2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarının açıklanmasının ardından sınav birincilerinin özellerden değil devlet liselerinden çıkması dikkat çekti. Ancak eğitimciler, bunu eğitim sisteminin genel başarısı olarak yorumlamanın yanıltıcı olacağı görüşünde.
ÖSYM’nin açıkladığı sonuçlara göre Temel Yeterlilik Testi (TYT) ve Alan Yeterlilik Testleri (AYT) puanları hesaplanan adaylar arasında 67 bin 87 aday sıfır puan aldı. Geçen yıl 40 bin 818 olan bu sayı, yaklaşık yüzde 64 artmış oldu. Buna karşılık 400 ve üzeri puan alan aday sayısı 67 bin 394 olarak kaydedildi. TYT’de 5 aday tam puan alırken, yabancı dil testinde de 5 aday tam puan yaptı. Sayısal, eşit ağırlık ve sözel puan türlerinde ise birer aday birinci oldu.
Sonuçları değerlendiren Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, sınav birincilerinin devlet liselerinden çıkmasının tek başına başarı göstergesi olamayacağını söyledi. Birinci çıkanların zaten 500 tam puanla öğrenci alan okullardan olduğunu belirten Özbay, “Asıl bakılması gereken kaç kişinin sıfır çektiğidir. Devletin kendi okullarında bile eşit sistemi sağlayamadığını gösteren bir tabloyla karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.
YURT DIŞI ETKİSİ
Eğitimci Özgür Bozdoğan da devlet okulları ve özel okullardaki başarı oranlarına ilişkin ÖSYM’nin veri açıklamadığını söyledi. Ayrıca öğrencilerin yurt dışı ilgisine de değinen Bozdoğan, “İstanbul, Ankara ve İzmir’deki birçok özel okul öğrencisi uluslararası sınavlarla doğrudan yurt dışındaki üniversitelere gidiyor ve YKS’ye hiç başvurmuyor. Harvard gibi üniversitelere yerleşen öğrenciler YKS istatistiklerinde görünmüyor” diye konuştu.
TARTIŞMALI BAŞARI
Bu yıl ortaöğretim başarı puanının (OBP) sıralamalar üzerindeki etkisinin hiç olmadığı kadar arttığını belirten Bozdoğan, “Kendi öğrencim YKS sıralamasında 2 bin 494’üncü oldu. Ortaöğretim başarı puanıyla 2 bin 198’e yükseldi. Yüzde 12’lik fark oluşmuş. Yaklaşık 30 bin kişinin önüne geçmiş oldu” dedi. Buradaki temel sorunun, devlet okullarında notlar daha objektif verilirken, özel okullarda öğrencilerin çoğu zaman 100 tam puanla mezun olması olduğuna dikkat çeken Bozdoğan, “Aynı başarı düzeyindeki iki öğrenciden, özel okul mezunu yüksek diploma notuyla devlet okulundaki öğrencinin önüne geçebiliyor” diye ekledi.
‘Özel okul politikası eşitsizliği körüklüyor’
Özel okulların son yıllarda öğrenci çekebilmek için notları daha yüksek verdiğini dile getiren eğitimci Özgür Bozdoğan, bunun eşitsizlik yarattığını vurgulayarak şöyle konuştu: “Özel okullarda verilen notlar, Milli Eğitim Bakanlığı’nın özel okulları destekleyen politikalarının da etkisiyle ciddi avantaj sağlıyor. Bu durum öğrenciler arasında önemli farklılıklara neden oluyor” dedi.
‘Sınav hedefinin kaynağı işsizlik’
Üniversiteye yığılmaların artmasının, işsizlikle bağlantılı olduğunu söyleyen Özbay, yaklaşık 2,5 milyon adayın her yıl üniversite sınavına girdiğini belirterek, “Yaklaşık 500 bin kişi dört yıllık fakültelere yerleşiyor ama istihdam sağlayan bölüm sayısı 50-100 bin arasında. Yığılma ortada. Eğitim sistemi tamamen sınav odaklı hale geldi” diye konuştu.
DİLAN KUTLU / NEFES