Devlet Memurları Konfederasyonu Genel Başkanı Osman Kaya, memur emekçilerinin yaşadığı sorunlara ilişkin açıklamalarda bulundu. Kaya; memur için, mutfak ve pazardaki yangının söndürülemez bir boyuta ulaştığını vurguladı.
Dört kişilik bir ailenin sadece sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken asgari harcama tutarının, yani açlık sınırının 32 bin 792 TL’ye dayandığını belirten Kaya, gıdanın yanında diğer zorunlu ihtiyaçları kapsayan yoksulluk sınırının ise tam 106 bin 815 TL ile rekor kırdığını söyledi. Kaya, bekâr bir çalışanın ise insanca yaşayabilmesi için cebinden 42 bin 500 TL’nin çıkması gerektiğini ifade etti.
‘KOMİK ARTIŞLAR YARAYA MERHEM OLMUYOR’
Yetkililere, “Bugün Türkiye’de kaç kamu görevlisi yoksulluk sınırının üzerinde maaş alıyor?” sorusunu yönelten Kaya, “Memurlarımız artık yoksulluğu çoktan kanıksamış, doğrudan açlık sınırıyla göğüs göğüse çarpışır hale gelmiştir.
Mutfak enflasyonunun yıllık ortalama yüzde 40’lar seviyesinde seyrettiği bu zorlu süreçte, memurumuz marketin yolunu unutmuş durumdadır. Temel gıda maddelerindeki fahiş artışlar, devletin memurunun kendi çocuklarına dengeli beslenme imkanı sunmasını dahi engellemektedir. Gıda hakkı en temel insan hakkıdır ve memurumuz bu haktan her geçen gün biraz daha mahrum bırakılmaktadır. Kamu çalışanı, devleti temsil eder; her daim temiz, düzenli ve saygın görünmek durumundadır. Ancak bugün bir takım elbisenin, bir çift ayakkabının maliyeti memurun aylık bütçesinde büyük gedikler açmaktadır. Komik düzeylerde kalan giyim yardımlarıyla memurun bu ihtiyacını karşılaması imkansızdır. Benzer şekilde ulaşım maliyetleri de kamu çalışanının sırtında devasa bir yüktür. Akaryakıta ve toplu taşımaya gelen peş peşe zamlar yüzünden memurlarımızın maaşlarının önemli bir kısmı sadece işe gidip gelmek için harcanmaktadır. Şehirlerarası tayin olan veya büyükşehirlerde fahiş kiralarla boğuşan memurlarımız için ulaşım ve barınma tam bir çileye dönüşmüştür. Bizler devletin asli unsurlarıyız. Alın terimizin, emeğimizin hiçe sayılmasını kabul etmiyoruz. Enflasyon farkı adı altında yapılan geriye dönük komik artışlar yaraya merhem olmaktan çok uzaktır. Memurun alım gücünü artıracak, yoksulluk sınırını baz alan kalıcı ve adil bir ücret düzenlemesi artık kaçınılmazdır” dedi.
‘ENFLASYON FARKI YANSITILMALI’
Devlet Memurları Konfederasyonu olarak taleplerini, “Enflasyon farkı aylık olarak maaşlara yansıtılmalı, vergi dilimi adaletsizliği giderilmelidir. Kamu çalışanlarına ve emeklilerimize ivedilikle refah payı verilmelidir. Gerçek enflasyon karşısında kamu çalışanlarımızı koruyacak kalıcı bir ücret politikası oluşturulmalıdır. Tüm kamu çalışanlarımıza bayram öncesi ikramiye verilmelidir” olarak açıklayan Kaya, haklarını alana kadar mücadeleyi büyüterek sürdüreceklerinin altını çizdi.
Taylan GÜLKANAT