Gazete Memur

Doğurganlık hızı 2014 yılından itibaren aralıksız düşüş trendinde

Nüfustaki doğurganlık hızı 2014 yılından itibaren aralıksız düşüş trendini sürdürdü ve 2014’te 2.19 olan doğurganlık hızı 2025 yılı itibarıyla 1.42’ye kadar geriledi.

Giriş:
Güncelleme:

Nüfustaki doğurganlık hızı 2014 yılından itibaren aralıksız düşüş trendini sürdürdü, 2014’te 2.19 olan doğurganlık hızı 2025 yılı itibarıyla 1.42’ye kadar geriledi. Bu oran, son 9 yıldan bu yana nüfusun yenilenme seviyesi olan 2,10’un altında kaldığına işaret etti. Bir kadının doğurgan olduğu dönem olan 15-49 yaş grubunda doğurabileceği ortalama çocuk sayısını ifade eden doğurganlık hızı 2024 yılında Avrupa’da 1.34 olarak ölçülürken, Türkiye Bulgaristan, Fransa, Belçika, Hollanda gibi ülkelerin ardından 11’inci sırada yer aldı.

(TÜİK) 2025 yılı Doğum İstatistikleri, bir dönemler Avrupa’nın en genç ve dinamik nüfusuna sahip olan Türkiye’nin bu özelliğini giderek yitirdiğini gösteriyor. Bu verileri nüfus artış hızındaki düşüş de doğruluyor. Bir başka ifade ile Türkiye genç nüfusun getirdiği avantajı da yitirmeye başladı. Öte yandan veriler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sıklıkla dile getirdiği nüfus artış hızındaki düşüşün tehlike oluşturduğunu, hatta bunun önlenmesi için evlilik desteği, çocuk desteği gibi unsurların da bu gidişatı önleyemediğini gösteriyor.

Aralıksız düşüş 11 yıla ulaştı

TÜİK verilerine göre 2001 yılında 2.38 ile en yüksek değerini gören doğurganlık hızı, iniş çıkışlı bir seyir izledikten sonra 2014 yılında 2.19 olarak ölçüldü. Bu tarihten itibaren sürekli gerileyen doğurganlık hızı, 2019’da 1.89 ile ilk kez 2’nin altına geriledi. 2025 yılı sonu itibarıyla ise 1.42 olarak hesaplandı. Türkiye’de canlı doğan çocuk sayısı da doğurganlık hızı gibi gerileme gösterdi. 2014’te 1 milyon 351 bin canlı doğumun gerçekleştiği Türkiye’de bu sayı 2023’te 963 bin ile ilk kez 1 milyonun altına geriledi. Doğum sayısı 2024’te 940 bine, geçen yıl ise 895 bine geriledi.

Eğitim arttı, doğurganlık düştü

Türkiye’de 2020-2025 yılları arasında eğitim seviyesine göre yapılan doğurganlık hızı değerlendirmeleri, eğitim seviyesi arttıkça doğurganlık hızının düştüğünü gösteri. Doğurganlık hızı okuma yazma bilmeyenlerde 2.07 iken, en yüksek hız 2.51 ile ilkokul mezunlarında görüldü. Ortaokul mezunlarında 2.03 olan doğurganlık hızı, lise mezunlarında 1.25’e, üniversite mezunlarında ise 1.24’e indi. 2020 ile 2025 yıllarında eğitim durumlarına göre doğurganlık hızı karşılaştırmasında ise doğurganlık hızının arttığı tek grup ilkokul mezunları oldu.

Türkiye’de bin kişi başına düşen doğum sayısını gösteren kaba doğurganlık hızı da son 25 yılda yarı yarıya azaldı. 2001 yılında bin kişi başına düşen doğum sayısı 20.3 iken, bu oran 2025’te 10.4’e geriledi. Çocuk yaşta evliliklerin önlenmesine yönelik tedbirlerle birlikte 15-19 yaş grubundaki doğurganlık hızı 2001’de binde 49 iken 2025 yılında binde 9’a kadar düştü. Son iki doğum arasındaki ortalama süre 2020’de 4.6 iken 2025’te 4.8 yıla yükseldi. İlk doğumunu yapan annelerin ortalama yaşı 27.5 olurken, 2025 yılındaki doğumların yüzde 42.8’i, annelerin ilk doğumu oldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın üç çocuk tavsiyesine sadece Şanlıurfa uydu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın nüfus artış hızındaki düşüşü tehlike olarak gösterip, en az üç çocuk tavsiyesini 2025 yılında yerine getiren tek il Şanlıurfa oldu. Toplam doğurganlık hızının 1,50'nin altında kaldığı il sayısı 2017 yılında 4 iken 2025 yılında 59 oldu. Toplam doğurganlık hızının 3 çocuk ve üzerinde olduğu il sayısı 2017 yılında 10 iken 2025 yılında sadece Şanlıurfa ili oldu. 2017 yılında 57 ilin toplam doğurganlık hızı 2,10'un altında iken 2025 yılında 76 ilin toplam doğurganlık hızı bu seviyenin altında kaldı.

HÜSEYİN GÖKÇE / EKONOMİM