İstanbul’un ihtişamlı gökdelenlerinden akşam 18.00’de ellerinde çantalarıyla çıkan binlerce beyaz yakalı için mesai artık evde bitmiyor. Yıllarca dirsek çürüterek bankacı veya pazarlama uzmanı ünvanını alan profesyoneller, eriyen maaşları ve ödenemez hâle gelen ekstreleri yüzünden ‘gizli’ bir ikinci işe yönelmiş durumda. Üstelik bu durum sadece plazada çalışanlarla sınırlı değil; aylarca mülakat kapılarında bekleyen ve iş bulamayan binlerce diplomalı genç de çareyi motor tepesinde ‘esnaf kuryelik’ yapmakta ya da kendi şahsi aracıyla uygulamalar üzerinden ‘korsan taksicilik’ yaparak yolcu taşımakta buluyor. Bir zamanlar vasıfsız iş gücü olarak görülen bu sektörler, bugün fahiş kiralar ve mutfak enflasyonuna yenik düşen eğitimli orta sınıfın can simidi hâline geldi.
NACE KODLARI DURUMU ORTAYA KOYUYOR
Sahadaki tablo, devletin istihdam verilerinde görünse de, işin hukuki ve mali boyutu acı gerçeği haykırıyor. Yeminli Mali Müşavir Mehmet Yılmaz, sektörde yaşanan bu şahıs şirketi patlamasını şu sözlerle özetliyor:
“Son iki yılda ticaret odaları ve mali müşavirlik kayıtlarında ‘Posta ve Kurye Faaliyetleri’ (NACE Kodu: 53.20.09) altında açılan şahıs şirketlerinde muazzam bir artış var. Gündüz bir şirkette SGK’lı (4A) olarak çalışan profesyoneller, akşamları kendi şirketleri üzerinden teslimat platformlarına fatura kesiyor. İş bulamayan üniversite mezunu gençlerimiz ise mezun olur olmaz diploma yerine bu NACE koduyla vergi mükellefi olup sokağa çıkıyor. Gençler bütçelerindeki açığı artık bordroyla değil, kestikleri kurye faturalarıyla yamamaya çalışıyor.”
Dijital yemek ve market siparişi uygulamalarının veri algoritmaları da bu yeni sosyolojik değişimi doğruluyor. Uygulamaların sisteme giriş (log-in) haritalarında, özellikle saat 18.30 ile 23.30 arasında devasa bir kurye ve sürücü yığılması yaşanıyor. Sabahın erken saatlerinde mesaiye başlayan tam zamanlı kuryelerin aksine, akşam saatlerinde trafiğe çıkanların büyük çoğunluğunu takım elbisesini çıkarıp reflektörlü montunu giyen beyaz yakalılar oluşturuyor.
ATANAMAYAN ÖĞRETMEN DE VAR MÜHENDİS DE
Türkiye Kuryeciler Derneği yetkilileri sektördeki değişime şu sözlerle dikkat çekiyor:
“Artık kuryelik vasıfsız iş gücü mesleği olmaktan tamamen çıktı. Bizim içimizde çift dilli mühendis de var, atanamayan öğretmen de, yeni mezun mimar da... Şu an sahadaki üniversite mezunu kurye oranı yarı yarıya geldi diyebiliriz. Ekonomi, eğitimli insanları diplomalarına değil, ehliyetlerine ve motorlarına güvenmeye itti. İnsanlar hayatta kalmak için direksiyon sallamak zorunda.”
“KİRAMI ÖDEMEK İÇİN HAMBURGER TAŞIYORUM”
İsmini vermek istemeyen 28 yaşındaki bir banka çalışanı, gazetemize yaptığı açıklamada, “Gündüz şubede vatandaşın kredi kartı yapılandırmalarıyla uğraşıyorum, hesap dökümlerini inceliyorum; akşam olunca kendi 35 bin liralık ev kiramı ödeyebilmek için hamburger taşıyorum. Kredi kartı asgarimi kapatmanın başka yolu kalmadı. Eskiden kuryelik yaparken utanıyordum, tanıdık çıkar diye kaskın vizörünü hiç açmıyordum. Şimdi sipariş götürdüğüm lüks sitede şube müdürüme paket teslim etsem bile şaşırmam, çünkü hayat şartları bizi bu gizli mesaiye mecbur bıraktı” dedi.
MOTOSİKLET SAYISI REKOR KIRDI!
TÜİK’in 2026 yılı güncel verilerine göre; Türkiye’de trafiğe kayıtlı motosiklet sayısı inanılmaz bir ivmeyle artarak 7,2 milyona ulaştı. Güncel verilere göre; Aydın, Kilis, Manisa, Muğla, Şanlıurfa ve Iğdır olmak üzere tam 6 ilimizde trafiğe kayıtlı motosiklet sayısı, otomobil sayısını geride bırakmış durumda. Sadece son 7 yılda iki katından fazla artan bu rakamın arkasında, trafikten kaçış kadar kuryelik sektöründeki devasa büyüme de yatıyor.
Kaan ZENGİNLİ