Ankara Sanayi Odası’nın ASO) şubat ayı meclis toplantısı, Oda binasında gerçekleştirildi. Meclis toplantısında konuşan ASO Başkanı Seyit Ardıç, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın üniversite kontenjanlarının azaltılacağı yönündeki açıklamalarını çok değerli bulduklarını söyledi. Ardıç, “Sayın Özvar, iş gücü piyasasında karşılığı zayıflayan programların kontenjanlarının düşürüleceğini, uygulamalı programlara kontenjan vermeye devam edeceklerini söyledi. Kamuoyu oluşturmak için defalarca gündeme getirdiğimiz bir konuda somut adımların atılması ülkemiz adına sevindirici” şeklinde konuştu.
“Sadece kontenjan düşürmek yetmez”
Sadece kontenjan düşürmenin yeterli olmayacağını da vurgulayan Ardıç, “Bu süreci, sanayimizin ihtiyaç duyduğu nitelikli teknik eleman profilini yetiştirecek müfredat reformlarıyla desteklemeliyiz. Atılan bu adımın, üretimde ihtiyacımız olan nitelikli insan kaynağı sorunumuza çözüm olmasını bekliyoruz. Üretimin, sanayinin ve sahanın sesine kulak verilerek yapılan bu planlamalar devam etmeli” dedi.
Dönüşüm ve rekabetin merkezinde insan kaynağının olduğunun altını çizen Ardıç, “Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, onu kullanacak, dönüştürecek olan nitelikli insan gücüdür. İşte bu noktada hepimizin ortak sorunu olan eğitim-iş gücü uyumsuzluğu. Bir tarafta diplomalar hızla çoğalıyor, diğer tarafta sanayicinin karşısına “aranan nitelik bulunamadı” uyarısı çıkıyor; aynı anda iki farklı gerçeklik yaşıyoruz” şeklinde konuştu.
Bugün Türkiye’de 129’u devlet, 79’u vakıf olmak üzere toplam 208 üniversitede yaklaşık 7 milyon öğrencinin olduğuna dikkat çeken Ardıç, "Peki mezunlarımız iş bulabiliyor mu? Bulduğu iş eğitim aldığı alanla örtüşüyor mu? TÜİK’e göre 2025’te lisans mezunlarının kayıtlı istihdam oranı yüzde 69,4, ancak kendi alanında çalışma oranı sadece yüzde 56,1. Yani her iki mezundan biri okuduğu alanda çalışmıyor. Eurostat verilerine göre Türkiye, üniversite mezunu işsizliğinde yüzde 10,3 ile en yüksek ülkelerden; OECD ortalaması ise yüzde 4,9. Ülkemizde üniversite mezunu işsizliği genel işsizliğin üzerinde.”
“430 kişiye bir avukat düşüyor”
Uluslararası göstergelere göre işverenlerin yüzde 72’sinin aradığı nitelikte çalışan bulamadığını kaydeden Ardıç, “Çok ilginçtir ki hem diploma bolluğunu hem de yetenek kıtlığını aynı anda yaşıyoruz. Örneğin Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nün Hukuk Fakülteleri Raporu, sayısal artışın kaliteyi nasıl düşürdüğünü gösteriyor: 89 hukuk fakültesinin 67’si son 25 yılda kurulmuş. Avukat sayımız 1998’de 36 bin iken 2024’te 199 bini aşmış, 26 yılda 5 kat artmış. Avukat başına düşen nüfus 15 yılda 1095’ten 430’a gelmiş. Yani 430 kişiye bir avukat düşüyor ülkemizde. Ve binlerce avukat işsiz” ifadelerini kullandı.
İstihdam verilerini de değerlendiren Ardıç, “Sürdürülebilir kalıcı istihdam ancak sanayi gibi üretime dayalı sektörlerde yaratılabilir. Bu nedenle istihdam politikasını sadece “toplam sayı” üzerinden değil, niteliği ve sektör kompozisyonu üzerinden de değerlendirmek zorundayız. Aynı şekilde ithalat ihracat rakamlarına da farklı açıdan bakmalıyız. Özellikle tüketim malları ithalatındaki artış, cari dengeyi ve enflasyonla mücadeleyi zorlaştırıyor. Çözüm; rekabet gücünü artırmak, verimliliği yükseltmek ve yüksek katma değerli üretimle sürdürülebilir ihracat artışı yakalamaktır” ifadelerini kullandı.
Ferit PARLAK