Ankara’da barınma krizinin geldiği son nokta pes dedirtti. Çaresiz vatandaş başını sokacak bir çatı bulabilmek için her yolu denemek zorunda kalıyor. Ev sahipleri, evlerini birbirini tanımayan 8-12 kişiye kiralamaya başladı.
Genelde öğrencilerin ve dar gelirlilerin kaldığı bu evlere, kişi başı aylık 12 bin ila 16 bin lira arasında kira ödeniyor. Ev sahipleri kiradan köşeyi dönerken, yoksul vatandaşlar, insani şartlardan uzak yaşamaya mecbur bırakılıyor.
NEFES’e konuşan ve bu evlerin birinde kalan yeni mezun bir genç, “Yaşam şartlarımız berbat. Tavuk kümesinden hallice yerlerde yaşıyoruz. Hayattan hiçbir umudum kalmadı” dedi.
TÜRK-İŞ’in aralık ayı verilerine göre açlık sınırı 30 bin 143 liraya, yoksulluk sınırı ise 98 bin 188 liraya yükseldi. Öte yandan, Ankara’da ortalama ev kirası 25 bin liraya dayanırken asgari ücretli bir çalışanın gelirinin yaklaşık yüzde 89’unu yalnızca kiraya ayırması gerekiyor. Bu koşullarda başkentte kiralık bir eve çıkmak, dar gelirli için imkansız hale geldi.
Geçim mücadelesi veren vatandaşlar, çareyi alternatif yöntemlerde arıyor. Ancak bu çaresizlik, yeni bir sömürü modelinin de ortaya çıkmasına neden oldu. Ankara’da son zamanlarda yaygınlaşan ev kiralama modeli, yükselen barınma krizinin geldiği noktayı gözler önüne serdi.
EV DEĞİL YATAKHANE!
Söz konusu modelle ev sahipleri ve aracılar, çoğunlukla 4+1 apartman dairelerini birbirini tanımayan altı hatta sekiz kişiye kiraya veriyor. 8+1 dairede yaşayanların sayısı ise 12’ye kadar çıkıyor.
Bazı evlerde salona da iki ya da üç yatak konularak kiracı sayısı arttırılıyor. 4+1 dairelerde yaşayanlar kişi başı 12 bin lira kira öderken, 8+1 dairede yaşayanlar ise 16 bin lira kira ödüyor.
Böylece ev sahibi 4+1 daireden 96 bin liraya kadar gelir elde edebiliyor. 8+1 daireden elde edilen gelir ise 192 bin liraya kadar çıkıyor. Evlerin depozito bedelleri de kiralarla eşit.
Ödenen kiraya su, elektrik ve internet dahil edilirken doğalgaz faturası ayrıca talep ediliyor. Bu kayıtsız ve denetimsiz yöntemle ev sahipleri kira gelirini ikiye katlıyor. Kiracılar ise kalabalık, sağlıksız ve güvensiz koşullarda yaşamaya mecbur bırakılıyor. Bu evlerde kalanların büyük çoğunluğunu öğrenciler, emekliler ve asgari ücretliler oluşturuyor.
BİR ODADA 2-3 KİŞİ
NEFES, Ankara’da 8-12 kişiye evlerini kiralayan ev sahipleriyle görüştü. “Buradaki insanlar birbirini tanımıyor. Güvenlik sorunu oluyor mu?” sorusuna ev sahibi, “30 yaşından büyükler yok. Genelde asker, polis, memur kalıyor. Aynı odanın başka bir kişi ile paylaşılması durumunda ise indirim yaparız. Kişi başı 12 bin liradan 10 bin 500 liraya düşer” ifadelerini kullandı.
‘TUTUNMAYA ÇALIŞIYORUZ’
Keçiören ilçesinde bu evlerin birinde kalan, ismini vermek istemeyen üniversiteden yeni mezun olan genç yoksul bir ailenin çocuğu olduğunu belirterek, “Kiralık bir eve ilk girişte neredeyse 100 bin lira ödeniyor. Bunu karşılama ihtimalim yoktu. Sonra bu ilanı gördüm. Ev sahibiyle değil aracıyla iletişime geçtim. Durumumun olmadığını, depozitoyu veremeyeceğimi söyledim. O da ‘Ev sahibine söylemeyiz, sen sadece kirayı ödersin’ dedi. Bu evlerde çoğunlukla üniversite öğrencileri ve şehir dışından iş bulma umuduyla gelen kişiler yaşıyor. Ortak alanları sırayla temizliyoruz. Yaşam şartlarımız berbat. Tavuk kümesinden hallice yerlerde yaşıyoruz. Hayattan hiçbir umudum kalmadı. Bir şekilde tutunmaya çalışıyoruz” diye konuştu.
İLKE ÇITIR / NEFES