Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), “Ortak Yazılı Sınav Sistemi”ni hayata geçiriyor. Ortak Yazılı Sınav Sistemi’nde, soruların büyük bölümü yapay zeka destekli sistemde hazırlanacak. Sistem, ortaokullarda 5, 6 ve 7’nci sınıflarda Türkçe, matematik, fen bilimleri, sosyal bilgiler, din kültürü ve ahlak bilgisi ile İngilizce derslerini kapsayacak. Liselerde ise 9, 10 ve 11’inci sınıflarda Türk dili ve edebiyatı, matematik, fizik, kimya, biyoloji, tarih, coğrafya, din kültürü ve ahlak bilgisi, İngilizce ve felsefe derslerinde uygulanacak.
AÇIK UÇLU SORULAR
LGS’ye hazırlanan 8’inci sınıflar ile YKS’ye hazırlanan 12’nci sınıflar bu kapsamda yer almayacak. Bu uygulamaya göre örneğin 10 soruluk bir dersin sınavında öğretmen yalnızca 2 soruyu hazırlayacak. Diğer 8 soru yapay zeka tarafından hazırlanacak. Öğretmenler daha sonra öğrencilerin her bir sorudan aldığı puanı tek tek sisteme girecek. 2026-2027 eğitim yılının birinci dönem yazılı sınavlarıyla birlikte kullanılmaya başlanacak sistem, açık uçlu soruların hazırlanmasından sonuçların analizine kadar ölçme ve değerlendirme süreçlerini dijital ortamda toplayacak. Bakanlığın “uygulama birliği” sağlamayı hedeflediği düzenleme, eğitimde eşitsizlik tartışmalarını yeniden gündeme getirdi.
‘ÖĞRETMEN SORU HAZIRLAR’
Eğitimci Özgür Bozdoğan, sistemin yanlışlığına değinerek “Ölçme ve değerlendirme süreci her okula ve sınıfa özgü olarak en iyi şekilde ancak o okulun öğretmenleri tarafından belirlenir. Bu işi yapay zekaya yaptırmak okul gerçekliğinden kopmak sonucunu doğurur” diye konuştu.
Bozdoğan, özel okullarla devlet okulları arasındaki farklarının yanı sıra devlet okullarının bile kendi içerisinde aynı koşullara sahip olmadığını belirtti. Bozdoğan, Ankara’nın Mamak ilçesindeki yoksul bir mahallede eğitim gören öğrenciyle ekonomik düzeyi daha iyi olan bir mahalle okulundaki öğrencinin aynı sorularla değerlendirilmeyeceğini söyledi. Bozdoğan, “Bu sistem öğretmenlik mesleğinin özerkliğine zarar verir. Öğretmenlerden görüş dahi alınmadı” dedi.
Dilan Kutlu - NEFES