SGK’nın gelirleri esas itibariyle sosyal sigorta ve genel sağlık sigortası prim gelirlerinden, giderleri ise emekli aylıkları ile sigortalıların sağlık giderlerinden oluşuyor. Kurumun gelirlerinin giderlerini karşılaması hedefleniyor. Ancak kurumun gelirlerinin giderlerini karşılamaması halinde ortaya çıkan nakit açığının karşılanabilmesi amacıyla bütçeden kaynak transferi yapılıyor. Bütçeden bu transferler iki kalem üzerinden gerçekleştiriliyor. Bu kalemlerden birisi devlet katkısı diğeri de açık finasmanı.
‘DEVLET KATKISI’ KALKIYOR
Meclis’te görüşmeleri devam eden “torba teklif” ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası’nda değişiklik yapılıyor. Bütçeden SGK’ya “devlet katkısı” verilmesi uygulamasına son veriliyor. Artık sadece “açık finansmanı” için kaynak aktarılacak. Geçen yıl SGK’ya devlet katkısı olarak 888.7 milyar TL, açık finansmanı olarak da 75 milyar TL olmak üzere toplam 963.7 milyar TL hazine yardımı yapılmıştı. Teklifin yasalaşmasının ardından SGK’nın nakit açığı oluşması durumunda artık sadece “açık finansmanı” kaleminden kaynak aktarılacak. Devlet katkısı verilmeyecek. Gerekçe olarak, “Madde ile aynı mahiyetteki bütçeden yapılan ödeme unsurları teke indirilerek sadeleştirilmekte, böylelikle bütçe kalemlerinin izlenebilirliği ve değerlendirme süreçlerinin etkinliğinin artırılması amaçlanmaktadır” denildi.
CHP: BİR SÜREDİR ÖDENMİYOR
CHP TBMM Grubu’nun Raporu’nda düzenleme eleştirildi. Bütçe açığının geçen yılın ilk yarısına göre yüzde 3.8 oranında azaldığına işaret edildi.
Raporda, bütçe açığının azalmasının “bütçeden sosyal güvenlik sistemine yapılan ve yasal olarak her ay yapılması gereken sosyal güvenlik devlet katkısı ödemelerinin önemli bir kısmının ödenmemesi ve SGK’ya finansman açığı için (Hazine yardımı) ödeme yapılmamasından” kaynaklandığı belirtildi.
Raporda, bu yılın ilk altı ayında yapılan devlet sosyal güvenlik katkısı ödemesinin 254 milyar lirada kaldığı, yasanın aksine devletin sadece ocak, şubat ve mayıs aylarında sosyal güvenlik destek primi ödemesi yaptığına dikkat çekildi. Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası’nın devletin SGK’ya her ay prim gelirlerinin yüzde 25’i kadar katkıda bulunmasını zorunlu tuttuğuna işaret edilen raporda, “Buna rağmen, hem Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın bütçe istatistikleri hem de SGK’nın aylık istatistikleri bu yıl mart, nisan ve haziran aylarında devletin, yasaya aykırı olarak bu katkıyı SGK’ya ödemediğini gösteriyor” denildi.
‘AYLIKLAR BASKILANIYOR’
Raporda, şu değerlendirmeye yer verildi:
“Devletin katkı yapma zorunluluğu kaldırılıp, sadece açık finansmanına dönülmesi, sistemin açığını azaltıp bütçeye olan yükünü hafifletmek için emekli aylıkları ve sağlık harcamalarının baskı altına alınması anlamına geliyor. Nitekim bu yılın ilk altı ayında devlet katkısı ve açık finansmanı için bütçeden SGK’ya yapılan ödeme 230 milyar liraya yakın azaldı. Bu azalma da emekli aylıklarının baskı altına alınmasıyla, diğer bir ifadeyle 17 milyon emeklinin daha da yoksullaştırılmasıyla sağlanmış oldu.”
‘SOSYAL HUKUK DEVLETİYLE BAĞDAŞMIYOR’
CHP’nin TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu üyelerininin “torba teklife” yönelik muhalefet şerhlerinde de şu değerlendirmeye yer verildi:
“Sosyal güvenlik sistemine devletin anayasal bir ödev olarak yapması gereken katkıyı kaldırıp, sadece açık bir yasal dayanağı da olmayan finansman açığıyla sınırlandırmak sosyal hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Maddenin uygulamasına 1 Ağustos 2026 tarihinden itibaren başlanacaktır. Maddenin komisyondaki görüşmeleri sırasında mart ve nisan aylarında söz konusu katkı ödemesinin yapılıp yapılmadığı yönündeki ısrarlı sorularımıza yanıt verilmemiştir. Maddenin teklif metninden çıkartılması konusunda verdiğimiz önerge iktidar partisinin milletvekilleri tarafından reddedilmiştir.”
Mustafa ÇAKIR