Gazete Memur

Mart ayında rezervlerde tarihi azalma: 43,4 milyar dolar

İran savaşıyla sarsılan küresel piyasalarda Türk varlıklarından kaçış hızlanırken, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın resmi rezervleri mart ayında 43,4 milyar dolar azalarak tarihinin en büyük aylık düşüşünü kaydetti.

Giriş:
Güncelleme:

Bölgesel gerilimin enerji fiyatlarını tetiklemesi ve küresel risk iştahını bıçak gibi kesmesi, Türkiye ekonomisi üzerindeki baskıyı artırıyor.

Bloomberg tarafından incelenen ödemeler dengesi verileri, Türkiye’nin mart ayında döviz rezervlerinde rekor bir erimeyle karşı karşıya kaldığını ortaya koydu.

Rezervlerde 43,4 milyar dolarlık "müdahale" izleri

Mart ayında resmi rezervlerde yaşanan 43,4 milyar dolarlık tarihi düşüş, piyasalarda şok etkisi yarattı.

Bloomberg analizine göre bu erimenin temel nedenleri şunlar:

Portföy Çıkışları: İran savaşı sonrası gelişmekte olan ülkelerden kaçan sermaye dalgasını dengelemek amacıyla yapılan devlet müdahaleleri.

Enerji Faturası: Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla tırmanan petrol ve doğalgaz fiyatlarının, Türkiye gibi enerji ithalatçısı bir ülkenin cari dengesini bozması.

Cari açıkta enerji pençesi

Şubat ayında 7,3 milyar dolar olan cari açık, mart ayında enerji maliyetlerindeki artışın etkisiyle 9,7 milyar dolara tırmandı.

İstanbul merkezli ekonomist Haluk Bürümcekçi, uluslararası bankaların 2026 petrol fiyat tahminlerini yukarı yönlü revize etmesinin Türkiye için riskleri kronik hale getirdiğini belirtti.

Bürümcekçi, tedarik zinciri aksaklıklarının yanı sıra turizm ve ulaşım gelirlerindeki olası kayıpların da yıl sonu dengelerini tehdit ettiğine dikkat çekti.

Yabancı bankalar pozisyon değiştiriyor

Büyüyen cari açık ve bölgesel riskler, uluslararası finans devlerinin Türk lirasına bakışını da negatife çevirdi. Bank of America ve Barclays, daha önce Türk lirası işlemlerine yönelik sürdürdükleri "olumlu" pozisyonlarını terk ettiklerini açıkladı.

Merkez Bankası’ndan "arka kapı" sıkılaştırması

Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, cari açığın GSYH’ye oranının tarihsel ortalamaların altında kalacağını savunsa da yukarı yönlü risklerin varlığını kabul ediyor. Ekonomi yönetimi talebi soğutmak için yüksek faiz ve kredi kısıtlamalarına devam ederken, TCMB teknik bir manevraya başvurdu:

Politika faizi %37 seviyesinde sabit tutulmasına rağmen, savaş sonrası piyasaya sağlanan fonlamanın maliyeti fiilen %40'a çıkarıldı.

Bu adım, resmi bir faiz artışı yapmadan likiditeyi sıkılaştırmayı hedefleyen bir "teknik önlem" olarak değerlendiriliyor.

Gözler Enflasyon Raporu'nda

Nisan ayında yıllık enflasyonun %32,4’e yükselmesi, Merkez Bankası’nın %16 olan yıl sonu hedefinin gerçekçiliğini tartışmaya açtı. Piyasalar, yarın TCMB Başkanı Fatih Karahan tarafından açıklanacak olan yeni Enflasyon Raporu’na kilitlendi.

Ekonomistlerin genel beklentisi, savaşın yarattığı maliyet baskısı nedeniyle yıl sonu hedeflerinde yukarı yönlü keskin bir revizyon yapılması yönünde.

Ekonomim