Gazete Memur

Asgari ücrete yüzde 30 zam ihtimli var mı?

Ekonomist İris Cibre, yıl sonunda yeniden gündeme gelecek asgari ücret tartışmaları öncesinde dikkat çeken bir değerlendirme yaptı. Yıl sonu enflasyonunun yaklaşık yüzde 30 seviyesinde gerçekleşmesini beklediğini belirten Cibre, asgari ücrete bu oranda zam yapılma ihtimalini düşük gördüğünü ancak artışın en az enflasyon kadar olması gerektiğini savundu. Cibre, ücretlerin baskılanması yoluyla iç talebin kontrol edilmeye çalışıldığını, bunun yükünün ise çalışanların üzerine bırakıldığını söyledi.

Giriş:
Güncelleme:

Cibre, 2026 yıl sonu enflasyonunun yaklaşık yüzde 30 seviyesinde gerçekleşmesini beklediğini ancak asgari ücrete aynı oranda zam yapılmasının mevcut ekonomi politikaları çerçevesinde güçlü bir ihtimal olmadığını söyledi.

Cibre, buna karşın ücret artışının en az enflasyon oranında yapılması gerektiğini savundu.

“ASGARİ ÜCRETLİ YILA AÇLIK SINIRININ ALTINDA GİRDİ”

Asgari ücretlinin satın alma gücündeki gerilemeye dikkat çeken Cibre, çalışanların yılın başında dahi açlık sınırının altında bir gelirle başladığını belirtti.

Cibre, bugün gelinen noktada asgari ücret ile açlık sınırı arasındaki farkın daha da açıldığını savunarak, ücretlilerin reel gelir kaybının sürdüğünü ifade etti.

“Asgari ücretli realitede kaç kişi?” şeklindeki tartışmalara da değinen ekonomist, asgari ücret artışının yalnızca doğrudan asgari ücretle çalışanları ilgilendirmediğini vurguladı.

Cibre, özel sektördeki diğer ücretlerin belirlenmesinde de asgari ücret artış oranının önemli bir referans oluşturduğunu belirterek, “Tüm özel ücretler de bu zam oranı üzerinden belirleniyor. Yani tüm ücretli eriyor” değerlendirmesinde bulundu.

“TALEP ÜCRETLİ KESİM ÜZERİNDEN KISILIYOR”

Ekonomi yönetiminin enflasyonla mücadelede iç talebi sınırlamaya yönelik politikasını da eleştiren Cibre, ücretlerin reel olarak geriletilmesinin bu politikanın bir parçası haline geldiğini savundu.

Cibre şu değerlendirmeyi yaptı:

“Sürekli talebin konuşulması bu yüzden; ücretleri eriterek talep kontrol edilmek isteniyor. Ama talep ücretli kesim üzerinden kısılıyor. Yani yük kimde? Ücretlide…”

Ekonomiste göre ücret artışlarının enflasyonun altında tutulması, çalışanların satın alma gücünü azaltarak tüketimi frenliyor.
GRAFİKTE ÜCRET PAYINDA GERİLEME

Cibre paylaşımında milli gelir içindeki işgücü ödemeleri, sermaye ve sabit sermaye tüketiminin paylarını gösteren uzun dönemli bir grafiğe de yer verdi.

Grafikte, seçim öncesindeki reel ücret artışlarının ardından işgücü ödemelerinin milli gelir içindeki payında yükseliş yaşandığı, sonrasında ise yeniden gerileme başladığı görülüyor.

Grafiğin 2026 verilerine göre milli gelir içindeki;
sermaye payı yüzde 41,6, işgücü ödemelerinin payı yüzde 38,1, sabit sermaye tüketiminin payı yüzde 21,1 seviyesinde bulunuyor.

Cibre, ücretlerin milli gelirden aldığı paydaki son gerilemenin çalışanların ekonomik büyümeden aldığı payın yeniden azaldığına işaret ettiğini savundu.

“SERMAYENİN PAYI YATIRIMDAN DEĞİL, DAHA ÇOK RANTTAN ARTIYOR”

Ekonomistin dikkat çektiği bir diğer nokta ise yatırımların seyri oldu.

Cibre, 2024 sonrasında yatırımların milli gelir içindeki payının da ücretlerin payıyla birlikte gerilediğini belirterek, sermaye gelirlerindeki artışın üretken yatırımlardan kaynaklanmadığını savundu.

“Sermayenin payı yatırımlarla değil, daha çok rantla artıyor” diyen Cibre, mevcut gelir dağılımının sermaye lehine, ücretli çalışanlar aleyhine geliştiği değerlendirmesinde bulundu.

Cibre’nin açıklaması resmi bir asgari ücret tahmini niteliği taşımıyor. Asgari ücrette uygulanacak artış, yıl sonunda işçi, işveren ve hükümet temsilcilerinden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından belirlenecek.

KARAR