Gazete Memur

Araştırma emeklilerin durumunu ortaya koydu: Yoksul, mutsuz ve iş kuyruğunda

Forum Sosyal Araştırmalar Enstitüsü’nün hazırladığı "Türkiye'de Emekli Yoksulluğu Araştırma Raporu", emekliliğin artık yalnızca geçim mücadelesi dönüştüğünü verilerle ortaya koydu. Rapora göre, emekliliğinde çalışmadan ihtiyaçlarını karşılayamayanların oranı yüzde 89’ken kredi kartı borcu olan emeklilerin oranı yüzde 98,6 olarak kaydedildi. Emeklilerin yüzde 56,2’si sağlık hizmetlerine erişemediğini belirtirken yüzde 47,3’ü ise yaşamından memnun olmadığını söyledi.

Giriş:
Güncelleme:

Türkiye’de milyonlarca yurttaş için emeklilik, çalışma hayatının sonu ve bir dinlenme dönemi olmaktan çıkarak, ağır sömürü koşullarında bir hayatta kalma mücadelesine dönüştü.

Forum Sosyal Araştırmalar Enstitüsü tarafından hazırlanan ve Prof. Dr. Derya Kömürcü’nün koordinatörlüğünde yürütülen "Türkiye'de Emekli Yoksulluğu Araştırma Raporu", emekliliğin anlamını tamamen yitirdiğini ve yaşlılığın bir "yoksulluk sarmalı" haline geldiğini çarpıcı verilerle ortaya koydu.

DEVLET YETERLİ GÜVENCE SAĞLAMIYOR

Rapora göre, sosyal güvenlik sistemindeki yapısal dönüşümler ve yüksek enflasyon, emekli aylıklarını sistemli bir şekilde eritti. 2003 yılında ortalama bir emekli aylığı asgari ücretin yüzde 36 üzerindeyken, 2025 yılına gelindiğinde bu tablo tersine döndü ve ortalama aylıklar asgari ücretin altına geriledi. 400 emekli üzerinde yapılan araştırmada, katılımcıların yüzde 78’i devletin emeklilere yeterli güvence sağlamadığını düşündüğünü belirtti.

ÇALIŞAN EMEKLİ ORANI AKP DÖNEMİNDE YÜZDE 29,1 ARTTI

Araştırmanın en sarsıcı bulgularından biri, emeklilerin işgücü piyasasından çekilememesidir. AK Parti döneminde emekli olduktan sonra çalışmaya devam edenlerin oranı 29,1 yüzde puan artış gösterdi. 2002 yılında çalışan veya iş arayan emeklilerin oranı yüzde 36,6 iken, bu oran 2024 sonunda yüzde 65,7’ye fırlamış durumdadır. Yaklaşık 8 milyon emekli, eksik kalan gelirini tamamlamak için kayıt dışı, güvencesiz ve çoğu zaman mesleki vasfının altındaki işlerde ter dökmeye devam ediyor.

ÇALIŞMANIN TEMEL NEDENİ: GEÇİNMEK

Araştırmada, çalışan emeklilerin işgücüne katılma gerekçesi "geçim zorunluluğu" olarak öne çıktı. Katılımcıların yüzde 89,4’ü, emeklilik sonrası çalışma veya iş arama davranışlarının temel nedeninin geçim zorunluluğu olduğunu ifade etti. Katılımcıların yüzde 89’u çalışmadan temel ihtiyaçlarını karşılayamayacağını belirtirken, emekliler için geçim baskısının gündelik yaşamı doğrudan belirleyen bir zorunluluk haline geldiği kaydedildi.

Emekli aylıklarının açlık sınırı altında kaldığı ve yaşam maliyetinin katlandığı bu dönemde, emekli aylığı arttığında çalışmayı bırakacağını söyleyen emeklilerin oranı yüzde 76 oldu. Emekli aylığı ve çalıştığı iş dışında düzenli bir ek geliri olanların oranı ise yüzde 27,3’te kaldı. Rapora göre, aylık toplam gelir düzeyi en yüksek oranla 28 bin ila 35 bin TL arasında değişirken, emekli aylıklarının çoğunlukla 19 bin 500 ila 21 bin 999 TL bandında olduğu görüldü.

EV ALMAK EMEKLİ İÇİN HAYAL OLDU

Temel ihtiyaçların başında gelen barınma krizi; artan kira ve konut fiyatlarıyla derinleşirken, araştırma yaşanan bu krizi de gözler önüne serdi.

Ev sahibi olan emeklilerin yüzde 50,7’si konutunu 2008 öncesi dönemde edindiğini söylerken, katılımcıların yüzde 30,5’i kiracı olarak yaşadığını belirtti.

TEK BAŞINA YAŞAM MÜCADELESİ

"Hanede kaç kişi çalışıyor?" sorusuna katılımcıların yüzde 58,1’i kendisi dışında çalışan kimse olmadığını, yüzde 29,3’ü ise hanesinde kendisi dışında bir kişinin daha çalıştığını söyledi.

Emekli maaşındaki değer kaybını bir katılımcı şu sözlerle özetledi: “Yedi sene önce emekli maaşımla iki tane cumhuriyet altını alabiliyordum, şimdi bir tane bile alamıyorum. Cebimdeki o iki altından biri, kimse elini cebime sokmadan buharlaştı. Çalındı da diyebilirsin, buharlaştı da.”

Emeklilerin yüzde 66,3’ü borç yükü altında yaşarken, bu borcun niteliği durumun vahametini artırıyor. Borçlu olanların yüzde 98,6’sı kredi kartına sığınmış durumda. Daha da dikkat çekici olanı, her dört emekliden birinin yani yüzde 25’i esnaf, arkadaş veya akraba gibi kayıt dışı kanallardan borçlanarak hayata tutunmaya çalışmasıdır. Kurumsal finansmana erişemeyen emekli, "eş dost yardımıyla" ayakta kalmaya çalışıyor.

BEKLENMEDİK KRİZLERE HAZIRSIZLIK

Acil bir durumda 20 bin TL gibi bir meblağı bir ay içinde bulamayacağını söyleyenlerin oranı yüzde 47 oldu. Beklenmeyen masrafları karşılayamayanların oranının yüzde 57,4 olması, emeklilerin çoğunluğunun sağlık sorunları veya ev kazaları gibi öngörülemeyen durumlarda tamamen savunmasız kaldığını kanıtladı.

SOSYAL İZOLASYON VE YAŞAM MEMNUNİYETİNDE ÇÖKÜŞ

Ekonomik kriz emeklileri sosyal alanda da vurdu. Katılımcıların yüzde 75,8’i maddi imkânsızlıklar nedeniyle herhangi bir sosyal etkinliğe katılamadığını belirtirken, "Acil bir durumda yardım isteyebileceğim biri var" diyenlerin oranının yüzde 47’de kalması, toplumsal dayanışma mekanizmalarının aşındığını gösterdi. Ayrıca, katılımcıların yüzde 56’sı sağlık hizmetlerine erişemediğini, yüzde 52,9’u ise ısınma giderlerini karşılayamadığını ifade etti. Bu tablo sonucunda emeklilerin yüzde 47,3’ü hayatından genel olarak memnun olmadığını dile getirdi.

BİRGÜN