Gazete Memur

15 maddede aile ve nüfus yapısını güçlendirme planı

Kadınların aile hayatı ile çalışma hayatı arasında bir tercih yapmak zorunda kalmadığı bir yapıyı güçlendirmek istediklerini anlatan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Kadınların işgücüne katılım oranı 2 yılda yüzde 35’ten, yüzde 40,1’e çıkacak” dedi.

Giriş:
Güncelleme:

Sadece dünyada değil Türkiye’de de yaşlı nü­fus oranının artması, beklenen yaşam süresinin gi­derek artması ve en önemlisi doğurganlık hızının gerileme­si nüfus dinamikleri açısın­dan alarm verirken bir taraf­tan kadınların iş gücüne katı­lımını artıracak diğer taraftan da doğumu teşvik edecek po­litikalar bir arada yürütülme­ye çalışılıyor.

Nitekim 2026 – 2035 dönemi Aile ve Nüfus 10 yılı ilan edilirken bu dönemin Türkiye’nin genç nüfus yapı­sının korunması açısından kritik bir dönem olarak nite­lendiriliyor. Kadınların işgü­cüne katılım oranının yüzde 40,1’e çıkartılması hedefle­nirken aile yapısının güçlen­dirilmesi için de 15 maddelik plan oluşturuldu.

Gerçekleştirilen Nüfus Po­litikaları Kurulu’na başkanlık eden Cumhurbaşkanı Yardım­cısı Cevdet Yılmaz, “2028 yılı için kadınların işgücüne katı­lım oranını yüzde 40,1’e yük­seltmeyi hedefliyoruz. Ancak bu hedefi yalnızca kadınları işgücü piyasasına kazandır­mak şeklinde değerlendirmi­yoruz. Kadınların çalışma ha­yatına katılımını sürdürüle­bilir hale getirecek koşulları da birlikte oluşturacağız” de­di. Yılmaz, kurulun çalışma­ları ve aldığı kararların somut politika ve uygulamalara dö­nüştüğünü, aile ve nüfus me­selesinin devletin bütün ku­rumlarının ortak gündemi hâline geldiğini söyledi.

Nakit destekler etkilemiyor

Yılmaz, “Yarım asırdır dün­yanın gündemini meşgul eden nüfus patlaması kaygısının yerini, bugün nüfusun ken­dini yenileyememesi endişe­si almış durumda. Birleşmiş Milletler verilerine göre, dün­ya genelindeki ülke ve bölge­lerin yarısından fazlasında doğurganlık, nüfusun yeni­lenme düzeyinin altında sey­rediyor. Bu mesele, bugün pek çok ülkenin karşı karşıya ol­duğu, uzun vadeli ve kapsam­lı politikalar gerektiren küre­sel bir sorun hâline gelmiştir” açıklamasını yaptı.

Yılmaz, “Mevcut düşüş eği­liminin devam etmesi halin­de yüzde 24,8 olan çocuk nü­fus oranımızın, 2100 yılında yüzde 9,9’a kadar gerileyece­ğini öngörülüyoruz. Diğer ta­raftan, ortanca yaşımız 34,9'a yükselirken; yaşlı nüfus ora­nının yüzde 10 ve üzerinde ol­duğu il sayımız da 62’ye ulaş­tı” uyarısı yaptı.

Yılmaz, nakit desteklerini en yüksek düzeye çıkaran ül­kelerde dahi kalıcı bir dönüş sağlanamamasının, ekono­mik desteklerin tek başına ye­terli olmadığını gösterdiğini ifade etti. Türkiye’de 10 yaş al­tı çocuğu bulunan hanelerin yüzde 83,6'sının hane dışın­dan bakım hizmeti almadığı­na işaret eden Yılmaz, erişile­bilir çocuk bakımını yaygın­laştırmanın önemli çalışma alanlarından olacağını belirt­ti.

Çocuk sahibi olmayı teşvik eden politikalar kadar, ailele­rin çocuklarını güvenle büyü­tebilecekleri ve ebeveynlerin çalışma hayatından kopma­dan yaşamlarını sürdürebile­cekleri bir ekosistemi inşa et­mek istediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “Yedi alandan oluşan Nüfus Eylem Planımız kap­samında oldukça kısa bir sü­rede 13 faaliyeti uygulamaya koyduk” diyerek alınan ka­rarları paylaştı.

Taahhütlü destek

● Aile Eğitim Programı kapsamında 2026 yılında 1 milyon 205 bin vatandaşa ulaşılarak; evlenecek gençlere sunulan destekler evlilik öncesi ve sonrası eğitim ile danışmanlık hizmetlerinden yararlanma taahhüdüne bağlandı.

● Çocuk bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması amacıyla kamuda kreşleri Tasarruf Tedbirleri Genelgesi kapsamının dışına çıkarıldı. ● Kamu kurumlarında çocuk bakımevi açılması için aranan asgari çocuk sayısı 50'den 30'a indirildi. Personelin ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde 7 gün 24 saat esasına göre hizmet verebilecek çocuk bakımevlerinin açılmasının önünü açıldı.

● 150 bağımsız bölümün üzerindeki konut projelerinde 0-66 aylık çocuklar için gündüz bakımevi alanı ayrılması zorunlu kılındı.

Uzaktan çalışma modelleri yaygınlaşacak

 ● Annelik izni doğum öncesi 8 hafta ve doğum sonrası 16 hafta olmak üzere toplam 24 haftaya çıkarıldı. Çoğul gebeliklerde ise bu süre 26 haftaya yükseltildi. Babalara verilen mazeret izni ise tüm sektörlerde 10 güne yükseltildi. Ebeveynlerin çalışma hayatından kopmadan çocuklarının bakım sorumluluklarını yerine getirebilmelerine imkân sağlayan kısmi süreli çalışma uygulamaları hayata geçirildi.

●Doğum veya evlat edinme sonrasında anne ve babalara, çocuk ilköğretime başlayana kadar haftalık 20 saat yarım zamanlı çalışma imkânı getirildi. Aynı şekilde, çalışma hayatının değişen ihtiyaçlarına cevap veren yeni ve uzaktan çalışma modellerinin yaygınlaştırılması yönündeki çalışmalarla da aile ve iş yaşamının daha uyumlu hale getirilmesi desteklendi.

● Bugüne kadar 250 bine yakın gence evlilik öncesi eğitim verildik. 186 bine yakınına kredi ödemesi gerçekleştirildi. 16 bin 874 çiftin, 17 bin 144 çocuğu dünyaya geldi.

15 maddede aile ve nüfus yapısını güçlendirme planı

 1 Aile ve nüfus yapısının korunması ve güçlendirilmesi hususundaki ülke önceliklerimiz ulusal politika belgeleri ile kurumların stratejik plan ve programlarına dahil edilecek, bu öncelikler uluslararası belgelerin müzakere süreçlerinde ve uluslararası kuruluşların Türkiye ülke programlarının hazırlanması, kabulü ve uygulanmasında kamu kurum ve kuruluşlarınca esas alınacak.

2 Tüm kamusal politika, düzenleme, uygulama ile kamu kurumları tarafından yürütülen veya desteklenen araştırmalar aile kurumuna ve nüfus değişimine etkileri yönünden değerlendirmeye tabi tutulacak ve sonuçlar uygulama süreçlerine yansıtılacak.

3 Kamu kurum ve kuruluşları somut görev alanlarıyla ilgili faaliyetlerinde aileyi koruyucu ve nüfusu artırıcı yaklaşımla hareket edecek, uygulamalarını buna göre yürütecek, resmi belgelerinde, plan ve programlarında, hizmet içi eğitimlerinde aile ve nüfus politikasıyla uyumlu kavramsal çerçeve esas alınacak, bu çerçeveye ilişkin rehberlik Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından sağlanacak.

4 Aileyi ve nüfusu olumsuz etkileyen cinsiyetsizleştirme akımı, zararlı alışkanlık ve bağımlılıklar, nesilleri her türlü menfi etki ve müdahaleye karşı koruyacak bütüncül bir politika çerçevesinde ele alınacak.

5 Evlilik müessesesinin toplumsal itibarı korunacak, evliliklerin sağlam temeller üzerine inşa edilmesi ve nitelikli bir biçimde sürdürülmesi, genç yetişkinlerin evliliğe teşvik edilmesi ve evliliğin kolaylaştırılmasına yönelik mekanizmalar güçlendirilecek.

6 Annelik ve babalık çocuğun sağlıklı gelişimindeki belirleyici rolüyle toplumsal bir değer olarak tahkim edilecek, çok çocuklu aile yapısı desteklenecek, çocuk sahibi olmayı özendiren ve kolaylaştıran uygulamalar hayata geçirilecek.

7 Gençlerin donanımlı bireyler olarak yetiştirilmesine yönelik politikalar güçlendirilecek, yaşlı refahına yönelik sürdürülebilir sosyal güvenlik ve sağlık sistemleri ile başta aile merkezli olmak üzere çeşitlendirilmiş bakım ve destek modelleri geliştirilecek, kuşaklar arası dayanışma pekiştirilecek.

8 Nüfusun dengeli dağılımını gözeten bütünleşik bir çerçevede kırsal alandaki nüfus kaybının önlenmesi, kentlerde yoğunlaşan nüfusun kırsal alanlara geri dönüşünün özendirilmesi ve kentsel mekanların aile ve çocuk odaklı bir perspektifle dönüştürülmesi için bütüncül tedbirler hayata geçirilecek.

9 Mevcut hukuki düzenlemeler aile ve nüfus yapısını koruma ve güçlendirme yaklaşımıyla gözden geçirilecek, belirlenen ihtiyaçlar doğrultusunda yeni hukuki düzenlemelere ilişkin çalışmalar yürütülecek.

10 Aile ve nüfus yapısında meydana gelen değişimlerin düzenli olarak takip edilmesi ve incelenmesine yönelik ulusal, stratejik ve resmi istatistik üretilen araştırmalar Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı sorumluluğunda yürütülecek, güçlü aile ve nüfus hedefleri doğrultusunda lisansüstü programlar ve araştırma teşvikleri başta olmak üzere akademik altyapı geliştirilecek.

11 Aile ve Nüfus On Yılı Vizyon Belgesi'nin etkin icrası için kurumsal yapılanma, yerel uygulama kapasitesi, işbirliği, teknik ve dijital altyapı güçlendirilecek, personelin mesleki yetkinliği geliştirilecek.

12 Türkiye'nin konuya ilişkin olarak uluslararası mecralarda üstlendiği öncü rolü tahkim eden diplomasi faaliyetleri yürütülecek, ülkemiz ile benzer tutum sergileyen ülkelerle işbirlikleri geliştirilecek.

13 Tüm kitle iletişim araçlarındaki zararlı unsurların tespiti, değerlendirilmesi ve önlenmesine yönelik dijital aile kalkanı oluşturulması başta olmak üzere ilgili mevzuat kapsamında gerekli tedbirler alınacak, aile dostu yayıncılık teşvik edilecek ve sorumlu medya kullanımı bilinci yaygınlaştırılacak.

14 Güçlü aile ve nüfus hedeflerine dair iletişim kampanyaları yürütülecek, bu konular örgün ve yaygın eğitim programlarında temel bir bileşen olarak ele alınacak.

15 Her yıl mayıs ayının son haftası 'Milli Aile Haftası' olarak kutlanacak, kamu kurum ve kuruluşlarınca bu haftanın anlam ve önemine uygun etkinlikler düzenlenecek.

Ferit PARLAK