Gazete Memur

Vakıf üniversiteleri 100’ü aşkın öğretim görevlisinin işine son verdi

Vakıf üniversitelerinde dönemin sona ermesiyle akademik kıyım başladı. İstanbul’daki en az 7 okulda 100’ü aşkın öğretim görevlisi “norm fazlası” veya “sözleşme süresinin dolduğu” iddiasıyla işten çıkarıldı. Öğretmen Sendikası Vakıf Üniversiteleri Temsilcisi Aydoğan, bazı üniversitelerde işten çıkarmaların 60’ı geçtiğini vurguladı.

Giriş:
Güncelleme:

Üniversitelerde 2025-2026 eğitim öğretim yılının sona ermesiyle öğrenim ücretleri milyonlarca lirayı bulan vakıf üniversitelerinde işten çıkarmalar hız kazandı. İstanbul’da bulunan Arel Üniversitesi, Beykent Üniversitesi, Aydın Üniversitesi, Maltepe Üniversitesi, Gelişim Üniversitesi, Bilgi Üniversitesi ve Atlas Üniversitesi’nde toplamda 100’ü aşkın öğretim görevlisinin işine son verildiği öğrenildi. İşten çıkarmalara yönelik “sözleşme süresinin dolduğu” veya “norm fazlası” gerekçelerinin sunulduğu belirtildi.

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Vakıf Üniversiteleri Birimi Temsilcisi Emir Aydoğan, bazı üniversitelerde toplu işten çıkarmaların 60’ı geçtiğini vurguladı. Her eğitim öğretim yılının sonunda işten çıkarmaların yaşandığını vurgulayan Aydoğan, akademik kıyımın bu yıl daha da şiddetlendiğini belirtti. Aydoğan, işten çıkarmaların ardında vakıf üniversitelerinin kâr arayışı olduğunu aktardı.

TASFİYE EDİLİYOR

Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) asgari araştırma görevlisi norm kadro sayısını düşürdüğünü ifade eden Aydoğan, “Birçok vakıf üniversitesinde araştırma görevlileri ‘norm fazlası’ denilerek işten çıkarıldı. Aynı şekilde Arel Üniversitesi’nde, bölümlerin kapatıldığı veya kontenjan verilmediği gerekçesiyle öğretim üyeleri birden işten çıkarıldı. İşten çıkarmalarda YÖK’ün üniversitelerin istediği gibi esnetilebilir kıldığı yönelimler uygulanıyor. Ayrıca sosyal bilimler, iletişim fakülteleri, sanat gibi alanların yükseköğretimde biraz tasfiye edilmeye, daraltılmaya doğru gittiğini görüyoruz” dedi.

Birçok öğretim görevlisinin “sözleşmenin bitmesi” gerekçesiyle işten çıkarıldığını vurgulayan Aydoğan, bu gerekçenin hukuka aykırı olduğunu söyledi. Aydoğan, “Kadrolarımız devlet üniversitesindeki akademisyenler gibi kanuna tabi ve sözleşmeli personel değiliz. Belirli süreli sözleşme değil. İşe başlarken bir sözleşme imzalıyoruz ama o sözleşme yılda bir otomatik yenilenen, görev devam ettikçe süren bir sözleşme. Yani ‘sözleşmen bitti’ diyerek işten çıkarma hukuken geçerli değil” dedi.

“Vakıf üniversitelerindeki öğrenim ücretlerine maaş zamlarının çok üzerine zam geliyor” diye konuşan Aydoğan şunları aktardı: “Üniversiteler, ‘Öğrenim ücretine bu kadar zam yapamayacaksak, akademik personele de kuralına göre o maaşı vermek zorundaysak, niye buradayız?’ gibi bir sermaye baskısı kuruyorlar. Eşit işe eşit ücret yasasına rağmen haklarımızı vermeyen birçok üniversite var ve YÖK buna dair ciddi kararlar verse de sermayenin baskısıyla karşılaşıyor.

Deniz GÜNGÖR/ BİRGÜN