Gazete Memur

Bakan Tekin: OECD mesleki eğitim tecrübemizin paylaşılmasını öneriyor

Şile Ayet Azer Aran Savunma Sanayi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi açılışında konuşan Bakan Yusuf Tekin, bu yıl ortaokulu bitiren her 100 öğrenciden 45'inin meslek liselerini tercih ettiğini söyledi. OECD toplantısında Türkiye'nin eğitimde devrim yaptığı vurgusunu aktaran Tekin, OECD Genel Sekreteri'nin Türkiye'den mesleki eğitim tecrübelerini dünyaya aktarmasını talep ettiğini duyurdu.

Giriş:
Güncelleme:

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Şile Ayet Azer Aran Savunma Sanayi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin resmi açılış töreninde yaptığı konuşmada, kentte resmi açılış yapmalarını bekleyen 200'e yakın okul olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın programının uygun olduğu bir anda bunların açılışlarını yapacaklarını belirten Tekin, "Bu bahsettiğim okullar kamu kaynaklarından yaptığımız okullar. Yani genel bütçeden, İl Özel İdarelerinden, YİKOB'dan yaptığımız okullar. Bunların açılışları için biz Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle ayrı bir program organize etmek istiyoruz. Ama ben Milli Eğitim Bakanı olarak sadece hayırseverlerimizin yaptığı okulların açılışına gidiyorum. Gitme sebebim de şu: Hayırseverimize öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin, velilerimizin ve katılımcıların huzurunda teşekkür etmek, 'Allah razı olsun' demek." diye konuştu.

Tekin, dönemin Başbakanı Bülent Ecevit'in "Cumhuriyet'in 100. yılına mektup yazalım. Cumhuriyet'in 100. yılına herkes nasıl bir Türkiye Cumhuriyeti hayal ettiğini anlatsın.' düşüncesiyle bir kampanya başlattığını anlattı.

PTT'nin bu kampanyayı yönettiğini dile getiren Tekin, şunları kaydetti:

"Bu kampanyada eğitim için yazılan talepler, öneriler, Türkiye hayalleriyle ilgili mektuplar var. 2023'ün 29 Ekim günü PTT tarafından bunlar Milli Eğitim Bakanı olarak şahsıma ulaştırıldı, getirildi. Bu mektupları tek tek okuduk. 2002 öncesi Türkiye'yle ilgili o mektuplarda çok enteresan anekdotlar var. Maalesef Türkiye Cumhuriyeti devletine, Türkiye Cumhuriyeti'nin genç nesline hiç yakışmayan bir eğitim-öğretim ortamı söz konusu. Fiziki kapasite açısından baktığımızda o mektuplarda öğretmenlerimiz şöyle bir şeyi hayal ediyorlar: 'İnşallah Cumhuriyet'in 100. yılında 45-50 kişilik sınıflarda ders yapabiliriz.' Bakın, öğretmenimiz 45-50 kişilik sınıflarda ders yapmayı hayal ediyor. Muhtemelen 70-80 kişilik sınıflarda ders yapılıyor. Bir başka öğretmenimiz 'İnşallah Cumhuriyet'in 100. yılında içerisinde çocuklarımızın tuvalet ihtiyacını giderebileceği okullarımız olur.' diyor. Okul binalarımızın hangi fiziki kriterlere sahip olduğunu görelim."

Bakan Tekin, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) tarafından uygulanan Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2025'e de değindi.

Türkiye'nin 2003 yılında ilk defa katıldığı PISA döngüsünde 38 OECD üyesi ülke arasında hiçbir alanda ilk 30'un içerisine giremediğini aktaran Tekin, "Dersliklerinde 45-50 kişiden daha fazla öğrencilerin olduğu bir ortalama var. Okul binalarının hiç ergonomik ve sağlıklı olmadığı, akademik başarının OECD üyesi ülkeler arasında 38 ülke içinde bile ilk 30'a giremeyen bir Türkiye'den bahsediyorum." değerlendirmesini yaptı.

Tekin, bugünün Türkiyesi'nde eğitim sisteminin geldiğini noktanın üst seviyelere çıktığına dikkati çekerek, "Bundan 10 gün önce, Bratislava'da OECD'nin 2025 Değerlendirme Toplantısı yapıldı. Orada OECD ve PISA yöneticileri Türkiye'yle ilgili şu ifadeleri kullandılar: 'Türkiye son 20 yılda olağanüstü bir eğitim devrimi yaşadı.' Fiziki kapasite, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı, insan kaynağı ve teknolojik altyapı açısından önemli." dedi.

- "28 Şubat 1997'de bundan rahatsız olan birileri çıktı"

Cumhuriyet öncesinde başlayan mesleki eğitim hareketlerinin ülkeye gerçekten çok ciddi şekilde ivme kazandırdığını vurgulayan Tekin, şöyle devam etti:

"1980'li, 1990'lı yıllara geldiğimizde, bu ülkede mesleki ve teknik eğitim veren okullar ülkenin sınavla öğrenci alan okullarıydı. Maalesef Türkiye'de 28 Şubat 1997'de bundan rahatsız olan birileri çıktı. Siyasetin başarılı olmasından rahatsız olan, ülkenin gelişmesinden rahatsız olan birileri çıktı. 'İmam hatip liseleri ile meslek liselerinin önünü nasıl kesebiliriz.' diye bir bildiri yayınladılar, hükümete dayattılar. Hükümet bunu yapmaktan imtina edince onu yıkıp yeni bir hükümet kuruldu. Akabinde de Türkiye'de mesleki ve teknik eğitim veren okullarımızdaki öğrenci sayıları, ortalamaları yüzde 17'lere kadar düştü. Meslek liselerinin orta kısımları kapatıldı, imam hatiplerle beraber. Meslek lisesine giden çocukların önüne kat sayı engeli getirildi. Meslek lisesi mezunları maalesef bu ülkede ikinci sınıf çocuk, ikinci sınıf genç pozisyonuna sürüklendi."

Bakan Tekin, 2002'den itibaren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kararlı iradesiyle beraber yeniden 28 Şubat darbesinin tahribatını ortadan kaldıracak adımlar atmaya başlandığını anlattı.

2013'ten itibaren mesleki ve teknik eğitimin hem itibarını yükseltmek hem de mesleki ve teknik eğitimdeki öğrencilerin mağduriyetlerini gidermek için çok önemli adımlar attıklarının altını çizen Tekin, bu yıl ortaokulu bitiren 100 öğrencinin 45'inin meslek lisesine gittiğini aktardı.

Mili Eğitim Bakanı Tekin, buradaki toplam ortalamanın da yüzde 43 olduğunu dile getirdi.

Türkiye'de nisan ayında OECD Beceriler Zirvesi'nin yapıldığını belirten Tekin, "OECD Genel Sekreteri, Türkiye'nin bilhassa 2013 sonrası mesleki ve teknik eğitimde attığı adımlarla ilgili olarak şu cümleyi kullandı: 'Bu konudaki tecrübenizi ve gelişmeleri diğer ülkelerle paylaşmanızı istiyoruz.' Bakın, bunlar çok önemli şeyler. Hem öğrenci sayısını artırdık. Yetmedi, bütün mesleki ve teknik eğitim veren okullarımızdaki programları, müfredatı, hepsini gözden geçirdik. Çağın ihtiyaçlarına göre, çağın muadilleriyle rekabet edebilecek şekilde yetişmesini istediğimiz çocuklarımızın çağın gerektirdiği şekilde mesleki ve teknik eğitim alması için müfredatları revize ettik." diye konuştu.

Tekin, Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) diye bir model ürettiklerini, bunları 12 yıllık zorunlu eğitimin bir parçası haline dönüştürdüklerini söyledi.

Bunlar sayesinde, mesleki ve teknik eğitimde devrim niteliğinde işler olduğuna dikkati çeken Tekin, "Tekrar 28 Şubat sürecinin öncesine dönmeye başladık. 2023 yılında Milli Eğitim Bakanlığına yeniden döndükten sonra sektörle istişarelerimizi devam ettirdik. Sektörle bu konuda hangi alanda yetişmiş elemana ihtiyaç var, hangi yeni alanlar geleceğin meslekleri olarak öngörülüyor, bunları tespit ettik. Başka modeller de ürettik, şu an Türkiye'de üç tane açtık. 'Sektör İçi Okul' ve 'Sektöre Entegre Okul' adlarıyla, büyük iş yerlerinde eğitim-öğretim imkanları da uygun ise sektör içi okullar açmaya başladık." ifadelerini kullandı.

- "Bir yıl içerisinde, belki istisnalar hariç İstanbul'umuzun tamamı tekli eğitime geçmiş olacak"

İstanbul Valisi Davut Gül ise Türkiye'de savunma sanayisinde yerlilik oranının yüzde 80'in üzerine çıktığına işaret etti.

Bu durumun Türkiye'de eğitim kalitesinin bir sonucu olduğunu belirten Gül, "Tekli öğretim, İstanbul'umuzda ilk konuşulmaya başlandığında yüzde 80'lerin üzerinde ikili öğretim vardı. Hamdolsun şimdi yüzde 18'lere kadar düştü. Devam eden okullarımız var, başlayacak okullarımız var. Şöyle bir yıl içerisinde, belki istisnalar hariç İstanbul'umuzun tamamı tekli eğitime geçmiş olacak." diye konuştu.

Programa İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, Şile Kaymakamı Mustafa Çit, Şile Belediye Başkan Vekili Sacit Terzi, öğrenciler ve öğretmenler de katıldı.

Öte yandan Milli Eğitim Bakanı Tekin, açılış töreninden önce Şile Belediye Başkanlığını da ziyaret etti.