Konut piyasasında alıcıların tercihlerini belirleyen kriterlere yenileri ekleniyor. Aynı bölgede, hatta birbirine birkaç yüz metre mesafede bulunan benzer özelliklerdeki daireler arasında milyonlarca liralık fiyat farkları görülebiliyor.
Fiyat farkında konutun metrekaresi, yaşı ve fiziki özelliklerinin yanı sıra bulunduğu sitenin yönetim anlayışı da giderek daha fazla öne çıkıyor. Aidat tutarı, sitenin borçları, güvenlik ve otopark imkanları, ortak alanların durumu ve sakin profili alıcıların kararında etkili oluyor.
Yüksek aidatlara rağmen yeterli hizmet alınamayan, yönetim-sakin anlaşmazlıklarının yaşandığı, ortak alanları bakımsız veya kısa süreli kiralamaların yoğun olduğu sitelerde konutların satış süreci uzayabiliyor. Düzenli ve şeffaf yönetilen sitelerdeki daireler ise ikinci el piyasasında avantaj sağlayabiliyor.
Alıcılar site bilançosunu da inceliyor
Konut alıcıları artık yalnızca dairenin satış fiyatına değil, satın alma sonrasında karşılaşacakları toplam maliyete de bakıyor.
Yüksek aidatların yanı sıra geçmişten kalan site borçları, planlanan bakım ve yenileme çalışmaları ile toplu ödeme gerektirebilecek giderler, ilk bakışta uygun fiyatlı görünen bir konutun maliyetini artırabiliyor.
Bu nedenle bazı alıcılar satın alma kararı öncesinde sitenin bütçesini, aidat geçmişini, devam eden davaları ve planlanan harcamaları da sorguluyor. Bu durum özellikle yatırım amaçlı konut alanlar ve ilk kez ev sahibi olacaklar açısından önem kazanıyor.
Kötü yönetim konutun değerini etkiliyor
Türkiye'nin haberine göre yYolumsuz etkileyebiliyor.
Ortak alanlarda elektrik ve su kesintileri, çalışmayan asansörler veya bakımsız sosyal alanlar günlük yaşamı zorlaştırırken, satış aşamasında alıcının pazarlık gücünü artırabiliyor.
Yönetimin gelir-gider tablolarında yeterli şeffaflığın bulunmaması ve geçmiş dönemlerden devreden borçlar da alıcılar açısından risk unsuru olarak değerlendiriliyor.
Ailelerin tercih ettiği siteler prim yapıyor
Çocuklu ailelerin yoğunlukta olduğu, ortak yaşam kurallarının yerleştiği, güvenlik ve otopark sorunu bulunmayan ve sosyal alanları düzenli işletilen siteler daha fazla talep görebiliyor.
Buna karşılık gürültü şikayetlerinin yoğun olduğu veya kısa süreli kiralamaların yaygınlaştığı sitelerde konutların satış süresi uzayabiliyor.
Sektör temsilcilerine göre bu değişimle birlikte konut satın alırken "hangi sitede?" sorusu, "hangi daire?" sorusu kadar önemli hale geliyor.