İkinci el akıllı telefon pazarında son dönemde gözle görülür bir hareketlilik yaşanıyor. Tüketiciler, artan sıfır cihaz maliyetleri karşısında daha ekonomik bir alternatif sunan ikinci el veya yenilenmiş ürün seçeneklerine yöneliyor. Ancak uzmanlar, kozmetik açıdan yıpranmamış ve sorunsuz çalışan cihazların dahi ciddi güvenlik riskleri barındırabileceğine dikkat çekiyor.
SADECE FİZİKSEL DEĞİL DİJİTAL TEMİZLİK DE ŞART
Uluslararası basına yansıyan araştırmalar ve veri güvenliği şirketlerinin raporları, el değiştiren her üç ikinci el telefondan birinde eski sahibine ait verilerin kaldığını ortaya koyuyor. Cihazda unutulan kişisel evrak ve fotoğrafların yanı sıra, resmi uygulama mağazalarının dışından yüklenmiş yazılımlar hem alıcı hem de satıcı tarafı için finansal ve kişisel veri ihlallerine davetiye çıkarıyor.
YALNIZCA FABRİKA AYARLARINA DÖNMEK YETERLİ Mİ?
Konuyu değerlendiren Bilişim Uzmanı Osman Demircan, ikinci el bir telefon edinildiğinde cihazın tamamen temizlendiği varsayımıyla hareket edilmemesi gerektiğinin altını çiziyor. Kullanıcıların SIM kart, e-posta hesabı veya kişisel veri aktarımı yapmadan önce cihazı mutlaka fabrika ayarlarına döndürmesini tavsiye eden Demircan, bu işlemin her senaryoda yüzde yüz koruma sağlamayabileceğini vurguluyor.
Özellikle yazılımına müdahale edilmiş, bootloader kilidi açılmış veya üretici dışı yazılım (ROM) yüklenmiş Android cihazlarda basit bir fabrika ayarlarına dönme işleminin işletim sistemi katmanına sızmış zararlı kodları temizleyemeyebileceği ifade ediliyor. Ayrıca temizlik işleminin ardından yapılan eski yedekleme geri yüklemelerinin, önceden silinen şüpheli uygulamaları cihaza tekrar dahil edebileceği uyarısı yapılıyor.
CASUS YAZILIM VE ZARARLI UYGULAMA İŞARETLERİ
Satın alınan bir cihazda zararlı veya takip amaçlı bir yazılımın bulunup bulunmadığını anlamak için birden fazla belirtinin aynı anda gözlemlenmesi gerekiyor. Uzmanlar şüphe uyandırması gereken temel durumları şöyle sıralıyor:
Kullanıcı bilgisi dışında telefonun aşırı ısınması, bataryanın aniden tükenmesi ve mobil veri kullanımında belirgin artışlar yaşanması.
Cihaz sahibinin yüklemediği veya silinmesine izin vermeyen uygulamaların mevcudiyeti.
Tanınmayan uygulamalara cihaz yöneticisi, erişilebilirlik, SMS okuma veya kamera/mikrofon gibi yüksek seviyeli yetkilerin verilmiş olması.
Bilinmeyen VPN profilleri, kendiliğinden açılan reklam sayfaları ve rehberdeki kişilere kullanıcının bilgisi dışında mesaj gönderilmesi.
Android platformunu kullanan kişilerin, dışarıdan yüklenen uygulamaları da taranabilen Play Protect sistemini aktif tutmaları ve uygulama bazlı veri/pil tüketim grafiklerini düzenli kontrol etmeleri öneriliyor.
DOĞRUDAN BÜTÇEYİ VE FİNANSAL GÜVENLİĞİ HEDEF ALIYORLAR
Kötü amaçlı yazılımların amacının yalnızca kişisel yaşamı izlemekle sınırlı kalmadığını belirten uzmanlar, temel hedefin finansal varlıklar olduğuna işaret ediyor. Bankacılık odaklı zararlı yazılımlar; ekrana sahte giriş pencereleri yerleştirerek veya tek kullanımlık SMS onay kodlarını ele geçirerek banka hesaplarının boşaltılmasına, kredi kartı bilgilerinin çalınmasına ve dijital kimlik hırsızlığına yol açabiliyor.
NEFES