor.
FİNANSAL RÖNTGEN TALEBİ
Sektör temsilcilerinin aktardığına göre, yüksek kira bedelli konutlarda mülk sahiplerinin talepleri bir bankanın kredi onay departmanını aratmıyor. Kiracının yalnızca ne iş yaptığı değil, aynı iş yerinde ne kadar süredir çalıştığı da sorgulanıyor. Düzenli geliri belgeleyen resmî evraklar olmadan masaya oturmayan ev sahipleri; maaş bordrosu, banka hesap hareketleri ve Findeks kredi notunun yanı sıra, kiracı adayının kredi kartı limitini dahi talep edecek boyuta ulaştı. Bazı ilanlarda ise bir yıllık peşin kira, kefil ya da fahiş depozito beklentileri artık sıradan bir dayatma hâline geldi.
SOSYAL MEDYASINA BAKIYORLAR
Finansal taramanın ötesine geçen süreçte, en dikkat çekici yeni uygulamalardan biri de "eski ev sahibinden referans" dönemi oldu. İş başvurularını andıran bu sistemde, kiracı adayından daha önce oturduğu evin sahibiyle iletişim kurulmasına izin vermesi bekleniyor. Mülk sahipleri bu yolla kiracının ödeme alışkanlıklarını, komşuluk ilişkilerini ve evi özenli kullanıp kullanmadığını teyit etmeye çalışıyor. Bununla birlikte emlak danışmanları, bazı ev sahiplerinin sözleşme öncesi adayların sosyal medya hesaplarını mercek altına aldığını belirtiyor. Adayın evcil hayvan besleyip beslemediği, evden çalışma düzeni, kalabalık organizasyonlar yapıp yapmadığı ve genel yaşam tarzına dair ipuçları doğrudan birer eleme kriteri olarak kullanılabiliyor.
GÜVEN PROBLEMİ ZİRVEYE ÇIKTI
Piyasadaki bu keskin değişimi değerlendiren gayrimenkul uzmanı Murat Gözüpek, süreci şu sözlerle özetliyor: "Eskiden mal sahipleri için sadece düzenli bir gelir beyanı yeterliyken, son yıllarda artan kira uyuşmazlıkları ve uzayan tahliye davaları güven problemini zirveye taşıdı. Artık mülk sahipleri, evlerini bir yatırım aracı olarak güvence altına almak istiyor ve sıfır riskle hareket etmeye çalışıyor. Kentsel dönüşümle birlikte artan talep de ev sahiplerinin elini güçlendirdi. Arzın bu kadar kısıtlı olduğu bir ortamda, ne yazık ki kuralları tamamen mal sahibi koyar hâle geldi."
BAZI EV SAHİPLERİNİN TALEPLERİ
- Maaş bordrosu ve SGK hizmet dökümü
- Banka hesap hareketleri
- Kredi notu (Findeks) ve kredi kartı limit bilgisi)
- Devlet memuru kefil ve kefilin gelir belgeleri
- Önceki ev sahibinden yazılı veya sözlü referans
- Birkaç aylık veya bir yıllık peşin kira dayatması
- Yüksek depozito bedelleri
- Evcil hayvan bulunmadığına ilişkin bağlayıcı taahhütnameler
SÜTTEN AĞZI YANAN YOĞURDU ÜFLEYEREK YİYOR
Kiracıların şikâyetlerine karşılık, ev sahiplerinin de bu süreçte kendilerine göre haklı gerekçeleri var. Yaşadığı mağduriyeti anlatan ev sahibi Ahmet Cantanır, mülk sahiplerinin neden bu kadar katılaştığını şöyle anlatıyor: Kiracım ilk birkaç ay düzenli ödedikten sonra bahaneler üretmeye başladı. Tam bir yıl boyunca evimde bedava oturdu. Ne kiramı alabildim ne de yasal olarak hemen çıkarabildim. Mahkeme süreçleri zaten yıllar sürüyor. Bu süreçte hem maddi hem manevi olarak tükendim. Şimdi yeni birine evimi verirken elbette en ince ayrıntısına kadar araştıracağım. İnsanlar bize kızıyor ama kimse bana haksızsın demesin. Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yiyor.
İSTENİLEN ŞARTLAR YASAL MI?
Konunun yasal boyutunu değerlendiren Avukat Volkan Karabağ, ortadaki derin çelişkiye dikkati çekerek şu yasal uyarılarda bulunuyor: Ev sahibinin mülkünü koruma güdüsü ve kiraya verme konusundaki anayasal ‘sözleşme serbestisi’ elbette hukuken anlaşılabilir. Ancak, talep edilen bilgi ve belgelerin Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ile özel hayatın gizliliği sınırlarını aşmaması gerekiyor. Kiracı adayları, paylaşmak istemedikleri kredi kartı limiti, detaylı banka dökümü gibi hassas verileri vermeye kesinlikle zorlanamaz. Fakat ev bulmaya çalışan vatandaş çaresiz kalıyor ve barınma ihtiyacı uğruna bu zorlu mülakat çarkından geçmek mecburiyetinde bırakılıyor.
Kaan ZENGİNLİ