Dünyada daha temiz ulaşım ve yeşil enerji dönüşümünün önemli bir ayağı haline gelen elektrikli otomobiller hızla yaygınlaşırken, Türkiye’de yüksek fiyatlar ve zayıflayan alım gücü bu dönüşümün önünde ciddi bir engel oluşturuyor. Çevresel kaygıların giderek arttığı bir dönemde elektrikliye geçişi desteklemesi beklenen vergi politikaları ise tam tersine, artan maliyetlerle birlikte tüketicinin erişebildiği modelleri daraltarak pazarı büyütmek yerine frenliyor. Türkiye otomobil ve hafif ticari araç pazarında ağustos ayında yüzde 20’nin üzerinde daralma yaşanırken, elektrikli otomobil satışları da geçen yılın aynı ayına göre yüzde 32 gerileyerek 11 bin 878 adede düştü. Elektrikli otomobillerin ocak-ağustos dönemindeki satışları ise yüzde 12 azalarak 105 bin 255 oldu. Bu dönemde elektrikli otomobillerin toplam pazardaki payı yüzde 18,7 olarak gerçekleşti. Küresel pazarda ise tablo Türkiye’nin aksine büyümeye işaret ediyor. Dünyada temmuz ayında 1,8 milyon elektrikli araç satıldı. Satışlar geçen yılın aynı ayına göre yüzde 9 artarken, ocak-temmuz dönemindeki toplam satışlar yüzde 4 yükselerek 11,5 milyona ulaştı. Avrupa’da ise elektrikli araç satışları temmuzda yüzde 33 artışla 450 bin adede çıktı. Ocak-temmuz döneminde Avrupa’daki satışlar yüzde 28 büyüyerek 3 milyona ulaştı. Bölgedeki yasal düzenlemeler ve sübvansiyonlar, elektrikli araç pazarındaki büyümeyi desteklemeyi sürdürüyor.
ÖTV KAYNAKLI FİYAT BASKISI
Türkiye’de elektrikli otomobillere yönelik talep durmamış olsa da vergilendirme sistemi tüketicilerin erişebildiği model sayısını da daraltıyor. Özellikle 160 kW ve altındaki elektrikli otomobillerde 1 milyon 650 bin liralık matrah sınırının aşılması halinde ÖTV oranının yüzde 25’ten yüzde 55’e yükselmesi, fiyat artışlarıyla birlikte daha fazla modelin yüksek vergi dilimine geçmesine yol açıyor. Matrah sınırının uzun süredir güncellenmemesi de bu süreci hızlandırıyor. Böylece küresel ölçekte elektrikli araçlara geçiş hız kazanırken, Türkiye’de vergi yapısı nedeniyle tüketicilerin ulaşabildiği elektrikli otomobil seçenekleri giderek azalıyor. Pazarın gerilemesinde ÖTV kaynaklı fiyat baskısı önemli bir etken olarak öne çıkıyor.
GELENEKSEL MARKALARIN SATIŞLARI SINIRLI
Türkiye’de elektrikli otomobil pazarının yüzde 20’lik eşiği aşamamasında, yüksek satış hacmine sahip geleneksel markaların elektrikli modellerindeki sınırlı satışlar da dikkat çekiyor. İlk 8 ayda elektrikli otomobillerin toplam satışlarında Renault’un payı yüzde 1,67, Volkswagen’in yüzde 1,27, Peugeot’nun yüzde 3,83, Fiat’ın yüzde 5,78 ve Skoda’nın yüzde 5,87 seviyesinde kaldı. Toyota’da ise elektrikli modeller servis tebliği nedeniyle ayrı bir sınırlamayla karşılaşıyor. Pazarın ilk 10 sırasına bakıldığında ise Togg’un iki modeli öne çıkıyor. Ocak-ağustos döneminde Togg T10X 17 bin 783, T10F ise 12 bin 951 adet satıldı. Böylece iki modelin toplam satışları 30 bin 734’e ulaştı. Bu rakam, 105 bin 255 adetlik elektrikli otomobil pazarının yaklaşık yüzde 29,2’sini oluşturdu.
ALT YAPI DA YETİŞEMİYOR: 10 ARACA 1 ŞARJ SOKETİ
Türkiye’deki elektrikli otomobil sayısı temmuz sonunda 465 bin adede yaklaşırken halka açık elektrikli araç şarj soketi sayısı 46 bini geçti. Böylece şarj soketi başına düşen elektrikli otomobil sayısı 10’a yükseldi ve Türkiye, yaklaşık 8 araca 1 soketin düştüğü AB ortalamasının gerisinde kaldı. Bu tablo, elektrikli araç parkının şarj altyapısından çok daha hızlı büyüdüğünü ve yeni şarj yatırımlarına ihtiyaç olduğunu gösteriyor. Şarj altyapısının kullanıcı açısından en önemli bölümünü ise DC, yani hızlı şarj noktaları oluşturuyor. Temmuz itibarıyla Türkiye’de 20 bin 461 DC hızlı şarj soketi bulunuyor. Bu da yaklaşık 23 elektrikli araca 1 hızlı şarj soketi düştüğü anlamına geliyor. AC soket sayısı ise 26 bin 204. Burada oran yaklaşık 18 elektrikli araca 1 AC soket seviyesinde. Avrupa Birliği’nde ise halka açık şarj altyapısı 1 milyon 157 bin 551 adete ulaşmış durumda.
SIFIR OTO ORTALAMASI 3 MİLYON LİRAYI AŞTI
Türkiye’de sıfır otomobilin ortalama fiyatı 3 milyon lirayı aşarken, pazarın gerçek büyüklüğü de belli oldu. Otodexa’nın Temmuz 2026 çalışmasına göre, ay boyunca 44 markanın 716 farklı versiyonundan 62 bin 478 otomobil satıldı. Satılan araçların vergiler dahil toplam perakende değeri 189,1 milyar TL, yani yaklaşık 4 milyar dolar olarak hesaplandı. Böylece temmuzda satılan bir sıfır otomobilin ortalama fiyatı 3,03 milyon TL’ye (64 bin 400 dolar) ulaştı. Pazarda adet ve değer bazında liderlik ise farklı markalarda oluştu. Renault, 7 bin 814 satış ve yüzde 12,51’lik payla adet lideri olurken, tüketicinin en çok para harcadığı marka ise Mercedes-Benz oldu. Yüzde 9,39’luk payla toplam pazar cirosunda zirvede yer aldı. İlk 10 marka tek başına toplam pazar değerinin yüzde 66,5’ini oluşturdu. Mercedes-Benz’i yüzde 9,27 ile Renault, yüzde 8,56 ile Volkswagen, yüzde 6,69 ile BMW, yüzde 6,58 ile Skoda, yüzde 6,05 ile Toyota, yüzde 5,88 ile Hyundai, yüzde 5,68 ile TOGG, yüzde 4,33 ile Peugeot ve yüzde 4,11 ile Audi takip etti.
KARAR