Sanatçı Hadise’nin UNICEF için hazırladığı, “Bu Ramazan dünyanın hiçbir yerinde aç bir çocuk kalmasın. Türkiye’den Gazze’ye, Sudan’dan Afrika’nın en uzak köylerine… Bağışınla çocuklara umut ol” mesajını içeren videosu sosyal medyada tepki çekti. Video, gelen eleştirilerin ardından sanatçı tarafından silindi.
Ancak bu durum ülkedeki çocuk yoksulluğu gerçeğini değiştirmedi. iktidarın ekonomi politikaları ve derinleşen kriz en çok çocukları vurdu.
Resmi verilere göre her 3 çocuktan biri yoksulluk ya da sosyal dışlanma riski altında. Yaklaşık 2 milyon çocuk en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamayan hanelerde yaşıyor. 950 bin çocuk çalışıyor, 1,5 milyona yakın çocuk örgün eğitimin dışında.
ÇOCUKLAR RİSK ALTINDA
Sofrada et ve balık giderek kaybolurken, sebze ve meyve haftada birkaç güne sıkışıyor. Eğitimden kopuş ve çocuk işçiliğindeki artış ise yoksulluğun artık geçici değil, kuşaklar arası devredilen yapısal bir sorun haline geldiğini gösteriyor. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) verileri ise Türkiye’nin çocuk yoksulluğunda 39 ülke içinde en kötü ikinci sırada olduğunu ortaya koyuyor. Bu tablo, sorunun geçici değil yapısal olduğunu gösteriyor.
Derin Yoksulluk Ağı Kurucusu Hacer Foggo, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine değinerek çocukların yüzde 36,8’inin yani yaklaşık 8 milyon çocuğun yoksulluk ya da sosyal dışlanma riski altında yaşadığını ortaya koyduğunu söyledi. Foggo "Bu oran yalnızca gelir düşüklüğünü değil, yeterli beslenememeyi, yeni giysiye erişememeyi, ders çalışabilecek güvenli bir alanın olmamasını ve sosyal hayata eşit katılamamayı ifade eder" dedi. Hane düzeyindeki verilerin de bu tabloyu doğruladığını anlatan Foggo "Nüfusun yüzde 35,1’i iki günde bir protein içeren yemeği karşılayamıyor. Yüzde 19,6’sı ısınma ihtiyacını gideremiyor, yüzde 56,4’ü borçlu. Bu koşullarda çocukların beslenmesi ve gelişimi de doğrudan etkileniyor. Yetersiz beslenmeye bağlı bodurluk oranının yüzde 5,5 seviyesinde olması, sorunun artık bir halk sağlığı sorunu olduğunu gösteriyor. Bu oranlar gıda güvencesizliğinin çocukların günlük yaşamında somutlaştığını ortaya koyuyor" diye konuştu.
ÇOCUK İŞÇİLİĞİ ARTTI
Foggo, özetle şöyle devam etti:
"15–17 yaş grubunda çalışma oranı son dört yılda yüzde 16,2’den yüzde 24,9’a yükseldi. Türkiye’de yaklaşık 3,9 milyon olan bu yaş grubunda yaklaşık 950 bin çocuk çalışıyor. Aynı zamanda ERG’nin MEB verilerine dayanarak yaptığı hesaplamaya göre örgün eğitim dışında kalan çocuk sayısı 1 milyon 470 bin 694. Bu iki veri birlikte okunduğunda, çocuk yoksulluğunun geçici değil, kuşaklar arası yoksulluğa devredilme riski taşıyan yapısal bir sorun olduğu görülüyor. Sosyal devlet öncelikle kendi resmi verilerini görmezlikten gelmez, çocuğun beslenme hakkı da, ücretsiz, sağlıklı okul yemeğini de, eğitim dışında kalan çocuklarda önceliklidir. "
UNICEF’in yayımladığı videoya ilişkin de Foggo "Türkiye’yi kıtlık yaşayan ve savaş olan ülkelerle değil, OECD ülkeleriyle karşılaştırmak gerekir" dedi. UNICEF, ILO ve Avrupa Birliği’nin Türkiye’de çeşitli kurumlarla ortak projeler yürüttüğünü anımsatan Foggo, buna rağmen çocuk işçiliğindeki artışın ve eğitim dışına itilen çocuk sayısının büyüdüğüne dikkat çekti. Foggo “Eğer her üç çocuktan biri yoksulluk riski altındaysa, bu yalnızca ekonomik bir veri değil, ülkenin en temel sorunudur” değerlendirmelerinde bulundu.
RAKAMLARLA ÇOCUK YOKSULLUĞU
• 0–17 yaş arasındaki çocukların yüzde 31–34’ü yoksulluk içinde.
• OECD tanımına göre çocuk yoksulluğu oranı yüzde 32 civarında; Türkiye 39 ülke içinde en kötü ikinci sırada.
• AB ortalaması yaklaşık yüzde 19 iken Türkiye’de oran yüzde 30’un üzerinde.
• 15–24 yaş grubunda gençlerin yalnızca yüzde 28,4’ü günde bir kez meyve, yüzde 35,1’i günde bir kez sebze tüketebiliyor.
• Tüm nüfusta haftada 5 porsiyondan az meyve-sebze tüketenlerin oranı yüzde 87–88.
HER 9 ÇOCUKTAN 1’İ OBEZ
CHP Sağlık Politika Kurulu Başkanı ve Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Kayıhan Pala, Türkiye’de yaklaşık her 9 çocuk ve gençten 1’inin obeziteyle mücadele ettiğini açıkladı. DSÖ Avrupa Bölgesi verilerine göre Türkiye, yetişkin obezitesinde en üst sıralarda yer alıyor. Pala, obezitenin yalnızca bireysel değil; gıda kalitesi ve kamusal düzenlemelerle bağlantılı bir halk sağlığı sorunu olduğunu söyledi. Yetersiz ve sağlıksız beslenme, yoksulluğun bir başka yüzü olarak çocukların karşısında.
Sibel Bahçetepe/Birgün