Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından paylaşılan haziran ayı enflasyon verileri, döviz kurlarında uzun süredir gözlemlenen durağanlığın piyasaları rahatlattığını ve fiyat artış hızının ivme kaybettiğini net şekilde ortaya koyuyor. Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), haziranda ekonomistlerin tahmini olan yüzde 1,04 oranının altında kalarak aylık bazda sadece yüzde 0,99 arttı. Bahsi geçen gerilemeyle birlikte yıllık tüketici enflasyonu yüzde 32,11 seviyesine kadar çekildi. Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) ise aylık yüzde 1,8 olarak kayıtlara geçerken, senelik bazda yüzde 28,09 düzeyinde gerçekleşti.
FİYATLAMA DAVRANIŞLARI NORMALLEŞİYOR
Ekonomideki yapısal dengeleri anlamak adına geçmiş dönemle mukayese yapıldığında, atılan adımların ve kur politikasının önemi çok daha belirgin hale geliyor. Döviz kurlarında yaşanan yukarı yönlü sert hareketler, ithal girdi maliyetlerini doğrudan şişirerek raflardaki etiketlerin hızla değişmesine yol açıyordu. Ancak son dönemdeki istikrarlı duruş sayesinde, yabancı para birimlerinin Türk Lirası karşısındaki yükselişini dizginlendi. Kurların yukarı yönlü ataklar yapamaması, üreticilerin önünü görmesini sağlarken perakende sektöründeki fiyatlama davranışlarını da normalleştirdi.
DÖVİZDE GÜVENLİ LİMAN ALGISI DAĞILDI
Son döneme ait finansal veriler incelendiğinde, Amerikan doları ve avronun TL karşısında sınırlı oranda arttığı, yatay bir koridora sıkıştığı görülüyor. Nitekim 2026 yılı başında dolar 42 lira 92 kuruş, avro 50 lira 53 kuruş iken, şu an dolar 46 lira 80 kuruş, avro 53 lira 62 kuruş seviyelerinde seyrediyor. İlk 6 ayda dolar yüzde 9,04, avro yüzde 6,11 oranında primlendi. Toplam enflasyon ise Ocak-Haziran 2026 döneminde yüzde 17,76'ya ulaştı. Her iki para biriminin de sergilediği performans, Türkiye'deki genel fiyat artış hızının çok gerisinde kaldı. Geçmiş yıllarda yatırımcıların güvenli liman olarak baktığı yabancı paralar, iç piyasadaki reel getiri oranları ve enflasyon düzeyi karşısında değer kaybetti. Bir başka deyişle, parasını dövizde tutan tasarruf sahipleri reel anlamda bir kayıpla yüzleşti.
YABANCI PARALAR YATIRIMCISINA KAYBETTİRDİ
Yıllık bazda incelendiğinde de tablo pek farklı değil. Geride kalan 2025 yılı genelinde dolar Türk Lirası karşısında yüzde 21,42 oranında değer kazanırken, avro ise yüzde 37,84 artış sergilemişti. Aynı dönemde yıllık tüketici enflasyonunun yüzde 30,89 olarak kayıtlara geçmesi, finansal araçların performansını net şekilde gösteriyor. Doların senelik yükselişi genel fiyat artış hızının altında kalarak enflasyona bariz şekilde yenildi ve yatırımcısına reel satın alma gücü kaybı yaşattı. Avro ise parite hareketlerinin desteğiyle fiyat artışlarının üzerine çıksa da, özellikle son çeyrekte yaşanan kur durağanlığıyla birlikte değer kaybı sarmalına dahil oldu.
MALİYET SARMALINDAN ÇIKIŞ SÜRECİ HIZ KAZANIYOR
Gerek son çeyrekteki gelişmeler gerekse geçmiş yıllara ait kıyaslamalar, döviz yatırımlarının enflasyona karşı net bir kayıp yaşadığını kanıtlıyor. Döviz kurlarındaki baskının kalkmasıyla birlikte maliyet enflasyonu sarmalından çıkış süreci hız kazanacak. Piyasalarda oluşan ortak kanaat, kur cephesinde yeni bir dalgalanma yaşanmadığı müddetçe fiyat istikrarının kalıcı hale geleceği ve önümüzdeki aylarda da enflasyonda aşağı yönlü seyrin devam edeceği yönünde birleşiyor.
Dövize vergi faizi de düşürür
Kur durağanlığının sağladığı kazanımları kalıcı hale getirmek adına çok kritik bir reform talebi öne çıkıyor. Türkiye’deki yaklaşık 2 milyon 200 bin şirket her yıl elde ettiği döviz gelirinin vergisini kuruşu kuruşuna öderken, bireysel tarafta yüklü miktarlarda al-sat yaparak haksız kazanç sağlayanların muaf tutulması toplumsal vicdanı yaralıyor. Sermayeyi üretim, istihdam ve katma değer yaratmak yerine doğrudan ranta yönelten, spekülatif ataklarla enflasyon sarmalını besleyerek faiz indirimlerinin önünü tıkayan vergisiz döviz düzenine artık "Dur" denilmesi şart koşuluyor. Bireysel döviz ticaretine getirilecek adil bir vergi düzenlemesi, paranın yeniden üretime akmasını sağlayarak enflasyonu çok daha hızlı adımlarla aşağı çekeceği gibi faizi de düşürecektir.
Cabir TURĞUT