Gazete Memur

Bakan Tekin: Finlandiya veya Singapur modelleri yerine kendi birikimimiz yeterli

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, küresel dayatmalardan uzak, Türkiye'nin kendi değerleriyle örtüşen yerli ve milli bir eğitim setinin inşa edilmesi gerektiğini vurguladı. Tekin, Finlandiya veya Singapur modelleri yerine Türkiye'nin kendi birikiminin yeterli olduğunu ifade etti.

Giriş:
Güncelleme:

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Çankaya Köşkü'nde, Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum başkanlığındaki Hukuk Politikaları Kurulu Toplantısı'na katıldı. Burada konuşan Tekin, kurul üyeleriyle bir arada bulunmaktan memnuniyet duyduğunu belirtti.

Yeni Hükümet Sistemi ve Kamu Bürokrasisinin Görevi

Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarlığı döneminde yeni hükümet sisteminin küresel emperyal dayatmalardan uzak, ülkeye özgü bir hükümet sisteminin inşa edilmesiyle politik problemlerin önemli bir kısmının kendiliğinden çözüleceğini düşündüklerini belirten Tekin, "2017 sonrası oluşturulan yeni hükümet sistemindeki yeni dizaynda kurulların, yeni örgütlenmelerin sağlıklı çalışmasını temin etmek hepimizin görevi." diye konuştu.

Bu kapsamda Milli Eğitim Bakanı görevine başladığında Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu ile yakından çalışacaklarını söylediğini anımsatan Tekin, "Çünkü yeni kurulan hükümet sisteminin kurumsallaşması ve sistem içerisinde arzu edilen sonuçları doğurması kolay değil." değerlendirmesini yaptı.

Parlamenter Sistem Tartışmaları ve Kurumsallaşma Süreci

Türkiye'de parlamenter sisteme ilişkin tartışmaların başlangıç tarihinin 1860'lı yıllar olduğunu anımsatan Tekin, şöyle devam etti: "1876'da Kanun-i Esasi ve 1877'de Birinci Meclis-i Mebusan'ın toplanmasının üzerinden 150 yıla yakın bir süre geçmiş olmasına rağmen Türkiye'de parlamenter sistem bir türlü konsolide olmadı, kurumsallaşamadı. Parlamenter sistemle ilgili yaklaşık 150 yıl bekleyip, yeni hükümet sistemiyle ilgili hemen şimdi 'olmadı, tutmadı, oturmadı' eleştirilerini yapmayı ben çok büyük bir haksızlık olarak buluyorum. Bunu ortadan kaldırmak için de yeni hükümet sisteminin mantığını, kurgusunu inşa eden yapılarla entegre, sağlıklı ve işbirliği içerisinde çalışmanın bizim kamu bürokrasisi ve kamu yöneticileri için de hem hukuki hem de ahlaki bir ödevi olduğunu düşünüyorum."

Neden Finlandiya veya Singapur Modeli Değil?

Tekin, göreve geldiğinden bu yana Türkiye'ye özgü değerlerin benimsendiği ve emperyalizmin dayattığı enstrümanlardan öğrencilerin korunduğu bir eğitim ve öğretim sistemi inşa edilmesi gerektiğini söylediğini vurguladı. Kamuoyunda bu konunun çok konuşulduğuna işaret eden Tekin, "'Niye Finlandiya, Singapur, Güney Kore modellerini transfer etmiyorsunuz?' tarzında eleştirilere karşı biz hep kendimize özgü bir eğitim öğretim sistematiği inşa edebilecek birikimimiz olduğunu söyledik. Bütün çalışmalarımız da bu yönde." dedi.

Eğitim Politikaları Üzerindeki Vesayetin Tasfiyesi

Küresel dayatmalardan uzaklaştıkça eğitim öğretim süreçlerine ilişkin göstergelerin hızlı bir biçimde farklılaştığının altını çizen Tekin, şöyle devam etti: "Geçtiğimiz pazartesi günü Sayın Cumhurbaşkanımızın İstanbul'da katıldığı OECD Beceriler Zirvesi oldu. OECD Genel Sekreteri açılış konuşmasında, '2013-2014'ten itibaren Türkiye'deki eğitim öğretim göstergelerinde gözle görünür bir sıçrayış var' dedi. Peki ne oldu 2013-2014'te? Ne değişti? Benim hep söylediğim şey oldu. Resmi anlamda sivil eğitim politikaları üzerinde FETÖ vesayeti kurgulanan yapı ortadan kaldırıldı."

Ücretsiz Eğitim ve Yardımcı Kitap Pastası

"Seçilmiş siyasi iktidarın başındaki başbakan, elinde seçim beyannamesiyle 'ben ders kitaplarını bedava dağıtıyorum' diyor ama vesayetçi yapılar diyor ki, 'hayır, çünkü senin dağıttığın kitapları ben kullandırtmıyorum'. Onun yerine en az onun 3 katı büyüklüğünde bir pasta var. O pastadan kendi yardımcı ve test kitaplarını dağıtarak, sivil siyasetin uygulamaya çalıştığı politikaları vesayetçi bir mantıkla işlevsiz hale getiriyor. 'Ücretsiz eğitim', 'okullar bedava', 'kamusal eğitim' diyorsunuz ama hepsi dershaneler üzerinden ücretli hale gelmişti."

Mehmet Uçum: Bağımsız ve Antiemperyalist Kuşaklar Yetişmeli

Mehmet Uçum da Milli Eğitim Bakanı Tekin'i toplantıda ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu belirtti. Çocukların yetişmesinde kilit rol oynayan Milli Eğitim Bakanlığının çok önemli bir paydaşları olduğunu vurgulayan Uçum, "Günümüz dünyası küresel emperyalizmin kontrol altında tuttuğu devletlerle çok ciddi bir tehdide dönüştü. Özellikle bölgemizde emperyalist ve siyonist saldırganlık, yeni tehditler oluşturuyor. Tüm bunlar sebebiyle tarih bilincine sahip, değerlerine bağlı, ülke aidiyeti yüksek kuşaklar yetiştirmek çok daha önemli bir hale geldi." dedi.

Uçum, milli eğitim politikalarını destekleyecek hukuk politikalarının oluşturulmasında tam bağımsızlıktan taviz vermeyen, kararlı antiemperyalist tutumu olan, neoliberal politikaların etkisinden uzak yeni kuşakların yetişmesi için katkı verilmesi bakımından kurulun üzerine düşeni yapmaya hazır olduğunu söyledi.