Gazete Memur

AK Parti Raporu: Toplumda ‘güçlü ve yaygın’ bir kaygı oluştu

AK Parti’nin masasındaki Mart ayı raporu tamamlandı. Kamuoyu araştırmasıyla İran Savaşı’nın toplum üzerindeki ekonomik etkisi ve kaygısı ölçüldü.

Giriş:
Güncelleme:

Kamuoyu araştırmasıyla katılımcılara çeşitli alanlarla ‘savaş’ soruldu. Verilere göre; toplumun savaşın etkilerine dair güçlü ve yaygın bir kaygı taşıdığı gözlendi. Katılımcıların yüzde 74.9’u söz konusu savaşın Türkiye ekonomisini olumsuz etkileyeceğini düşünüyor. Raporda, ekonomik etkilerin en belirgin biçimde enerji fiyatları üzerinden hissedileceğine dair güçlü bir toplumsal görüşün ortaya çıktığının gözlendiği ifade edildi. Katılımcıların yüzde 55.2’si en önemli etkinin petrol ve enerji fiyatlarındaki artış olacağını düşünürken, bunu yüzde 22.5 ile enflasyonun yükselmesi ve yüzde 9.2 ile döviz kurlarındaki yukarı hareket cevapları izliyor. Katılımcıların yüzde 79.2’si savaşın Türkiye’nin enflasyonla mücadelesini zorlaştıracağını düşünüyor. Sahada yapılan kamuoyu araştırması sonucuna göre; 28 Şubat 2026’da patlak veren Ortadoğu Savaşı ve Hürmüz Boğazı’nın kapanması, enerji piyasalarında ve küresel tedarik zincirlerinde yarattığı şokla, Türkiye’nin dış ticaretini daralttığı ve reel sektörde durgunluğa neden olduğu tespiti yapıldı.

Gübrede alarm zilleri çalıyor

Hürmüz Boğazı’nın fiilen deniz trafiğine kapanması kamuoyunda genellikle akaryakıt fiyatlarındaki artış üzerinden okunsa da krizin asıl yıkıcı etkisinin gıda güvenliği cephesinde yaşandığının ifade edildiği raporda, “Boğazın kapanması küresel nitrat bazlı gübre tedarikinin yüzde 38’ni ve fosfat bazlı gübrelerin yüzde 20’sini kesintiye uğratmıştır. Özellikle tarımsal üretimin can damarı olan üre gübresinin Ortadoğu menşeli fiyatlarında birkaç hafta içinde yaşanan yüzde 40’lık astronomik artış gübre sevkiyatı kesintileri karşısında Brezilya’dan sonra dünyadaki en kırılgan ikinci ülke olan Türkiye için ciddi bir alarm zilidir” izlenimlerine yer verildi. Raporda, toplumun yüzde 65.3'lük geniş bir kesiminin, yaşanacak olan tedarik şokunun farkında olduğu tespitine yer verildi. Katılımcılara göre Hürmüz'ün kapanması, yüzde 39.8’e göre çok ciddi bir küresel ticaret kriz yaratır, yüzde 25.5’e göre ticarette önemli aksamalara yol açar.

Krizin Türkiye’ye sunduğu fırsatlar

Raporda; toplumun büyük çoğunluğunun ekonomik daralmayı ve maliyet artışları öngördüğünü, ancak krizin Türkiye’ye sunduğu lojistik fırsatların pek farkında olmadığının da tespitine yer verildi. İran’ın ve güney deniz yollarının felç olması, Orta Koridor ve Kalkınma Yolu projeleriyle Türkiye’yi Avrasya’nın alternatifsiz ulaşım ve üretim üssü konumuna taşıdığı vurgulandı. Türkiye’nin bu süreçten güçlenerek çıkabilmesi için acil gübre tampon stokları kurarak gıda enflasyonunun önlenmesi, lojistik altyapısını güçlendirmesi ve aktif tarafsızlık politikasıyla boşalan ihracat pazarlarına yönelmesi gerektiği önerildi.

Besti KARALAR / Ekonomim