Gazete Memur

MEB'deki diğer memurlar da eğitim ödeneği istiyor

Yaklaşık 55 bin eğitim çalışanı eğitim ödeneğinin kapsamının genişletilmesini bekliyor. Hizmet sınıfı veya kadro unvanı nedeniyle bu ödenekten mahrum kalan emekçiler; eğitim hizmetinin ortak bir emekle yürütüldüğünü anımsatarak söz konusu ödeneğin tüm eğitim çalışanlarına bir maaş tutarında ödenmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Giriş:
Güncelleme:

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) her eğitim öğretim yılının başında öğretmenlere “eğitim ödeneği” ücreti yatırıyor. 2024 yılında 4 bin 85, geçen yıl 5 bin 265 lira olarak belirlenen ödenek bu yıl 8 bin 665 liraya çıkartıldı. Eğitim ödeneğinin temel ihtiyaçları karşılamaktan uzak olduğunu belirten öğretmenler söz konusu ödeneğin bir maaş tutarına çıkarılmasını isterken; il ve ilçe millî eğitim müdürlüklerinde, Milli Eğitim Bakanlığının merkez ve taşra teşkilatında, Genel İdare Hizmetleri (GİH), Teknik Hizmetler (THS) ve Yardımcı Hizmetler (YHS) sınıflarında görev yapan yaklaşık 55 bin eğitim çalışanı da bu ödenek kapsamının dışında kalıyor. 

DİLEKÇE EYLEMİ BAŞLATILDI

Aynı bakanlık bünyesinde aynı eğitim hizmetinin yürütülmesinde görev alan yaklaşık 55 bin eğitim çalışanının yalnızca hizmet sınıfı veya kadro unvanı nedeniyle bu ödenekten mahrum kalmasına ilişkin Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası (TEÇ-SEN) Genel Başkanı Ümit Demirel'den tepki geldi. Eğitim çalışanlarının görevlerinin farklı olmasının, eğitim hizmetinin bir parçası oldukları gerçeğini değiştirmediğinin alıtını çizen Demirel, eğitim öğretim hizmetinin bir bütün olduğuna ve bu hizmetin ortak bir emekle yürütüldüğüne dikkat çekti.

Eğitim ödeneğinin tüm eğitim çalışanlarına bir maaş tutarında ödenmesini talep eden Demirel, bu talep doğrultusunda Türkiye genelinde dilekçe eylemi başlattıklarını duyurdu. Demirel, dilekçe eylemiyle birlikte; hazırlık ödeneğinin kapsamının genişletilmesi, yıllar içerisinde uğradığı ekonomik kaybın giderilmesi ve tüm eğitim çalışanlarına bir maaş tutarında ödenmesi için 657 sayılı Kanunun Ek 32'nci maddesinde gerekli kanuni düzenlemenin yapılmasını istediklerini belirtti

‘HİÇBİR EĞİTİM ÇALIŞANI YOK SAYILMAMALI’

Demirel eğitimin içinde emek veren hiçbir eğitim çalışanının yok sayılmaması gerektiğini vurguladı. Ödeneğin son on yılda bir maaşın yaklaşık üçte biri seviyesinden onda biri seviyesine gerilediğini söyleyen Demirel, ödeneğin yalnızca kapsamının değil, ekonomik değerinin de yeniden ele alınması gerektiğini ifade etti. 

ASGARİ ÜCRETİN YÜZDE 30.8’İ

AK Parti iktidarından önceki dönemlerde; 1998 yılında asgari ücretin yüzde 101.2’si, 2002 yılında ise yüzde 95’i oranında verilen eğitim ödeneği, bugün asgari ücretin yüzde 30.8’ine denk geliyor. Eğitimciler; ödeneğin miktarında yaşanan düşüşü, “AKP ile MEB’in ekonomik, politik tercihlerinin sonucu” olarak değerlendiriyor.

Taylan GÜLKANAT