Gazete Memur

Dünya ekonomisinde 'Kara Kuğu' alarmı

BCA Research, 2026 yılına yönelik raporunda küresel piyasaları sarsabilecek en kritik risklerin jeopolitik gerilimler ve güç dengelerindeki değişimlerden kaynaklanabileceğini vurguladı. Raporda, özellikle İran, Çin ve NATO eksenindeki olası gelişmelerin dünya ekonomisi ve finansal piyasalar üzerinde belirleyici olabileceğine dikkat çekildi.

Giriş:
Güncelleme:

BCA Research, 2026 yılına ilişkin küresel piyasalara yön verebilecek en kritik risk senaryolarını yayımladığı raporunda, jeopolitik gerilimlerin ve güç dengelerindeki değişimin ekonomik etkilerinin giderek arttığına dikkat çekti. Rapora göre en sert sonuçlar doğurabilecek başlıkların başında İran kaynaklı olası bir petrol arz şoku geliyor.

İRAN KAYNAKLI PETROL ARZ ŞOKU RİSKİ

BCA Research, İran hükümetinin çökmesi gibi bir senaryonun küresel petrol arzında ciddi aksamalara yol açabileceğini belirtti. Böyle bir gelişmenin enerji fiyatlarını hızla yukarı çekerek enflasyonist baskıyı artırabileceği ve dünya ekonomisini resesyona sürükleyebileceği uyarısında bulunuldu.

Şirket, İran kaynaklı “büyük” ölçekli bir petrol arz şoku olasılığını yüzde 38, “küçük” ölçekli bir şok ihtimalini ise yüzde 40 olarak hesapladı. Tarihsel veriler, Batı Asya merkezli jeopolitik şokların petrol fiyatlarını kısa vadede sert biçimde yukarı çekebildiğini gösterirken, BCA olası bir İran krizinin bu ortalamaların çok üzerinde bir etki yaratabileceğini vurguladı.

ÇİN’İN TEKNOLOJİ HAMLESİ VE KÜRESEL BORSALAR

Raporda öne çıkan bir diğer risk başlığı, Çin’in teknoloji alanında ABD’yi geride bırakması ihtimali oldu. BCA Research, böyle bir gelişmenin küresel borsalarda sert bir düzeltmeyi tetikleyebileceği uyarısında bulundu.

Analistler, geçen yıl Çin merkezli düşük maliyetli yapay zekâ modeli DeepSeek’in yarattığı etkiyi hatırlatarak, ABD borsalarından yaklaşık 1 trilyon dolarlık değer silinmesine yol açan satış dalgasına dikkat çekti. Çin’in Ar-Ge harcamalarında Avrupa Birliği’ni geride bırakması ve patent başvurularında ABD, Avrupa, Güney Kore ve Japonya’yı aşmasının bu riski güçlendirdiği belirtildi. BCA, teknoloji balonunun 2026’da patlama ihtimalini yüzde 50 olarak değerlendirdi.

ÇİN-TAYVAN GERİLİMİNDE TIRMANMA İHTİMALİ

BCA Research raporunda, Çin’in ekonomik olarak daha bağımsız bir yapıya kavuşması halinde Tayvan konusunda daha sert bir tutum izleyebileceği ifade edildi. Çin-Tayvan geriliminin tırmanma olasılığı yüzde 39 olarak hesaplanırken, bunun bir vekalet savaşına dönüşme ihtimali yüzde 25, geniş çaplı bir savaşa evrilme riski ise yüzde 7 olarak öngörüldü.

Buna karşın raporda, Çin’in mevcut ekonomik göstergelerinin doğrudan bir savaş hazırlığına işaret etmediği ve risk göstergelerinin henüz “kırmızı alarm” seviyesinde olmadığı vurgulandı.

RUSYA-NATO ÇATIŞMASI SENARYOSU

BCA Research’in değerlendirdiği bir diğer yüksek riskli başlık, Rusya’nın bir NATO üyesi ülkeye yönelik olası askeri hamlesi oldu. Böyle bir senaryonun NATO ile doğrudan çatışmaya yol açabileceği ve en kötü ihtimalle nükleer tehditleri gündeme getirebileceği ifade edildi.

Raporda, Rusya-NATO savaşı olasılığı yüzde 10 olarak tahmin edilirken, ABD’nin müttefikleriyle yeterli dayanışma göstermemesinin Rusya’yı daha ileri adımlar atmaya teşvik edebileceği uyarısına yer verildi.

NATO’NUN İŞLEVSELLİĞİNE YÖNELİK RİSKLER

BCA Research, ABD’nin bir NATO üyesine destek vermemesi durumunda ittifakın fiilen işlevsiz hale gelebileceğini savundu. Alternatif bir risk senaryosu olarak ABD’nin Grönland konusunda atabileceği adımların da NATO içinde ciddi bir krize yol açabileceği belirtildi.

Şirket, ABD’nin NATO’ya zarar verebilecek bir adım atma olasılığını yüzde 30 olarak hesapladı ancak bu senaryonun gerçekleşme ihtimalini görece düşük olarak değerlendirdi.

BCA Research, 2026’ya yönelik “kara kuğu” listesinin, piyasalarda sıkça dile getirilen risklerden ziyade gerçekleşmesi halinde etkisi en yüksek olabilecek senaryolara odaklandığını vurguladı. Raporda, jeopolitik belirsizliklerin ve küresel güç dengelerindeki değişimin, önümüzdeki dönemde piyasalar üzerindeki belirleyici rolünü artıracağına dikkat çekildi.