Gazete Memur

20 yılda Antalya kadar tarım arazisini kaybettik

Türkiye’deki tarım toprakları kentleşme ve sanayileşme baskısıyla karşı karşıya. Türkiye son 20 yılda yaklaşık 25 milyon 910 bin dekar alanı yani tarım topraklarının yüzde 9,7’sini kaybederken, betonlaşma gıda arzını da tehdit ediyor

Giriş:
Güncelleme:

Türkiye genelinde aşırı kentleşme ve sanayileşmenin etkisiyle yaşanan tarım toprağı kaybı devasa boyutlara ulaştı. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre; Türkiye son 20 yılda yaklaşık 25 milyon 910 bin dekar tarım alanı yani 3 milyon 628 bin futbol sahası büyüklüğünde alanı kaybetti. Bu oran Türkiye tarım topraklarının yüzde 9,7’sine denk gelirken, gıda üssü Antalya ise tarım topraklarının yüzde 16,7’sini kentleşmeye feda etti. Kent yüz ölçümünün yüzde 3’ünü aşan bu kayıp, yaklaşık 90 bin futbol sahası büyüklüğüne ulaştı.

Son 20 yılda Türkiye genelinde kaybedilen 25 milyon 910 bin dekarlık tarım alanının, yüz ölçümü bakımından Antalya’dan daha büyük bir alana karşılık gelmesi dikkat çekerken; Antalya’da kaybedilen 643 bin dekarlık tarım alanının ise kent yüz ölçümünün yaklaşık yüzde 3,1’ine denk geldiği hesaplandı. Tarım potansiyeli ve örtü altı üretimdeki liderliğiyle öne çıkan kentte kayıp oranının Türkiye ortalamasının üzerinde gerçekleşmesi, tabloyu daha çarpıcı hâle getirdi.

Sanayileşme ve kentleşmenin getirdiği yükün tarım topraklarını tehdit ettiğine dikkat çeken Antalya Tarım Konseyi ve Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır “Son 20 yıla baktığımızda Türkiye genelinde tarım topraklarının yüzde 9,7’sini kaybetmiş durumdayız. Antalya gibi tarımsal üretimi ve ihracatıyla öne çıkan kentimizde durum daha acı. Antalya’da yüzde 16,7 civarında tarım toprağımızı kaybettik. Bu yaklaşık 90 bin futbol sahası demek. Tarım toprağını kaybetmek, geleceğe üreteceğimiz gıdayı kaybetmek demektir. Toprak, üretemediğimiz bir varlık. O nedenle çok özen göstermemiz gerekiyor” dedi. Tarım ve gıdanın artık küresel ölçekte stratejik sektörler arasında yer aldığını vurgulayan Çandır “Türkiye ekonomisinde en belirgin başlıklardan biri enflasyon. Bunun tetikleyicisi olarak tarım ve gıda ürünleri öne çıkıyor. Tarım topraklarını kaybedersek, çiftçileri üretimden uzaklaştırırsak, üretimde düşüş başlar. Bu da enflasyona, ardından gıdaya erişim sorununa ve dışa bağımlılığa neden olur. Bu coğrafya bize dört mevsimi sunan verimli bir coğrafya. Bunun hakkını vermemiz gerekir” ifadelerini kullandı.